Fed Guvernörü Christopher Waller’ın eylül toplantısında faizlerin sabit tutulabileceğine yönelik açıklamaları piyasalardaki faiz artışı beklentisini sert biçimde aşağı çekti. Eylül ayında 25 baz puanlık artış ihtimali yaklaşık yüzde 63 seviyesinden yüzde 50 civarına gerilerken, 4 Eylül’de açıklanan güçlü ABD istihdam verisi fiyatlamayı yeniden yukarı taşıdı. Ağustosta tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarak 56 bin civarındaki beklentiyi belirgin biçimde aşarken, piyasanın eylül faiz artışına verdiği olasılık gün içinde yeniden yüzde 60’ın üzerine çıktı. Fed’in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde gözler şimdi ağustos enflasyon verisine çevrildi. Waller, fiyat baskılarındaki soğumanın sürmesi halinde faizin yüzde 3,50-3,75 aralığında tutulmasını destekleyebileceğini belirtirken, enflasyonda beklenmedik bir yükselişin faiz artışını yeniden gündeme getirebileceğini söyledi.
Waller eylül toplantısı için sabit faiz seçeneğini güçlendirdi
Fed Guvernörü Christopher Waller, ağustos ayı enflasyon verilerinin fiyat baskılarında soğumanın devam ettiğini göstermesi halinde eylül toplantısında faizlerin mevcut seviyede tutulmasını destekleyebileceğini açıkladı.
Fed’in politika faizi aralık ayından bu yana yüzde 3,50-3,75 bandında bulunuyor.
Waller’ın açıklamalarının önemi, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’daki daha şahin mesajlarının ardından piyasanın eylül faiz artışına güçlü biçimde yöneldiği bir dönemde gelmesinden kaynaklanıyor.
Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefine yeterli hızda ilerlememesi halinde Fed’in daha fazla sıkılaştırma yapması gerekebileceğine işaret etmişti.
Bu mesajların ardından piyasalarda eylül ayında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali yüzde 60’ın üzerine çıkmış, haftanın bazı bölümlerinde yüzde 65-70 bandına yaklaşmıştı.
Waller’ın açıklaması ise bu görüşün Fed içerisinde henüz tam bir uzlaşmaya dönüşmediğini gösterdi.
Faiz artışı ihtimali yüzde 63’ten yaklaşık yüzde 50’ye geriledi
Waller’ın mesajlarının ardından Fed fon vadeli işlemlerindeki fiyatlama hızlı biçimde değişti.
CME FedWatch verilerine dayanan piyasa hesaplamalarında eylül toplantısında faiz artırımı ihtimali yaklaşık yüzde 63 seviyesinden yüzde 50 civarına kadar geriledi.
Böylece yatırımcılar faiz artışı ve sabit faiz seçeneklerini neredeyse eşit olasılıkla fiyatlamaya başladı.
Piyasadaki değişim yalnızca vadeli işlemlerle sınırlı kalmadı.
ABD hisse senetleri yükselirken tahvil getirileri geriledi ve altın fiyatları Waller’ın açıklamalarının ardından yüzde 2’nin üzerinde değer kazandı.
Waller’ın yaklaşımı, Fed’in enflasyondaki son hareketin kalıcı olup olmadığını görmek için biraz daha bekleyebileceği beklentisini güçlendirdi.
Güçlü istihdam verisi tabloyu yeniden değiştirdi
4 Eylül’de açıklanan ağustos istihdam verisi ise piyasanın Fed beklentisini yeniden değiştirdi.
ABD ekonomisi ağustos ayında 162 bin kişilik tarım dışı istihdam artışı kaydetti.
Ekonomistlerin beklentisi yaklaşık 56 bin kişilik artış yönündeydi.
Temmuz ayındaki istihdam artışı ise 21 bin kişi olarak revize edildi.
İşsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı.
Beklentinin neredeyse üç katına ulaşan istihdam artışı, ABD işgücü piyasasının Fed’in yeni bir faiz artışını kaldırabilecek kadar güçlü olabileceği görüşünü destekledi.
Verinin ardından eylül ayında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali yeniden yüzde 60’ın üzerine çıktı.
