Mali Eylem Görev Gücü’nün Türkiye’ye ilişkin 5’inci Tur Karşılıklı Değerlendirme Raporu yayımlandı. Türkiye’nin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadele sistemini inceleyen değerlendirmede, ülke FATF’ın 40 tavsiyesinin 38’inde uyumlu bulundu. Etkililik tarafında ise 11 kısa vadeli çıktının 3’ü “Önemli Ölçüde Etkili”, 8’i “Ilımlı Ölçüde Etkili” olarak değerlendirildi.
MASAK’ın 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasında raporun; Türkiye’nin mevzuat altyapısı, kurumsal kapasitesi ve uygulamalarını birlikte değerlendirdiği belirtildi. MASAK, sonuçları Türkiye’nin suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadelede stratejik bir eksikliğinin bulunmadığının ve mevcut durumda gri liste riski taşımadığının tescili olarak değerlendirdi.
Rapor, FATF Genel Kurulu tarafından haziran ayında kabul edilmişti. FATF o tarihte Türkiye ve Kanada’nın yeni tur karşılıklı değerlendirme raporlarının kabul edildiğini ve kalite-tutarlılık incelemesinin ardından eylül-ekim döneminde yayımlanacağını duyurmuştu.
Türkiye 40 Tavsiyenin 38’inde Uyumlu
FATF değerlendirmesinin ilk ayağını teknik uyum oluşturuyor. Bu bölümde ülkelerin kara para aklama, terörizmin finansmanı ve yayılmanın finansmanıyla mücadelede FATF tarafından belirlenen 40 tavsiyeyi mevzuat ve kurumsal yapılarına ne ölçüde aktardığı inceleniyor.
Yeni değerlendirmede Türkiye, bu 40 tavsiyenin 38’inde uyumlu bulundu.
FATF tavsiyeleri; müşteri tanıma süreçlerinden şüpheli işlem bildirimlerine, finansal kuruluşların denetlenmesinden gerçek faydalanıcılık bilgilerinin şeffaflığına, yeni teknolojilerden elektronik transferlere, malvarlığının dondurulmasından uluslararası iş birliğine kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Dolayısıyla değerlendirme yalnızca bankaları değil; ödeme ve elektronik para kuruluşları, sermaye piyasası şirketleri, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve MASAK yükümlülüğü bulunan diğer sektörleri de ilgilendiriyor.
Etkililikte Üç Alan Önemli Ölçüde Etkili
FATF’ın değerlendirmesi yalnızca mevzuatın varlığına bakmıyor. İkinci temel bölüm, düzenlemelerin uygulamada gerçekten sonuç üretip üretmediğini ölçüyor.
Bu kapsamda Türkiye, FATF’ın 11 Kısa Vadeli Çıktısının üçünde “Önemli Ölçüde Etkili”, sekizinde ise “Ilımlı Ölçüde Etkili” olarak değerlendirildi.
Kısa vadeli çıktılar; ülkenin mali suç risklerini anlayıp anlamadığı, uluslararası iş birliğinin işleyişi, finans kuruluşlarının denetimi, önleyici tedbirlerin uygulanması, gerçek faydalanıcılık bilgilerinin erişilebilirliği, mali istihbaratın kullanılması, kara para aklama soruşturmaları, müsadere, terörizmin finansmanıyla mücadele ve hedefli finansal yaptırımlar gibi sonuç odaklı alanları kapsıyor.
Bu nedenle 38 tavsiyedeki teknik uyum ile 11 çıktıya ilişkin etkililik değerlendirmesi birbirinden farklı iki gösterge niteliğinde. İlki kuralların ve kurumların yapısını, ikincisi ise bu sistemin gerçek vakalarda ne ölçüde çalıştığını ölçüyor.
MASAK Gri Liste Riskinin Bulunmadığını Açıkladı
MASAK, yeni değerlendirme sonuçlarını Türkiye’nin mali suçlarla mücadele sisteminde stratejik bir eksiklik bulunmadığının göstergesi olarak açıkladı.
Kuruma göre söz konusu sonuçlar, Türkiye’nin mevcut durumda FATF’ın artırılmış izleme mekanizmasına, kamuoyunda kullanılan adıyla gri listeye, yeniden alınmasını gerektirecek bir stratejik eksikliğinin bulunmadığını gösteriyor.
