ING Türkiye’nin 2025 yılı dördüncü çeyrek Tasarruf Eğilimleri Araştırması sonuçları açıklandı. NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırma, tasarruf sahipliği oranının yüzde 54 seviyesinde istikrarını koruduğunu ortaya koydu. Araştırma aynı zamanda bireylerin yatırım tercihlerinde çeşitliliğin arttığını ve getiri beklentilerinin daha uzun vadeye yayıldığını gösteriyor.
2011’den bu yana düzenli olarak yayımlanan araştırma, finansal sağlığın güçlendirilmesine yönelik davranış kalıplarını da ortaya koyuyor. Son verilere göre tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde, yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 21 olarak ölçüldü. Erkeklerde tasarruf oranı yüzde 55 ile kadınların 3 puan üzerinde gerçekleşirken, tasarruf etmeyi planlayan kadınların oranı yüzde 24 ile erkeklerin üzerinde konumlandı.
Düzenli Tasarruf Eğilimi Güçleniyor
Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı bir önceki çeyreğe göre 2 puan artarak yüzde 84’e yükseldi. Katılımcıların yüzde 43’ü gelirlerinin yüzde 10 ila yüzde 20’sini tasarrufa ayırabildiğini belirtirken, yüzde 27’si yüzde 10’un altında tasarruf yapabildiğini ifade etti.
Tasarruf motivasyonlarında “geleceğe yatırım” yüzde 34 ile ilk sırada yer aldı. Beklenmedik risklere karşı güvence ihtiyacı yüzde 23 ile ikinci sıraya yerleşti. 35-44 yaş grubunda beklenmedik durumlara karşı tasarruf yapma motivasyonu önceki çeyreğe kıyasla 7 puan artış gösterdi.
Yastık Altı Tercihi Gücünü Koruyor
Araştırmaya göre bireyler ortalama 2,1 farklı araç üzerinden tasarruf yapıyor. Tasarruf araçları arasında yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korudu. Yastık altı nakit oranı yüzde 32’ye yükselerek ikinci sıraya yerleşti. Altın veya diğer değerli metal hesapları yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, TL vadeli hesap yüzde 18 oranıyla öne çıktı.
Hisse senedi ve borsa tercihi yüzde 16 seviyesinde gerçekleşti. Bireysel emeklilik fonları ise 4 puan artışla yüzde 15’e yükseldi. TL vadesiz hesaplar yüzde 9, döviz vadeli hesaplar yüzde 8 oranında tercih edildi. Fonların payı yüzde 4 olarak ölçüldü. Kadınların altın ve yastık altı araçlara yönelimi daha yüksek olurken, erkeklerde hisse senedi ve kripto para tercihi öne çıktı.
Getiri Beklentisi Uzun Vadeye Yayıldı
Tasarruflarda orta vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 43, uzun vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 40 olarak ölçüldü. Kısa vadeli getiri beklentisinde gerileme görüldü.
Finansal sağlığı korumak için yapılan en yaygın davranış yüzde 65 ile harcamaları kontrol etmek oldu. Parasını daha yüksek kazanç potansiyeli sunan yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı 5 puan artışla yüzde 19’a yükseldi. Birden fazla yatırım aracına yönelenlerin oranı ise yüzde 15 seviyesinde gerçekleşti.
Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 39 olurken, erkeklerde bu oran yüzde 45 seviyesine ulaştı. Katılımcıların yüzde 95’i bankacılık hizmetlerinden yararlanıyor, son bir ayda internet veya mobil bankacılık kullananların oranı ise yüzde 90 olarak kaydedildi.
Tuğçe Bora Kılıç’tan Değerlendirme
ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, tasarruf sahipliği oranının istikrarlı seyrettiğini ve kişi başına düşen ortalama tasarruf aracı sayısının 2,1’e yükseldiğini belirtti. Bireylerin birikimlerini daha yüksek getiri potansiyeli sunan araçlarda değerlendirme eğiliminin güçlendiğini ifade eden Kılıç, yatırım araçlarında çeşitliliğe olan ihtiyacın arttığını vurguladı. ING Mobil üzerinden yatırım fonlarının karşılaştırılabildiğini ve esnek çözümler sunulduğunu belirterek, tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Tasarruf sahipliği oranının yüzde 54 seviyesinde korunması, ekonomik dalgalanmalar karşısında bireylerin birikim davranışını sürdürdüğünü gösteriyor. Bununla birlikte yastık altı altın ve nakit tercihlerinin yüksek payı, finansal sisteme duyulan güven ile enflasyon beklentileri arasındaki hassas dengeyi yansıtıyor. Orta ve uzun vadeli getiri beklentisinin güçlenmesi ise yatırım bilincinin daha stratejik bir zemine kaydığını ortaya koyuyor. Mobil bankacılık kullanım oranının yüzde 90’a ulaşması, dijital kanalların tasarruf ve yatırım kararlarında merkezi konuma yerleştiğini teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde yatırım araçlarında çeşitlilik ve esneklik sunan dijital çözümler rekabette belirleyici olacak.

