Türkiye Varlık Fonu, gelecekte gerçekleştireceği yeşil, mavi, sosyal ve sürdürülebilir finansman işlemlerinin temelini oluşturacak ilk Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi’ni yayımladı. Tahvil ve sukuktan kredi, garanti ve proje finansmanına kadar farklı araçları kapsayan çerçevede altı yeşil ve bir sosyal proje kategorisi belirlendi. Sustainable Fitch, çerçevenin uluslararası sürdürülebilir finans ilkeleriyle uyumunu “Excellent” olarak değerlendirdi.
Türkiye Varlık Fonu, sürdürülebilir finansman piyasalarından sağlayacağı kaynakların hangi alanlarda ve hangi kurallar çerçevesinde kullanılacağını belirleyen Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi’ni yayımladı.
TVF’nin ilk kez hazırladığı çerçeve; kaynağın kullanımından proje seçimine, elde edilen finansmanın takibinden etki raporlamasına kadar sürecin tamamını düzenliyor. Belge aynı zamanda yeşil ve sosyal finansman yanında su ve deniz ekosistemlerine yönelik mavi finansman işlemleri için de uluslararası standartlarla uyumlu bir zemin oluşturuyor.
Tahvil, sukuk ve krediler aynı çerçeveye giriyor
Çerçevenin en önemli taraflarından biri yalnızca bir yeşil tahvil programına yönelik hazırlanmamış olması.
TVF, belgeyi gelecekte çıkarılabilecek yeşil, sosyal ve sürdürülebilir finansman araçlarının temeli olarak kullanabilecek. Kapsama tahvil, sukuk, kredi, garanti, proje finansmanı imkânları ve TVF tarafından ihraç edilen, düzenlenen, garanti edilen veya desteklenen diğer finansman araçları giriyor.
Sağlanan net kaynağa en az eşit tutarın, çerçevede tanımlanan uygun yeşil ve sosyal projelerin finansmanı veya yeniden finansmanında kullanılması öngörülüyor.
Doğrudan yatırımların yanı sıra sermaye yatırımları, borç finansmanı, proje finansmanı, garantiler, kredi güçlendirme mekanizmaları ve TVF’nin kontrolündeki portföy şirketleri, fonlar, iştirakler veya özel amaçlı şirketler üzerinden gerçekleştirilecek yatırımlar da koşulları sağlamaları halinde sisteme dahil olabilecek.
Bu açıdan yeni belge, tek bir borçlanma işlemini tanımlamaktan çok TVF’nin ileride uluslararası sürdürülebilir sermayeye hangi kurallarla erişebileceğini belirleyen üst finansman mimarisi niteliği taşıyor.
Bu açıklama henüz yeni bir tahvil ihracı anlamına gelmiyor
Buradaki önemli ayrım, çerçevenin yayımlanmış olmasının TVF’nin aynı anda belirli tutarda yeşil tahvil veya sürdürülebilir sukuk ihraç ettiği anlamına gelmemesi.
Belgelerde yeni bir ihraç tutarı, vade, para birimi, kupon oranı veya işlem tarihi açıklanmadı.
Çerçeve, gelecekte yapılabilecek işlemler için uygun projelerin, kaynak kullanımının, yönetişimin ve raporlamanın hangi esaslara göre yürütüleceğini tanımlıyor. İlk somut finansman işlemi açıklandığında, çerçevenin sermaye piyasasındaki uygulaması da görülmeye başlanacak.
Altı yeşil proje kategorisi belirlendi
TVF’nin uygun yeşil projeleri altı ana başlık altında toplandı: temiz ulaşım, sürdürülebilir su ve atık su yönetimi, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü, yeşil binalar, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği. Sosyal tarafta ise temel hizmetlere erişim ayrı bir uygun proje kategorisi olarak tanımlandı.
Kategorilerin kapsamı oldukça ayrıntılı.
Temiz ulaşım tarafında sıfır egzoz emisyonlu yolcu ve yük taşıma araçlarından elektrikli araç şarj altyapılarına, hidrojen dolum sistemlerinden elektrikli demiryollarına kadar farklı yatırımlar finansman kapsamına girebiliyor.