Buradaki ayrım önemli. FATF’ın gri listesi, her teknik eksikliği bulunan ülkenin otomatik olarak dahil edildiği bir liste değil. Artırılmış izleme, FATF’ın ülkenin kara para aklama, terörizmin finansmanı veya yayılmanın finansmanıyla mücadele sisteminde stratejik nitelikte eksiklikler tespit etmesi halinde kullanılan ayrı bir izleme süreci. MASAK’ın FATF süreçlerine ilişkin açıklamasında da bu mekanizma teknik uyum ve etkililik değerlendirmelerinden ayrı biçimde tanımlanıyor.
Türkiye, 2021’de artırılmış izlemeye alınmış, belirlenen eylem planını tamamlamasının ardından Haziran 2024’te gri listeden çıkarılmıştı.
2019’dan Bu Yana Teknik Uyum Belirgin Biçimde Arttı
Türkiye’nin önceki karşılıklı değerlendirmesi 2019 yılında yapılmıştı. Bu değerlendirmeyi izleyen süreçte Türkiye, FATF’a 2021, 2022 ve 2023 yıllarında ilerleme raporları sundu.
2023 takip raporu itibarıyla Türkiye’nin 40 tavsiyenin yalnızca birinde “kısmen uyumlu” notu bulunuyor, hiçbir tavsiyede “uyumsuz” notu yer almıyordu. O dönemde kısmen uyumlu kalan başlık FATF’ın 15 No’lu Yeni Teknolojiler Tavsiyesi idi.
Yeni 5’inci tur değerlendirmesi ise önceki takip sürecinden farklı bir değerlendirme döngüsünü temsil ediyor. FATF, 5’inci turda 2022’de güncellenen metodolojiyi kullanıyor ve ülkelerin mevzuat uyumunun yanında uygulamadaki etkililiğe daha güçlü ağırlık veriyor.
Bu nedenle yeni rapordaki 38 tavsiyelik uyum sonucu, yalnızca eski notların güncellenmesi şeklinde değerlendirilmemeli; Türkiye’nin yeni metodoloji altında yeniden incelendiği kapsamlı bir değerlendirme olarak okunmalı.
Türkiye İçin Üç Yıllık Yol Haritası Devreye Giriyor
5’inci tur değerlendirmelerin önemli yeniliklerinden biri de ülkelerin yalnızca mevcut performansının ölçülmemesi.
FATF, yeni sistem kapsamında değerlendirilen ülkelere üç yıl içinde gerçekleştirilmesi beklenen temel iyileştirmeleri içeren zaman sınırlı bir “Key Recommended Actions” yol haritası veriyor. FATF, Türkiye raporunun haziran ayında kabul edildiğini açıklarken bu mekanizmanın yeni değerlendirme turunun temel unsurlarından biri olduğunu da belirtmişti.
Dolayısıyla raporun yayımlanması Türkiye açısından değerlendirmenin sonu değil. Bundan sonraki dönem, raporda tespit edilen geliştirme alanlarında hangi düzenlemelerin ve uygulama değişikliklerinin hayata geçirileceğinin izleneceği yeni bir aşama olacak.
MASAK’ın açıklamasına göre bu çalışmalar “Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi 2026-2030” ile “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanı ile Mücadelede Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi 2025-2029” çerçevesinde sürdürülecek.
Finans Sektörü İçin Uyum Gündemi Devam Edecek
FATF raporunun FintekWins açısından en önemli taraflarından biri, güçlü teknik uyum sonucunun bankalar ve fintekler üzerindeki AML yükümlülüklerinin gevşeyeceği anlamına gelmemesi.
Tam tersine, FATF’ın yeni değerlendirme modeli kuralların kâğıt üzerinde bulunmasından çok nasıl uygulandığına odaklanıyor. Müşteri tanıma, şüpheli işlem bildirimi, yaptırım taraması, gerçek faydalanıcılık, işlem izleme, kripto varlıkların denetimi ve risk bazlı kontroller finans kuruluşları açısından önümüzdeki dönemin de temel uyum başlıkları olmayı sürdürecek.
Türkiye’de son dönemde MASAK yükümlülüklerinin genişletilmesi, ödeme ve elektronik para sektöründeki denetimlerin yoğunlaşması, kripto varlık hizmet sağlayıcıları için yeni düzenleyici yapının oluşturulması ve hedefli finansal yaptırımlara ilişkin süreçlerin güncellenmesi de bu çerçeveyle doğrudan kesişiyor.
Yeni raporun verdiği en güçlü mesaj bu nedenle yalnızca “38 tavsiyede uyum” rakamı değil. Türkiye, gri listeden çıktıktan sonraki ilk büyük FATF sınavında stratejik eksiklik tespitiyle karşılaşmazken, yeni değerlendirme döneminde ağırlık uygulamanın etkililiğini kalıcı biçimde yükseltmeye kayıyor.


