Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre kurumun birinci çeyrekte konsolide aktif büyüklüğü 283,3 milyar TL, özkaynakları ise 25 milyar TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde vergi öncesi kâr 1,1 milyar TL düzeyine ulaşırken , mevduat büyüklüğü 177,4 milyar TL olarak kaydedildi. Reel sektörü desteklemeyi önceliklendiren finansal kuruluş, ekonomiye 160,7 milyar lirası nakdi olmak üzere toplam 189,3 milyar liralık kredi desteği sağladı.
Günlük Bankacılık İşlemlerinde Masrafsız Bankacılığı Müşterilerimiz İçin Yeni Standart Haline Getirdik
ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, küresel gelişmelerin etkili olduğu bir dönemde güçlü finansal performansı korurken müşterilerin yanında olmayı ve reel ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdüklerini belirtiyor. Dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla somut müşteri faydası üretmeye odaklandıklarını vurgulayan Gökgöz, bankacılığı görünmez kılma hedefiyle ING Mobil üzerinden EFT, havale ve FAST işlemlerini ömür boyu ücretsiz sunduklarını aktarıyor. Kredi kartı aidatlarını da kaldırdıklarını hatırlatan deneyimli yönetici, görünmez maliyetleri ortadan kaldırarak günlük işlemlerde masrafsız bankacılığı yeni bir standart konumuna getirdiklerinin altını çiziyor. Yürütülen kampanya kapsamında kullanıcılar ING Dijital Kredi Kartı ve ING Light Kredi Kartı’nı tamamen aidatsız, ING Bonus Kredi Kartı’nı ise her ay 5.000 TL harcama koşuluyla ücretsiz kullanabiliyor.
ING Leasing Sermaye Artırımı ve Kurumsal Ekosisteme Yönelik Yeni Yatırımlar Hakkında Açıklama Geldi
Bireysel kullanıcıların yanı sıra işletmeleri de yoğun biçimde destekleyen kurum, sanayinin dönüşümüne katkı sunmak amacıyla iştiraki ING Leasing’in sermayesini 500 milyon TL artırdı. Gerçekleştirilen sermaye enjeksiyonuyla birlikte teknoloji, otomasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara hız verilmesi planlanıyor. Tüzel müşteriler için de masrafsız ve zahmetsiz bir altyapı kurgulayan banka, “Yeni İşim Hesabı” ile yeni kurulan işletmelerin finansal ve operasyonel gereksinimlerini tek noktada karşılıyor. Şirketler 7/24 ücretsiz para transferi imkânından yararlanırken, İşim İçin Turuncu Hesap açan işletmeler ilk yıllarında 2 milyon TL’ye kadar özel hoş geldin faizi avantajı elde ediyor.
Dijital Öğretmenler Projesi Zenginleşen İçeriğiyle Kapsamını Büyütüyor
Finansal büyümenin toplumsal yatırımlarla desteklenmesi vizyonuyla hareket eden ING Türkiye, Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle 2020 yılından bugüne yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’ni yeniledi. Bugüne dek 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunan inisiyatif, ülkenin dijital dönüşüm sürecine kalıcı bir katkı sağlıyor. Genişletilen yeni fazda ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine ek olarak okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edilirken, eğitim içeriklerinin tamamen dijital zeka odağında kurgulandığı aktarılıyor.
Dijitalin ‘Sıfır Masraf’ Resti: Geleneksel Bankaların Kârlılık Modeli Tehdit Altında
Finansal teknolojiler ekosistemine daha geniş bir perspektiften baktığımızda, “masrafsızlık” stratejisinin salt bir pazarlama argümanı olmaktan çıkıp yıkıcı bir rekabet silahına dönüştüğünü görüyoruz. Geleneksel şube ağlarının sırtında taşıdığı devasa operasyonel hantallığı üzerinden atan dijital bankalar, buradan elde ettikleri maliyet avantajını doğrudan sahaya sürüyor. EFT, FAST ve kredi kartı aidatlarının sıfırlanması, sadece bireysel tüketiciyi değil, asıl nakit döngüsünü yöneten KOBİ’leri hedef alan agresif bir pazar kazanım hamlesi. ING Türkiye’nin tüzel tarafta kurguladığı “Yeni İşim Hesabı” tam da bu kırılma noktasına işaret ediyor. Açık bankacılık regülasyonlarının sınırları kaldırdığı bir konjonktürde, para transferlerinden ücret almayan platformlar işletmelerin “ana hesabı” (primary account) olma yarışında rakiplerini açık ara geride bırakıyor. Mikro işletmelerin bilançolarındaki ‘gizli maliyet’ kalemlerini acımasızca tırpanlayan bu yeni nesil dijital ekosistemler, çok yakın gelecekte ana akım mevduat bankalarının işlem komisyonlarına sırtını dayayan klasik kârlılık modellerini derinden sarsacak.

