Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Eylül 2026 Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi sonuçlarına göre sektörde güven yeniden yükseldi. Finansal Hizmetler Güven Endeksi, eylülde bir önceki aya göre 8 puan artarak 158,4 seviyesine çıktı. Endeksi oluşturan son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmet talebi ve gelecek üç aya ilişkin hizmet talebi beklentisinin tamamı artış yönünde katkı sağladı.
TCMB’nin araştırması, finans sektöründe faaliyet gösteren 150 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılması ve toplulaştırılmasıyla hazırlandı. Eylül anketi 1-14 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Endekste 100 seviyesinin üzeri finansal hizmetler sektöründe iyimser görünümü, 100 seviyesinin altı ise kötümser görünümü ifade ediyor.
158,4 puanlık eylül sonucu bu nedenle sektörün genel görünümünün belirgin biçimde iyimser bölgede kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak raporun ayrıntıları, aylık toparlanmaya rağmen bazı göstergelerin geçen yılın aynı döneminin hâlâ oldukça altında bulunduğunu ve özellikle gelecek döneme ilişkin istihdam beklentisinin zayıfladığını ortaya koyuyor.
İş Durumu Ve Talep Güçlendi
Finansal kuruluşların son üç aya ilişkin iş durumu değerlendirmesi eylülde belirgin biçimde toparlandı.
“Son üç aydaki iş durumu” denge değeri ağustosta 31,5 seviyesindeyken eylülde 41,7’ye yükseldi. Böylece aylık artış 10,2 puan oldu. Bununla birlikte aynı gösterge Eylül 2025’te 66 seviyesindeydi. Yıllık karşılaştırmada mevcut seviye 24,3 puan daha düşük kaldı.
Benzer bir hareket hizmetlere olan talepte de görüldü. Son üç ayda hizmet talebine ilişkin denge değeri 42,9’dan 54,9’a çıkarak 12 puan yükseldi. Geçen yılın eylül ayında ise bu gösterge 78,4 seviyesindeydi.
TCMB de raporunda son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğunu bildirenlerin ağırlığının güçlendiğini, aynı dönemde hizmetlere olan talebin arttığını belirten kuruluşların payının yükseldiğini ifade ediyor.
Gelecek Üç Aya İlişkin Talep Beklentisi Yükseldi
Sektörün önümüzdeki üç aya ilişkin hizmet talebi beklentisi de eylül ayında artmaya devam etti.
Gelecek üç ayda hizmetlere olan talebe ilişkin denge değeri ağustos ayında 76,7 seviyesindeyken eylülde 78,5’e çıktı. Aylık artış 1,8 puanla daha sınırlı kaldı. Eylül 2025’te aynı gösterge 86,8 seviyesindeydi.
Bu tablo, finans kuruluşlarının yakın gelecekte hizmet talebinin artmasını beklemeye devam ettiğini ancak beklentinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha temkinli seyrettiğini gösteriyor.
FHGE’nin eylüldeki 8 puanlık artışında da mevcut iş durumu ve son üç aylık talep göstergelerindeki toparlanma, geleceğe dönük talep beklentisindeki sınırlı artıştan daha güçlü bir rol oynadı.
İstihdamda Artış Sınırlı Kaldı
Güven endeksindeki iyileşmenin yanında istihdam göstergeleri daha karmaşık bir tablo ortaya koydu.
Son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenlerin lehine olan denge değeri ağustostaki 6,8 seviyesinden 7,3’e yükseldi. Artış yalnızca 0,5 puanla sınırlı kaldı. Eylül 2025’te aynı gösterge 31,3 seviyesindeydi.
Daha dikkat çekici değişiklik ise gelecek üç aya ilişkin istihdam beklentisinde yaşandı.
Gelecek üç ayda istihdam artışı bekleyenler lehine olan denge değeri ağustosta 20,8 seviyesindeyken eylülde 14,5’e geriledi. Böylece aylık bazda 6,3 puanlık düşüş gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayında gösterge 40,4 seviyesindeydi.
