Visit Sponsor

Yazı: 10:49 Editörden

Japonya Tahvil Faizi 30 Yıl Sonra Yüzde 3

Japonya’nın 10 yıllık tahvil getirisi 30 yıl sonra yüzde 3’e ulaştı. ABD ve Avrupa’da da yükselen faizlerle küresel tahvil satış dalgası büyüyor.

Küresel tahvil piyasalarındaki satış dalgası hızlandı. Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi Eylül 1996’dan bu yana ilk kez yüzde 3’e ulaşırken, ABD 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,78 ile Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Avrupa tahvil getirilerinde de 15 yılın zirveleri görülüyor.

Küresel tahvil piyasaları eylül ayına sert satışlarla başladı.

Japonya’nın gösterge niteliğindeki 10 yıllık devlet tahvili getirisi 1 Eylül’de yüzde 3’e ulaşarak Eylül 1996’dan bu yana ilk kez bu seviyeyi gördü. Japon tahvil piyasasında uzun yıllardır görülmeyen bu eşik, küresel faiz görünümündeki değişimin en dikkat çekici göstergelerinden biri haline geldi.

Tahvil fiyatları gerilerken getirilerin yükseldiği hareket Japonya ile sınırlı kalmadı. ABD ve Avrupa tahvil piyasalarında da borçlanma maliyetleri yukarı yönlü hareket ediyor.

ABD 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,78’e çıktı

Küresel piyasalarda temel referanslardan biri olan ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 4,75 seviyesini aşarak yüzde 4,78’e yükseldi.

Bu seviye, ABD 10 yıllık tahvilinde Ocak 2025’ten bu yana görülen en yüksek getiriye işaret ediyor.

ABD tahvil piyasasındaki satışların arkasında yatırımcıların Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentilerini yeniden fiyatlaması bulunuyor.

Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru kalıcı biçimde gerilediğine yönelik güven oluşmaması halinde para politikasının daha fazla sıkılaştırılması gerekebileceğine yönelik mesajlarının ardından eylül ayında faiz artırımı olasılığı yaklaşık yüzde 65’e yükseldi.

FintekWins’te bir gün önce Barclays’ın da Fed tahminini değiştirdiğini ve bankanın artık eylül ile aralıkta 25’er baz puanlık iki faiz artırımı beklediğini aktarmıştık.

Barclays Fed’den İki Faiz Artışı Bekliyor

 

 

Japonya’da iki yıllık tahvil de 31 yılın zirvesinde

Japon tahvil piyasasındaki hareket yalnızca 10 yıllık vadede görülmüyor.

Beş yıllık Japon devlet tahvili getirisi yüzde 2,265 ile rekor seviyeye, iki yıllık tahvil getirisi ise yüzde 1,795 ile 31 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Piyasalarda Japonya Merkez Bankası’nın eylül toplantısında yeniden faiz artırabileceği beklentisi de güçlenmiş durumda.

Japonya’nın 10 yıllık tahvil getirisi son iki yılda üç kattan fazla arttı.

Yıllarca çok düşük faiz politikası ve yoğun tahvil alımlarıyla küresel sabit getirili piyasaların önemli dayanaklarından biri olan Japonya açısından yüzde 3 seviyesi bu nedenle yalnızca yeni bir piyasa zirvesi anlamına gelmiyor.

Japonya’nın borç yükü yeniden gündemde

Tahvil faizlerindeki yükseliş Japonya’nın kamu maliyesi açısından da önem taşıyor.

Japon hükümeti 2026 mali yılı bütçesinde borç servis maliyetlerini hesaplarken uzun vadeli faiz için yüzde 3 varsayımını kullanmıştı. Getirilerin bu seviyenin üzerine çıkması, ülkenin borçlanma maliyetleri üzerindeki baskıyı artırabilir.

Japonya’nın kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 200’ün üzerinde bulunuyor.

Başbakan Sanae Takaichi yönetiminin yarı iletkenler ve yapay zeka dahil stratejik sektörlerde yatırımı artırmayı hedefleyen politikaları da tahvil yatırımcılarının mali sürdürülebilirliğe ilişkin değerlendirmelerinde yakından izleniyor.