Çerçeve ayrıca sürdürülebilir liman ve terminal yatırımlarını da açık biçimde kapsıyor. Elektrikli konteyner ve yük elleçleme ekipmanları, elektrikli depo ekipmanları, gemilerin limanda karadan elektrik almasını sağlayan altyapı, demiryolu-liman entegrasyonu, akıllı ulaşım sistemleri ve iklim risklerine dayanıklı lojistik altyapıları uygun yatırım örnekleri arasında bulunuyor.
Mavi finansman su ve deniz yatırımlarında devreye giriyor
Çerçevenin mavi finansman boyutu özellikle su, kıyı ve deniz ekosistemleriyle ilgili projelerde belirginleşiyor.
Su ve atık su arıtma, toplama, yeniden kullanım ve geri dönüşüm sistemlerinin yanı sıra akıllı sayaçlar, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, yağmur suyu toplama, gri su geri kazanımı ve su kalitesi izleme teknolojileri uygun alanlar arasında yer alıyor.
Deniz ekosistemlerinin korunması, kıyı habitatlarının restorasyonu, erozyonun önlenmesi, doğa temelli kıyı dayanıklılığı projeleri ve deniz kirliliğinin azaltılmasına yönelik yatırımlar da kapsama alınabiliyor.
Liman tarafında balast suyu yönetim sistemleri, sintine suyu arıtma, atık kabul tesisleri, petrol sızıntılarının önlenmesi ve deniz kirliliğine müdahale altyapıları da uygun finansman alanları arasında sayılıyor.
TVF’nin çerçevesi bu alanda IFC’nin 2025 tarihli Blue Finance Guidelines Version 2.0 hükümlerini referans alıyor.
Yenilenebilir enerjide teknik eşikler var
Yenilenebilir enerji kategorisi güneş ve rüzgâr yatırımlarının yanı sıra belirli kriterleri sağlayan hidroelektrik ve jeotermal projelerini içeriyor.
Hidroelektrikte güç yoğunluğunun 5 W/m²’nin üzerinde olması veya yaşam döngüsü emisyonlarının 100 gCO₂e/kWh’nin altında kalması gerekiyor. Jeotermal enerji projelerinde de aynı 100 gCO₂e/kWh yaşam döngüsü emisyon sınırı uygulanıyor.
Enerji depolama, akıllı şebekeler, şebeke modernizasyonu ve yenilenebilir enerji iletim-dağıtım altyapıları da finansman kapsamına girebiliyor.
Yenilenebilir elektrik kullanılarak üretilen yeşil hidrojen projeleri de uygun kategoriler arasında bulunuyor.
Yeşil binalar için sertifika veya yüzde 30 iyileşme şartı
Gayrimenkul tarafında da finansmanın “yeşil” olarak sınıflandırılması için belirli kriterler bulunuyor.
Uygun binaların yerel piyasadaki enerji performansı açısından en iyi yüzde 15’lik dilimde bulunması veya kabul edilen yeşil bina sertifikalarından birini taşıması gerekiyor.
Çerçevede LEED Gold ve üzeri, BREEAM Excellent ve üzeri, BEP-TR B veya üzeri ve ÇEDBİK Green Building Very Good ve üzeri gibi standartlar sayılıyor.
Mevcut binaların yenilenmesinde ise enerji kullanımı, su tüketimi veya sera gazı emisyonunda ilgili baz seviyeye göre en az yüzde 30 iyileşmenin şeffaf biçimde gösterilebilmesi alternatif kriterlerden biri.
Enerji verimliliğinde fosil yakıt kilitlenmesine izin verilmiyor
Enerji verimliliği kategorisinde sanayi ve altyapının elektriklendirilmesi, enerji verimli ekipman ve makineler, akıllı enerji sistemleri, ISO 50001 uyumlu enerji yönetimi, verimli ısıtma-soğutma sistemleri ve liman ile lojistik tesislerindeki verimlilik yatırımları yer alıyor.
Ancak belge açık bir sınır da çiziyor.