TCMB de değerlendirmesinde son üç aydaki istihdam artışına ilişkin seyrin sınırlı ölçüde güçlendiğini, gelecek üç aya ilişkin istihdam artışı beklentisinin ise zayıfladığını belirtiyor.
Bu ayrışma, finansal kuruluşların iş hacmi ve talep tarafında daha olumlu bir tablo görmesine rağmen aynı iyimserliğin kısa vadeli işe alım planlarına aynı güçte yansımadığını gösteriyor.
Sigorta Ve Emeklilikte Güven Daha Hızlı Arttı
TCMB raporunda finans ve sigorta faaliyetleri alt sektörleri de ayrı ayrı incelendi.
Eylül ayında bir önceki aya göre finansal hizmet faaliyetlerinde 7,4 puan, sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında 15,8 puan, finansal hizmetler ve sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde ise 4,9 puanlık artış kaydedildi.
Rapordaki sınıflandırmaya göre finansal hizmet faaliyetleri grubunda bankalar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri yer alıyor. Sigorta grubunda sigorta şirketleri ve emeklilik fonları, yardımcı faaliyetler grubunda ise aracı kurumlar bulunuyor.
Bu üç grup içerisinde aylık güven artışının 15,8 puanla sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında gerçekleşmesi eylül döneminin öne çıkan alt sektör hareketlerinden biri oldu.
Yıllık Karşılaştırma Daha Temkinli Bir Tablo Çiziyor
Eylül verilerinin aylık seyri belirgin bir toparlanmaya işaret etse de 2025’in aynı dönemiyle yapılan karşılaştırma daha dengeli okunması gereken bir tablo ortaya koyuyor.
Son üç aylık iş durumu göstergesi geçen yılın eylülündeki 66 seviyesinden 41,7’ye, hizmet talebi 78,4’ten 54,9’a gerilemiş durumda. Gelecek üç aya ilişkin hizmet talebi beklentisi ise 86,8’den 78,5’e indi.
İstihdam göstergelerindeki yıllık farklılık daha da belirgin. Son üç aylık istihdam dengesi 31,3’ten 7,3’e, gelecek üç aylık istihdam beklentisi ise 40,4’ten 14,5’e geriledi.
Dolayısıyla eylül ayında gözlenen hareketi, sektörün geçen yılki seviyelerini tamamen geri kazandığı bir toparlanmadan çok ağustos ayındaki zayıflamanın ardından gelen güçlü aylık iyileşme olarak okumak daha doğru görünüyor.
Finans Sektöründe Talep Güveni Taşıyor
Eylül sonuçlarında en güçlü sinyal, finansal hizmetlere yönelik mevcut ve beklenen talebin yeniden güçlenmesi oldu. Son üç aylık hizmet talebindeki 12 puanlık artış, iş durumundaki 10,2 puanlık yükseliş ve gelecek üç aya ilişkin talep beklentisinin yüksek seviyesini koruması, FHGE’yi 158,4’e taşıdı.
Buna karşılık sektör aynı iyimserliği istihdam tarafında göstermiyor. Gelecek üç aylık istihdam beklentisinin 6,3 puan gerilemesi, finans kuruluşlarının artan talebi kısa vadede aynı ölçüde yeni istihdamla karşılamayı planlamadığını düşündürüyor.
TCMB’nin eylül verileri bu nedenle iki farklı eğilimi aynı anda gösteriyor: finansal hizmetlerde iş hacmi ve talep beklentisi güçlenirken, işe alım beklentileri daha kontrollü seyrediyor.
Endeksin 158,4 ile iyimser bölgede kalması sektörün genel görünümüne ilişkin güçlü bir sinyal verirken, önümüzdeki aylarda bu toparlanmanın istihdam, faaliyet gelirleri ve kârlılık göstergelerine ne ölçüde yansıyacağı finans sektörünün görünümü açısından belirleyici olacak.