Avrupa’da tahvil getirileri 15 yılın zirvesine çıktı

Tahvil satışları Avrupa’ya da yayıldı.

Fransa ve Almanya devlet tahvillerinde satışların devam etmesiyle getiriler 15 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı.

Avrupa’da enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi enflasyon beklentilerini güçlendirirken, piyasalar Avrupa Merkez Bankası’nın önümüzdeki toplantısında yeni bir faiz artırımına gitme ihtimalini fiyatlıyor.

ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel da geçen hafta enerji şokunun enflasyon riskini artırdığına dikkat çekerek faizlerin daha fazla yükselmesi gerekebileceği mesajını vermişti.

Petrol 91 doların üzerine çıktı

Tahvil piyasalarındaki son satış dalgasını hızlandıran ana faktörlerden biri enerji fiyatları.

Orta Doğu’da yeniden yükselen gerilimle birlikte Brent petrolün varil fiyatı 91 doların üzerine çıktı.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yeniden yansıması ve merkez bankalarının enflasyonla mücadelede daha uzun süre sıkı para politikası uygulamak zorunda kalması ihtimalini güçlendiriyor.

Tahvil yatırımcıları da bu riski daha yüksek getiri talep ederek fiyatlıyor.

Küresel satış dalgasının üç ana nedeni var

Son hareketi tek bir ülkenin para politikasıyla açıklamak güç.

Tahvil piyasasında aynı anda üç baskı öne çıkıyor.

Enerji fiyatlarının yükselmesi, enflasyonun beklenenden daha kalıcı olabileceği endişesini güçlendiriyor.

Fed, ECB ve BOJ’dan faiz artırım beklentilerinin yükselmesi, mevcut tahvillerin cazibesini azaltarak getirilerin yukarı hareket etmesine neden oluyor.

Bunun yanında devletlerin artan borçlanma ihtiyacı ve mali sürdürülebilirlik endişeleri, yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri taşımak için daha yüksek risk primi talep etmesine yol açıyor.

Japonya’daki yüzde 3 seviyesi neden önemli?

Japonya’nın tahvil piyasası uzun yıllar boyunca dünyadaki düşük faiz ortamının temel dayanaklarından biriydi.

Japon yatırımcıların düşük yurtiçi getiriler nedeniyle ABD ve Avrupa dahil yabancı tahvillere yönelmesi, küresel sabit getirili piyasalar için önemli bir talep kaynağı oluşturuyordu.

Japon tahvillerinin daha yüksek getiri sunmaya başlaması bu dengeyi değiştirebilir.

Japon yatırımcıların yurtdışındaki yatırımlarının bir bölümünü ülkeye geri taşıması veya yabancı tahvil alımlarını azaltması, ABD ve Avrupa tahvilleri üzerindeki satış baskısını artırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Tahvil piyasasında yeni bir faiz rejimi mi başlıyor?

Japonya’da 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 3’e ulaşması tek başına bir kriz göstergesi olarak okunmuyor. Piyasadaki bazı analistler hareketi, uzun yıllar süren düşük enflasyon ve sıfıra yakın faiz döneminden çıkışın normalleşme süreci olarak değerlendiriyor.

Ancak Japonya, ABD ve Avrupa getirilerinin aynı anda yükselmesi daha geniş bir değişime işaret ediyor.

Tahvil yatırımcısı artık yalnızca merkez bankalarının bir sonraki faiz kararını fiyatlamıyor. Enerji fiyatları, kamu borcu, tahvil arzı ve enflasyonun kalıcılığı aynı anda risk primi üzerinde etkili oluyor.

Bu nedenle Japonya’daki yüzde 3 eşiğini 30 yıllık bir rekor olmanın ötesinde okumak gerekiyor. Dünyanın en büyük tasarruf havuzlarından birinde tahvil getirilerinin kalıcı biçimde yükselmesi, küresel sermayenin yönünü ve ABD ile Avrupa’nın borçlanma maliyetlerini de etkileyebilir.

Önümüzdeki günlerde Fed, ECB ve BOJ’dan gelecek mesajlar kadar petrol fiyatlarının seyri ve küresel tahvil satışının devam edip etmeyeceği de piyasaların ana gündemlerinden biri olacak.

Kapat