Fosil yakıt teknolojilerinin uzun vadeli kullanımını kilitleyen yatırımlar enerji verimliliği kapsamında uygun kabul edilmeyecek.
Sosyal finansmanda afet dayanıklılığı öne çıkıyor
Çerçevenin tek sosyal proje kategorisi temel hizmetlere erişim.
Bu alan, Türkiye’nin afet riski açısından taşıdığı özellikler nedeniyle özellikle dikkat çekiyor.
Acil durum merkezleri, afet müdahale ekipmanları, lojistik merkezleri, barınma tesisleri, erken uyarı ve iletişim sistemleri, kritik altyapının güçlendirilmesi, yedek enerji, su ve telekom altyapıları gibi yatırımlar sosyal finansman kapsamına girebiliyor.
Hastaneler, okullar, toplum tesisleri ve kamu hizmeti altyapılarının afetlere karşı dayanıklılığını artıran modernizasyon yatırımları da kapsama dahil.
Hedef kitle yalnızca düşük gelirli gruplarla sınırlandırılmıyor. Genel nüfusun yanında düşük gelirli topluluklar, yeterince hizmet alamayan bölgeler, gençler, kadınlar, engelliler, işsizler, mülteciler ve diğer dezavantajlı gruplar da tanımlanan hedef nüfuslar arasında bulunuyor.
Sustainable Fitch de bu kategoriyi değerlendirirken Türkiye’nin deprem ve diğer doğal afetlere yüksek maruziyetine özellikle dikkat çekiyor.
Fosil yakıt, silah ve kumar finansman dışında
TVF, çerçeve kapsamında kullanılacak sürdürülebilir finansman kaynakları için bir hariç tutma listesi de oluşturdu.
Fosil yakıt arama, üretim veya taşımacılığı; petrokimya üretimi; hayvancılıkla ilişkili faaliyetler; nihai alkollü içecek üretimi; askeri sözleşmeler; kumar; silah; nihai tütün ürünleri ile çocuk işçiliği veya zorla çalıştırmayla bağlantılı faaliyetler uygun yeşil ve sosyal proje kapsamına alınmayacak.
Atık yönetiminde de düzenli depolama faaliyetleri ile ayrıştırılmamış atığın yakılması yeşil finansman kapsamının dışında bırakılmış durumda.
Yeniden finansmanda 36 aylık sınır
Çerçeve yalnızca yeni yatırımların finansmanına izin vermiyor. Geçmişte gerçekleştirilen uygun projeler de yeniden finansman kapsamında değerlendirilebilecek.
Ancak yeniden finansmana konu olacak projeler için ihraç tarihinden geriye doğru azami 36 aylık süre öngörülüyor.
Sustainable Fitch’in İkinci Taraf Görüşü’nde ayrıca TVF’nin çerçeve kapsamında sağlanacak kaynakların en az yüzde 25’ini yeni projelere ayıracağını teyit ettiği belirtiliyor. Fitch bu yaklaşımı ilave etki yaratma açısından olumlu değerlendiriyor.
Aynı proje iki kez “yeşil finansman” olarak sayılmayacak
Kaynak kullanımındaki önemli kurallardan biri de çifte sayım riskinin önlenmesi.
Bir projenin ilgili bölümü TVF’nin iştirakleri, portföy şirketleri veya ilişkili kuruluşları tarafından kendi yeşil, sosyal veya sürdürülebilir finansman çerçeveleri üzerinden zaten finanse edilmişse aynı tutar TVF’nin yeni çerçevesinde tekrar uygun kaynak kullanımı olarak gösterilmeyecek.
Ortak finanse edilen projelerde ise yalnızca TVF’nin yatırım içindeki oransal payı uygun kabul edilecek.
Bu kural, TVF’nin geniş portföy yapısı dikkate alındığında özellikle önemli. Haziran 2026 itibarıyla Fon’un portföyünde 36 şirket, iki uzun vadeli işletme lisansı ve yedi stratejik sektöre yayılan gayrimenkul varlıkları bulunuyor.