Piyasa fiyatlaması gün içerisinde değişmeye devam ettiği için oranlar anlık olarak farklılaşsa da, istihdam raporu Waller sonrasında yaşanan düşüşün önemli bölümünü geri çevirdi.
Fed’in kararı için belirleyici veri enflasyon olabilir
Güçlü istihdam verisine rağmen Fed’in eylül kararı henüz kesinleşmiş görünmüyor.
Waller özellikle ağustos enflasyon verisine dikkat çekiyor.
ABD’de ağustos tüketici enflasyonu verisinin 11 Eylül’de açıklanması planlanıyor. Bu veri Fed’in 15-16 Eylül toplantısından yalnızca birkaç gün önce gelecek.
Waller, enflasyonun soğumaya devam etmesi halinde mevcut faiz seviyesinin korunmasının uygun olabileceğini düşünüyor.
Enflasyonun yeniden güçlenmesi ise faiz artırımı yönündeki görüşleri destekleyebilir.
Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan PCE fiyat endeksi halen bankanın yüzde 2 hedefinin üzerinde bulunuyor.
Öte yandan enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi ve küresel arz koşullarındaki belirsizlikler, önümüzdeki aylarda enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabilecek başlıklar arasında yer alıyor.
Barclays eylül ve aralıkta iki artış bekliyor
FintekWins’te 31 Ağustos’ta Barclays’ın Fed tahminini değiştirdiğini aktarmıştık.
Banka, Fed’in eylül ve aralık toplantılarında 25’er baz puanlık iki faiz artırımı yapmasını bekliyor.
Barclays bu tahmin değişikliğini Kevin Warsh’ın Jackson Hole konuşmasının ardından yapmıştı.
Waller’ın yeni açıklaması Barclays’ın eylül artışı senaryosunun Fed içerisindeki tek olası yön olmadığını gösterirken, güçlü ağustos istihdam raporu bankanın tahminini yeniden destekleyen bir veri ortaya koydu.
Bu nedenle eylül toplantısı öncesindeki tartışma, yalnızca Fed üyelerinin sözlü yönlendirmeleri üzerinden ilerlemiyor.
İstihdam ve enflasyon verileri piyasa fiyatlamasını birkaç gün içerisinde iki farklı yöne çevirebiliyor.
Tahvil piyasasındaki eylül fiyatlaması da değişti
FintekWins’te 1 Eylül’de yayımladığımız Japonya tahvil piyasasına ilişkin haberde, Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalinin yaklaşık yüzde 65 seviyesinde fiyatlandığını aktarmıştık.
Waller’ın açıklaması bu fiyatlamayı yaklaşık yüzde 50 seviyesine kadar aşağı çekerken güçlü istihdam verisi yeniden yukarı yönlü hareket yarattı.
Bu dalgalanma küresel tahvil piyasaları açısından da önemli.
Fed’in faiz artırması ABD tahvil getirileri, dolar, gelişmekte olan ülke varlıkları ve küresel sermaye hareketleri üzerinde doğrudan etkili olabilecek.
Sabit faiz kararı ise son haftalarda yükselen tahvil getirilerindeki baskının bir bölümünü azaltabilir.
Fed’in eylül kararı tek bir veriye sıkışıyor
Fed’in eylül toplantısına yaklaşırken piyasanın birkaç gün içinde yüzde 65’ten yüzde 50’ye, ardından yeniden yüzde 60’ın üzerine hareket etmesi para politikasındaki belirsizliğin boyutunu gösteriyor. Waller’ın mesajı Fed içerisinde enflasyondaki soğumaya biraz daha zaman tanımak isteyen güçlü bir görüş bulunduğunu ortaya koyarken, 162 bin kişilik istihdam artışı ekonominin yeni bir faiz artışını kaldırabilecek kadar dirençli olduğuna yönelik argümanı güçlendirdi. Şimdi kritik eşik ağustos enflasyonu olacak. Veri belirgin bir soğuma gösterirse Waller’ın sabit faiz yaklaşımı güç kazanabilir. Fiyat baskılarının yeniden yükseldiğini gösteren bir sonuç ise eylül artışını yeniden ana senaryo haline getirebilir. Bu nedenle Fed’in 15-16 Eylül toplantısı öncesindeki son büyük fiyatlama değişimi büyük ihtimalle enflasyon verisiyle gelecek.


