Visit Sponsor

Yazı: 19:45 Insurtech

Sompo Sigorta İlk Beşte Konumunu Güçlendirdi

Sompo Sigorta, 2025 yılında prim üretimini yüzde 46 artırarak 51,3 milyar TL’ye ulaştı ve pazar payını yüzde 5’e taşıdı. Şirketin büyüme stratejisi, 2026 hedefleri ve sektörel etkileri analizimizde.

2025 yılı, Türkiye sigorta sektörü açısından öngörülebilirliğin arttığı, risk farkındalığının güçlendiği ve büyümenin daha dengeli bir zemine oturduğu bir dönem olarak öne çıktı. Enflasyondaki gerileme eğilimi, finansal istikrarın güçlenmesi ve otomotiv satışlarındaki artış, özellikle hayat dışı branşlarda prim üretimini yukarı taşıdı. Yılın ilk 11 ayında hayat dışı sigorta sektörü 894 milyar TL prim üretimiyle yüzde 43 büyürken, otomotiv sigortaları söz konusu büyümenin ana taşıyıcısı oldu. Tamamlayıcı sağlık ve yangın branşlarında da prim ve poliçe adetlerinde artış kaydedildi.

Bu tablo içinde Sompo Sigorta, sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergileyerek prim üretimini yüzde 46 artırdı ve 51,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Şirket, pazar payını yüzde 5’e yükselterek Türkiye sigorta sektörünün en büyük beş şirketi arasındaki konumunu güçlendirdi. Özellikle oto sigortalarında uygulanan teknik disiplin, hasar yönetimi süreçleri ve müşteri deneyimi odaklı yapılanma, söz konusu büyümenin temel bileşenleri arasında yer aldı.

Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur, 2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde şirketin 2,9 milyon müşteriye ve 950 bin kasko poliçesine ulaştığını belirtti. Kasko branşında 15,1 milyar TL prim üretimi ve yüzde 68 büyüme ile şirket tarihinin en yüksek kasko pazar payına erişildiğini vurgulayan Uğur, hasar yönetimi ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımın performans üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. 1.300’ü aşkın oto servisinden oluşan ağ sayesinde hasar süreçlerinin hızlı ve şeffaf biçimde yönetildiğini aktaran Uğur, sektör verilerine göre kasko ödeme sürelerinde 23 gün ile en hızlı dördüncü şirket konumunda bulunduklarını paylaştı.

Şirketin saha erişimi de aynı dönemde belirgin biçimde genişledi. Son üç yılda acente sayısı iki kattan fazla artarak 6.500 seviyesine ulaştı. Fahri Uğur, söz konusu büyümeyi yalnızca sayısal bir artış olarak değil, daha danışmanlık odaklı ve daha yetkin bir yapı oluşturma süreci olarak ele aldıklarını ifade etti.

Marka tarafında da 2025 yılında ivme kazanan Sompo Sigorta, 2026 yılına “Normale Dön” isimli yeni iletişim kampanyasıyla girdi. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Bayhan, kampanyanın hayatın normal akışının değerine vurgu yaptığını ve sigortayı yalnızca teminat sağlayan bir ürün olarak konumlandırmak yerine, bireylerin yaşamlarına hızlı biçimde geri dönebilmelerini sağlayan bir güven mekanizması olarak anlattıklarını belirtti. Kampanyanın kasko ile başladığını, yıl içinde tamamlayıcı sağlık sigortası iletişimiyle genişletileceğini aktardı.

Sompo Club sadakat programı da şirketin müşteri deneyimi ve bağlılık stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. 25 marka iş birliğiyle hayata geçen program, poliçe sahiplerine puan kazanımı, indirim imkanları ve hasar süreçlerinde destek sunarken, acente ekosistemini de bütüncül bir yapı içinde desteklemeyi amaçlıyor.

2026 yılına ilişkin yol haritasında ise büyümenin teknik disiplin, dengeli portföy yapısı ve hizmet kalitesiyle desteklenmesi temel öncelikler arasında yer alıyor. Şirket, kasko poliçe adedini 1,2 milyona, toplam müşteri sayısını ise 3,5 milyona çıkarmayı hedefliyor. Sağlık branşındaki konumun güçlendirilmesi, müşteri deneyiminin uçtan uca iyileştirilmesi ve uzun vadeli müşteri ilişkilerinin derinleştirilmesi de stratejik başlıklar arasında bulunuyor.

Sompo Sigorta’nın performansı, sigorta sektöründe ölçek büyümesinin artık yalnızca hacimle açıklanamadığı bir döneme işaret ediyor. Teknik kârlılık, hasar yönetimi hızı, veri temelli fiyatlama ve müşteri deneyimi gibi başlıklar, büyümenin sürdürülebilirliğini belirleyen ana faktörler haline geliyor. Bu çerçevede Sompo’nun yaklaşımı, sigortacılığın finansal teknolojiyle daha derin bir etkileşime girdiği yeni fazın temsilcisi olarak okunabilir. Süreçlerin dijitalleşmesi, hasar yönetiminde hız ve şeffaflık, sadakat programlarıyla kurulan ekosistem yapısı; sigorta şirketlerini yalnızca risk transfer eden kurumlar olmaktan çıkarıp, yaşam döngüsü içinde konumlanan hizmet sağlayıcılara dönüştürüyor.

Kapat