Projeleri Sürdürülebilirlik Komitesi değerlendirecek
Uygun projelerin belirlenmesi ve izlenmesinden TVF’nin Sürdürülebilirlik Komitesi sorumlu olacak.
Komitede CFO Ofisi, Uluslararası Sermaye Piyasaları ve Proje Finansmanı, İletişim ve Sürdürülebilirlik, yatırımlar, risk yönetimi ile hukuk, uyum ve regülasyon fonksiyonlarının temsil edilmesi öngörülüyor.
Projeler yalnızca faaliyet alanına göre seçilmeyecek. Çevresel etki, iklim kaynaklı fiziksel ve geçiş riskleri, yerel toplumlar üzerindeki etkiler, iş sağlığı ve güvenliği, biyolojik çeşitlilik, doğal kaynaklar, etik ve yolsuzlukla mücadele gibi ESG riskleri de değerlendirmeye dahil edilecek.
Yeterince azaltılamayan önemli çevresel, sosyal veya yönetişim riski taşıdığı belirlenen projeler finansman kapsamından çıkarılabilecek.
Kaynaklar ayrı bir sicil üzerinden izlenecek
TVF, sürdürülebilir finansman araçlarından elde edilen kaynakların hangi projelere yönlendirildiğini takip etmek amacıyla Sustainable Finance Register adlı dahili bir kayıt sistemi oluşturacak.
Henüz projelere tahsis edilmemiş kaynaklar, TVF’nin hazine ve likidite politikaları doğrultusunda nakit, nakit benzeri varlıklar veya diğer hazine araçlarında geçici olarak tutulabilecek.
Bir proje sonradan kriterleri kaybeder, satılır veya iptal edilirse ilgili finansman mümkün olan en kısa sürede başka bir uygun projeye yönlendirilecek.
Yatırımcılar yalnızca kaynağın nereye gittiğini görmeyecek
Çerçevenin raporlama ayağı da ayrıntılı biçimde tanımlandı.
TVF, sürdürülebilir finansman aracından sağlanan net kaynak tamamen tahsis edilene kadar her yıl tahsisat ve etki raporu yayımlamayı planlıyor. Tam tahsis sonrasında önemli bir değişiklik meydana gelmesi halinde yeniden raporlama yapılacak.
Raporlarda toplam sürdürülebilir finansman bakiyesi, projelere tahsis edilen tutar, proje kategorilerine göre dağılım, yeni finansman-yeniden finansman oranı, henüz tahsis edilmemiş bakiye ve mümkün olduğu ölçüde projelerin coğrafi dağılımı açıklanabilecek.
Etki tarafında ise kaçınılan veya azaltılan sera gazı emisyonundan şarj istasyonu sayısına, kurulu yenilenebilir enerji kapasitesinden yıllık enerji tasarrufuna, arıtılan veya yeniden kullanılan su miktarından geri dönüştürülen atığa kadar somut metrikler öngörülüyor.
Sosyal projelerde ise temel hizmetlere erişim sağlayan kişi sayısı ile afet hazırlığı ve dayanıklılık altyapılarından yararlanan kişi sayısı takip edilebilecek.
Sustainable Fitch genel uyumu “Excellent” olarak değerlendirdi
Çerçeve için bağımsız İkinci Taraf Görüşü Sustainable Fitch tarafından hazırlandı.
Fitch, TVF’nin çerçevesini ICMA’nın 2025 Yeşil Tahvil İlkeleri ve Sosyal Tahvil İlkeleri, Sürdürülebilirlik Tahvili Kılavuzu, LMA-LSTA-APLMA Yeşil ve Sosyal Kredi İlkeleri ile IFC’nin 2025 Mavi Finansman Kılavuzu açısından değerlendirdi.
Genel uyum derecesi “Excellent” olarak verildi. Sustainable Fitch metodolojisinde bu seviye, çerçevenin ilgili temel uluslararası ilke ve kılavuzlarla tam uyumlu olarak değerlendirildiğini ifade ediyor.
Ancak ayrıntılı rapor, bütün alt başlıkların aynı notu almadığını da gösteriyor.
