Mali Suçları Araştırma Kurulu, sermaye piyasasında yürütülen adli ve idari incelemeler kapsamında yatırım fonlarının TEFAS’ta işlem görmediği veya yatırımcı erişiminin sınırlı olduğu dönemlerdeki pay sahiplerine ilişkin bilgileri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile ilgili kurumlara iletti. Böylece son haftalarda fon tasfiyeleri ve yöneticilerin mali hareketleri üzerinden ilerleyen inceleme, fonların daha erken dönemindeki sahiplik yapısını da kapsayacak şekilde genişledi.
MASAK’ın çalışması yalnızca pay sahiplerinin kim olduğunun belirlenmesiyle sınırlı değil. AA’nın aktardığı bilgilere göre söz konusu kişilerin fonlara hangi tarihlerde giriş ve çıkış yaptığı ile elde ettikleri kazançlara yönelik ayrıntılı analiz ve incelemeler de devam ediyor.
Yeni aşama, daha önce açıklanan 131 fonluk tasfiye kararının tekrarı niteliğinde değil. Bu kez odakta, bazı fonların daha geniş yatırımcı kitlesine açılmasından önceki dönemdeki pay sahipliği ve para hareketlerinin incelenmesi bulunuyor.
TEFAS Öncesi Dönem Mercek Altında
Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu, yatırımcıların farklı portföy yönetim şirketleri tarafından kurulan fonlara merkezi bir sistem üzerinden erişmesini sağlıyor. MASAK’ın yeni çalışması ise incelemeye konu bazı fonların TEFAS üzerinden henüz işlem görmediği veya yatırımcı erişiminin daha sınırlı olduğu dönemlere odaklanıyor.
Bu dönemlerde fonlarda pay sahibi olan kişilere ilişkin bilgiler İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ve ilgili kurumlara gönderildi. MASAK ayrıca bu kişilerin fonlara giriş ve çıkış işlemleriyle elde ettikleri kazançları analiz ediyor.
Pay sahipliği bilgisinin savcılığa iletilmiş olması, söz konusu kişilerin suç işlediğinin tespit edildiği anlamına gelmiyor. Mevcut aşamada açıklanan husus, MASAK’ın finansal analiz kapsamında bu verileri adli makamlarla paylaşması ve işlemleri ayrıntılı biçimde incelemeye devam etmesi.
117 Yöneticinin Finansal Hareketleri İncelendi
MASAK’ın sermaye piyasasına yönelik çalışmasının kapsamı pay sahipliği kayıtlarından daha geniş.
AA’nın aktardığı bilgilere göre Pusula Finans, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bunların bağlı ve ilişkili finansal kuruluşlarında görev yapmış veya halen görev yapan toplam 117 yöneticinin finansal hareketleri ayrıntılı biçimde incelendi.
Bu incelemeler sonucunda iki analiz raporu hazırlanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
MASAK ayrıca bu kişilerden bir yönetici hakkında malvarlığının kaçırılmasına yönelik şüpheler nedeniyle ayrı ve daha kapsamlı bir analiz yürüttü. Bu çalışma sonucunda hazırlanan üçüncü analiz raporu da Başsavcılığa sunuldu.
Bu noktada da rapor hazırlanması veya mali hareketlerin incelenmesi kesinleşmiş bir suç tespiti anlamına gelmiyor. Süreç, savcılık tarafından yürütülen soruşturma ile MASAK’ın finansal analiz çalışmalarının birlikte ilerlediği aşamayı ifade ediyor.
2,5 Milyar TL’ye Yakın İşlem Teşebbüsü Durduruldu
MASAK’ın açıkladığı en dikkat çekici verilerden biri ise inceleme kapsamındaki kişilerin mali hareketlerine uygulanan kontrol mekanizmalarından geldi.
İlgili kişiler hakkında bankalar, sermaye piyasası aracı kurumları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ile ödeme ve elektronik para kuruluşlarında sıkılaştırılmış izleme ve kontrol mekanizmaları devreye alındı.
Bu kapsamda özellikle:
- yurt dışına fon aktarımları,
- yüksek tutarlı nakit işlemler,
- olağan dışı finansal hareketler
işlem bazında takip ediliyor.
