KPMG’nin her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Küresel CEO Araştırması 2025 sonuçları açıklandı. Araştırma, küresel ekonomiye duyulan güvenin pandemi dönemindeki seviyelere gerilediğini gösterirken, CEO’ların büyük kısmı kendi şirketlerinin geleceği konusunda iyimser kalmayı sürdürüyor. Bu belirsizlik ortamında liderler, yönlerini yapay zeka ve teknolojik yeniliklere çeviriyor.
Araştırmaya göre CEO’ların yüzde 71’i yapay zekayı birinci öncelikli yatırım alanı olarak görüyor. Yüzde 69’u bütçelerinin yüzde 10–20 aralığını bu teknoloji için ayırdığını, yüzde 67’si ise yatırımlarından bir ila üç yıl içinde geri dönüş beklediğini ifade ediyor. Bu süre, geçtiğimiz yıl öne çıkan üç ila beş yıllık beklentilere kıyasla belirgin bir hızlanmaya işaret ediyor.
KPMG’nin dünyanın en büyük şirketlerinde görev yapan 1.350 CEO ile gerçekleştirdiği çalışmada, katılımcıların yüzde 79’u kendi şirketlerinin geleceğine dair iyimser olduğunu belirtiyor. Liderler büyümenin yolunu, yapay zeka yatırımlarında (yüzde 71) ve yüksek potansiyelli yeteneklerin elde tutulması ile yeniden eğitilmesinde (yüzde 71) görüyor. CEO’ların yüzde 72’si, birbirini tetikleyen ekonomik ve jeopolitik zorluklara rağmen büyüme stratejilerini şimdiden netleştirmiş durumda.
Murat Alsan: “Liderler belirsizliği cesur teknoloji yatırımlarıyla yönetiyor”
Araştırma sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan, tabloyu şöyle özetliyor:
Murat Alsan’a göre CEO’lar, değişimin ortaya çıkardığı belirsiz tabloyu, teknoloji, inovasyon ve yeteneklere yaptıkları cesur yatırımlarla yönetiyor. Bu süreçte inovasyon yapma iştahı ile görev sorumluluğu arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini vurgulayan Alsan, yapay zeka konusundaki yanıtların bu dengeyi açıkça yansıttığını belirtiyor.
Liderler; etik, yasal düzenlemeler, veri güvenliği, yetenek geliştirme ve uygun yetkinlikte insan kaynağı bulma gibi konulardaki kaygıları hesaba katarken, aynı anda inovasyonu kucaklamanın gerekliliğini kabul ediyor. Alsan, piyasa dalgalanmalarını fırsata çevirebilen ve yatırımlarını doğru stratejik alanlara odaklayan CEO’ların, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme açısından daha avantajlı konumlandığını ifade ediyor.
CEO rolü değişiyor: Dijital okuryazarlık temel beceri
Araştırma, CEO’luk rolünün giderek daha karmaşıklaştığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 59’u, son beş yılda kendilerinden beklenen sorumlulukların ve işin doğasının önemli ölçüde değiştiğini düşünüyor. CEO’ların yaklaşık yüzde 23’ü, yapay zeka ve dijital okuryazarlığı liderler için temel beceriler arasında sayıyor.
Liderlerin yüzde 80’i, şirketlerinin uzun vadeli başarısını güvence altına alma konusunda üzerlerindeki baskının arttığını belirtiyor. Bu baskı, hem stratejik kararları hem de insan kaynağı planlamasını teknolojiyle iç içe bir noktaya taşıyor.
Yetenek rekabeti yapay zeka stratejisinin odağında
Araştırma sonuçları, yapay zekadan en yüksek verimi elde etmenin merkezinde insan faktörü olduğunu gösteriyor. CEO’ların yüzde 77’si, çalışanların yapay zekaya uyum becerilerinin ve yetkinlik gelişiminin, önümüzdeki üç yıl içinde şirketlerinin başarısını doğrudan etkileyeceğini düşünüyor.
Bu doğrultuda şirketler:
-
Mevcut çalışanları yeniden eğitiyor,
-
Yapay zeka alanında uzman yeni yetenekler için agresif işe alım stratejileri kurguluyor,
-
Roller ve iş süreçlerini yapay zeka entegrasyonunu dikkate alarak yeniden tasarlıyor.
Ancak yetenek havuzunun sınırlı olması, rekabeti keskinleştiriyor. CEO’ların yüzde 70’i, yapay zeka alanındaki yetenek rekabetinin şirketlerinin performansını kısıtlayabileceği görüşünü paylaşıyor.
Sürdürülebilirlik ve net sıfır hedeflerinde güven artıyor
KPMG’nin 2025 araştırması, sürdürülebilirlik hedeflerinin CEO ajandasında güçlü biçimde yer almaya devam ettiğini gösteriyor. Liderlerin yüzde 61’i, 2030 yılı için belirlenen net sıfır hedeflerine ulaşma yolunda ilerleme kaydettiklerini söylüyor. Geçtiğimiz yıl bu oran yüzde 51 seviyesindeydi.
Bu artışın, şirketlerin iklim hedeflerini gözden geçirip daha gerçekçi, aynı zamanda temel iş stratejileriyle uyumlu hale getirmesinden kaynaklandığı düşünülüyor. Veri odaklı yönetim, iklim performansının ölçülmesi ve raporlanmasında da kritik rol üstleniyor.
KPMG Küresel CEO Araştırması 2025, yapay zeka yatırımlarının artık “iyi olur” kategorisinden çıkıp, büyüme ve rekabet gücü için stratejik bir zorunluluk haline geldiğini net biçimde ortaya koyuyor. Fintek ve finansal hizmetler cephesinde bu tablo; kredi skorlama modellerinden dolandırıcılık tespitine, kişiselleştirilmiş ürün tasarımından iklim riskinin fiyatlanmasına kadar birçok alanda veri temelli yeni iş modellerinin hızlanacağına işaret ediyor. Yetenek rekabeti ve etik tartışmalar sürecek, ancak bütçelerin yüzde 10–20’sinin yapay zekaya ayrıldığı bir dünyada, bu teknolojiyi sorumlu ve ölçülebilir şekilde işin merkezine yerleştiren kurumlar önümüzdeki üç yılın kazananları arasında yer almaya daha yakın duruyor.