Kaynak kullanımı “Good”, kaynak kullanımına ilişkin diğer bilgiler “Excellent”, proje değerlendirme ve seçimi “Excellent”, kaynak yönetimi “Good”, raporlama ve şeffaflık ise “Excellent” olarak değerlendirildi. Buna karşın bütün çerçeve için nihai uyum görüşü “Excellent” oldu.
Bu ayrım, basın bültenindeki “Excellent” derecesinin çerçevenin genel değerlendirmesini ifade ettiğini doğru okumak açısından önemli.
Sustainable Fitch’in görüşü ayrıca bir kredi notu veya yatırım tavsiyesi değil; sürdürülebilir finansman çerçevesinin ilgili prensiplere uyumuna ilişkin bağımsız değerlendirme niteliğinde.
İzmir Limanı yatırımları açısından dikkat çekici bir çerçeve
Belgenin zamanlaması TVF’nin portföyündeki son gelişmeler açısından da dikkat çekiyor.
Türkiye Varlık Fonu, İzmir Limanı’nın devrini 1 Ağustos 2026 itibarıyla tamamladı ve limanı uluslararası standartlarla uyumlu, daha verimli ve sürdürülebilir bir lojistik merkez haline getirecek modernizasyon yatırımları planladığını açıkladı.
Yeni finansman çerçevesinin temiz ulaşım bölümünde ise sürdürülebilir limanlar, elektrikli yük elleçleme ekipmanları, kıyı elektrik altyapısı, demiryolu-liman entegrasyonu ve iklim dirençli lojistik yatırımları açık biçimde uygun proje örnekleri arasında bulunuyor.
Ancak TVF, İzmir Limanı modernizasyonunun bu çerçeve kapsamında finanse edileceğine ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Bu nedenle iki gelişme arasında doğrudan finansman bağlantısı kurmak için ileride yapılacak tahsisat açıklamalarını beklemek gerekiyor.
COP31 öncesinde sürdürülebilir sermaye kanalı açılıyor
TVF, çerçevenin Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yayımlanmasına da özel önem atfediyor.
Belgenin Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi, COP31 kapsamında şekillenecek sürdürülebilirlik vizyonu ve Sıfır Atık hedefleriyle uyumlu finansman kanallarını güçlendirmesi amaçlanıyor.
Fon aynı zamanda sürdürülebilir finansmana erişimi çeşitlendirmeyi ve uluslararası sürdürülebilir finans yatırımcılarıyla ilişkilerini genişletmeyi çerçevenin temel amaçları arasında sayıyor.
Çerçevenin asıl testi ilk ihraçta başlayacak
TVF’nin yeni çerçevesi önemli çünkü sürdürülebilirliği yalnızca bir yatırım politikası başlığı olmaktan çıkarıp doğrudan finansman kaynağının koşullarına bağlıyor.
Bir sonraki aşamada izlenecek konu artık belgenin yayımlanması değil; TVF’nin bu altyapıyı kullanarak hangi finansman aracını, hangi büyüklükte ve hangi yatırımcı kitlesine sunacağı olacak.
Yeşil tahvil, sürdürülebilir sukuk, uluslararası kredi veya proje finansmanı gibi farklı seçeneklerin tamamı için altyapı oluşturulmuş durumda. Özellikle TVF’nin enerji, ulaşım, liman, finans ve gayrimenkul gibi sermaye yoğun sektörlerdeki portföyü düşünüldüğünde çerçeve, sürdürülebilir finansman piyasasına çıkarılabilecek proje havuzunu oldukça geniş tutuyor.
Bununla birlikte başarı yalnızca “yeşil” etiketli finansman miktarıyla ölçülmeyecek. Hangi projelerin seçildiği, yeni yatırımların payı, sağlanan çevresel ve sosyal etkinin ölçülebilirliği ve yıllık raporlamanın ne kadar ayrıntılı yapılacağı asıl belirleyici olacak.
Bu nedenle ilk sürdürülebilir finansman işlemi ve sonrasında yayımlanacak ilk tahsisat-etki raporu, çerçevenin kağıt üzerindeki standartlardan gerçek yatırım etkisine nasıl dönüştüğünü gösterecek.