MASAK’ın yürüttüğü kontroller sonucunda 21 Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında işlem teşebbüsünün durdurulduğu ve söz konusu işlemlerin de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği açıklandı.
Buradaki 2,5 milyar TL rakamı gerçekleşmiş bir para transferi veya el konulan toplam malvarlığı olarak okunmamalı. AA’nın aktardığı bilgi, kontrol mekanizmaları kapsamında gerçekleştirilmek istenen işlemlerin durdurulan toplam tutarını ifade ediyor.
İnceleme Bankalardan Kripto Şirketlerine Uzandı
MASAK’ın uyguladığı sıkılaştırılmış izleme mekanizmasının yalnızca banka hesaplarıyla sınırlı olmaması da sürecin önemli yönlerinden biri.
Finansal hareketler bankaların yanı sıra aracı kurumlar, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve ödeme ile elektronik para kuruluşları üzerinden de takip ediliyor.
Bu yapı, incelemenin geleneksel banka transferlerinin ötesinde farklı finansal kanallardaki hareketleri birlikte değerlendirdiğini gösteriyor.
Özellikle sermaye piyasası işlemlerinin ardından fonların farklı hesaplara, dijital varlıklara veya yurt dışındaki yapılara aktarılması ihtimaline karşı farklı finansal altyapılar arasında çapraz kontrol uygulanması, MASAK’ın mevcut çalışmasının temel katmanlarından birini oluşturuyor.
Fon Dosyasında İnceleme Geçmişe Doğru Genişliyor
Son dönemde sermaye piyasası gündeminin merkezinde bazı yatırım fonlarında yaşanan katılma payı iade sorunları, SPK’nın aldığı tedbirler ve 131 fon için başlatılan tasfiye süreci bulunuyordu.
MASAK’ın 24 Eylül’de kamuoyuna yansıyan yeni çalışması ise farklı bir aşamaya işaret ediyor. İnceleme artık yalnızca fonların son dönem likidite sorunları veya mevcut yöneticilerin para hareketlerine değil, fonların TEFAS’a açılmadan önceki pay sahipliği yapısına ve yatırımcıların giriş-çıkış geçmişlerine kadar uzanıyor.
Bu yaklaşım, fonların belirli dönemlerde kimler tarafından tutulduğunu, pay sahipliğinde hangi değişimlerin yaşandığını ve bu işlemler sonucunda nasıl kazançlar elde edildiğini ortaya koyabilecek daha geniş bir finansal analiz süreci oluşturuyor.
Ancak mevcut bilgiler kapsamında bu verilerden herhangi bir kişi hakkında suçluluk sonucu çıkarılamaz. MASAK’ın yaptığı işlem, pay sahipliği ve para hareketlerine ilişkin verilerin analiz edilerek savcılığa aktarılması ve gerekli görülen finansal hareketlerin sıkılaştırılmış izlemeye alınması.
Yeni Aşamanın Odağında Sahiplik Ve Para Hareketleri Var
Fon dosyasında son birkaç haftada düzenleyici, adli ve mali incelemeler birbirini izledi. SPK’nın fonlara yönelik tasfiye kararlarının ardından savcılık soruşturmaları ve MASAK’ın yönetici hesaplarına yönelik analizleri gündeme geldi.
24 Eylül itibarıyla ortaya çıkan yeni katman ise fonların geçmiş sahiplik yapısının soruşturma zincirine dahil edilmesi.
117 yöneticinin finansal hareketlerine ilişkin analiz raporları, yaklaşık 2,5 milyar TL’lik işlem teşebbüsünün durdurulması ve TEFAS öncesi pay sahiplerinin savcılığa bildirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, mali incelemenin artık yalnızca mevcut varlıkların korunmasına değil, fonların geçmiş dönemdeki sermaye ve kazanç hareketlerinin yeniden oluşturulmasına da yöneldiği görülüyor.
Bundan sonraki süreçte temel soru, TEFAS öncesi pay sahipliği ve fonlara giriş-çıkış analizlerinin savcılık soruşturmasında nasıl değerlendirileceği ve MASAK’ın mevcut sıkılaştırılmış izleme tedbirlerinin kapsamının genişleyip genişlemeyeceği olacak.


