ING Türkiye, yapay zekâ dönüşümünü kurum stratejisinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda çalışanlara yönelik Yapay Zekâ Zirvesi düzenledi. Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen etkinlikte, yapay zekânın yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil; iş modeli, karar alma süreçleri ve kurum kültürünü dönüştüren stratejik bir kaldıraç olarak nasıl konumlandığı çok yönlü biçimde ele alındı.
Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, yapay zekâ alanındaki çalışmalarını teknoloji yatırımıyla sınırlı tutmuyor. Banka, organizasyonel dönüşümden insan kaynakları yaklaşımına, müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe kadar geniş bir alanda yapay zekâ destekli bir dönüşüm kurgusu oluşturuyor. Bu çerçevede düzenlenen zirve de kurumun konuya bakışını çalışanlarla ortak bir zeminde derinleştiren önemli bir iç iletişim ve dönüşüm platformu niteliği taşıdı.
Etkinlik, ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz ile İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen’in açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmalarda, ING’nin yapay zekâ dönüşümünü erken benimseyen kurumlar arasında yer aldığı, bu alanda öncü olma hedefiyle ilerlediği ve yapay zekânın karar mekanizmalarına entegrasyonunu organizasyonel dönüşümün önemli parçalarından biri olarak gördüğü vurgulandı.
Yapay zekâ, teknoloji yatırımının ötesinde kurumsal dönüşüm aracı olarak konumlanıyor
Gün boyunca düzenlenen panellerde yapay zekâ çağı; uzman isimler, ING yöneticileri ve çalışanların katılımıyla farklı açılardan değerlendirildi. “Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak” başlıklı oturumda Doç. Dr. Şebnem Özdemir, yapay zekâ alanındaki güncel gelişmeleri ve bu dönüşümün insan üzerindeki etkilerini ele aldı. ING Türkiye’nin farklı iş birimlerinden sorumlu üst düzey yöneticileri ise yaptıkları sunum ve panellerde yapay zekânın kurum içindeki rolünü, kullanım alanlarını ve dönüşüm etkilerini paylaştı.
Zirvede aktarılan içerikler, ING Türkiye’nin yapay zekâyı yalnızca yeni nesil bir teknoloji başlığı olarak ele almadığını ortaya koydu. Banka, yapay zekâyı müşteri deneyiminden risk yönetimine, operasyondan pazarlamaya kadar uzanan geniş bir çerçevede aktif biçimde kullanıyor. Özellikle operasyon tarafında geliştirilen projeler, yapay zekânın iş sonuçlarına doğrudan yansıyan etkilerini görünür kılan somut örnekler sundu.
Ajan tabanlı yapay zekâ gibi yeni nesil teknolojilerin de yakından izlendiği etkinlikte, geleceğin iş modellerine hazırlık başlığı öne çıktı. Bu yaklaşım, bankacılık sektöründe yapay zekâ yatırımlarının artık yalnızca verimlilik artışı ekseninde okunmadığını; aynı zamanda iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiren uzun vadeli stratejik bir alan haline geldiğini gösteriyor.
İnsan-makine iş birliği ve simbiyotik zekâ yaklaşımı öne çıktı
Zirvenin dikkat çeken başlıklarından biri de insan kaynakları ve kurum kültürü tarafındaki yaklaşım oldu. ING Türkiye, yapay zekâyı insanın yerini alan bir yapı olarak konumlandırmak yerine, çalışanın yetkinliklerini güçlendiren bir yardımcı olarak ele alıyor. Bu doğrultuda simbiyotik zekâ yaklaşımı temel alınarak çalışanların yapay zekâ ile birlikte daha etkili, daha yaratıcı ve daha verimli çalışmasını destekleyen bir kültür inşa ediliyor.
Karar alma süreçlerinde yapay zekâdan gelen çıktılara güven duyan ve insan-makine iş birliğini sistematik biçimde güçlendiren bu yapı, bankanın kültürel dönüşüm yaklaşımının da önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Böylece yapay zekâ, kurum içinde yalnızca belirli ekiplerin kullandığı bir teknoloji alanı olmaktan çıkıp daha yaygın ve daha stratejik bir çalışma modelinin parçası haline geliyor.
ING Türkiye’nin çalışanlara yönelik düzenlediği Yapay Zekâ Zirvesi, bankanın bu alandaki öncü yaklaşımını destekleyen önemli bir adım oldu. Etkinlik, kurumun geleceğin çalışma modellerine, kültürel dönüşüme ve yapay zekâ odaklı stratejik hedeflerine yönelik vizyonunu daha görünür hale getirdi.
ING Türkiye’nin çalışanlara yönelik Yapay Zekâ Zirvesi, bankacılık sektöründe yapay zekâ başlığının artık yalnızca teknoloji ekiplerinin gündemi olmaktan çıktığını gösteriyor. Burada dikkat çeken nokta, yapay zekânın ürün ve operasyon tarafında kullanılması kadar kurum kültürüne nasıl işlendiği. Birçok kurum yapay zekâ yatırımı yaptığını anlatıyor; ancak bu yatırımı çalışan deneyimi, karar süreçleri ve organizasyonel dönüşümle aynı çatı altında konuşabilen yapıların sayısı daha sınırlı. ING Türkiye’nin zirve yaklaşımı, bu dönüşümün yalnızca teknik değil, kültürel bir mesele olarak da ele alındığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde fintek ve bankacılık tarafında fark yaratacak kurumlar, yapay zekâyı kullananlar kadar onu kurum geneline doğru biçimde yayabilenler olacak.

