Visit Sponsor

Yazı: 14:28 Fintekler

Pluxee Türkiye Kadın Liderlikte Yüzde 55’e Ulaştı

Pluxee Türkiye, 2025 sonunda yüzde 46 kadın çalışan ve yüzde 55 kadın lider oranına ulaştı. Şirket teknoloji rollerinde kadın temsilini artırmak için yeni programlar ve sosyal etki projeleri yürütüyor.

Çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliği başlığı şirketlerin stratejik gündeminde giderek daha güçlü bir yer tutuyor. Çalışan deneyimi ve kurumsal yönetişim yaklaşımını bu perspektifle şekillendiren Pluxee Türkiye, kadın çalışan ve kadın lider oranlarında dikkat çekici bir temsil seviyesine ulaştığını açıkladı.

Şirket tarafından paylaşılan verilere göre 2025 yıl sonu itibarıyla Pluxee Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 46’ya yükselirken, üst düzey yönetimde kadın lider oranı yüzde 55 seviyesine çıktı. Bu tablo, şirketin eşitlik yaklaşımını yalnızca temsille sınırlı tutmadığını; karar mekanizmalarında etkin katılım ve sürdürülebilir liderlik modeliyle desteklediğini gösteriyor.

Teknoloji Rollerinde Kadın Temsilini Artırma Hedefi

Pluxee Türkiye, özellikle teknoloji ve dijital alanlarda kadın temsilini artırmayı stratejik hedefleri arasında konumlandırıyor. Şirket, 2025 yılında yüzde 27 seviyesinde bulunan STEM rollerindeki kadın oranını 2027 yılına kadar yüzde 40’a yükseltmeyi planlıyor.

Bu hedef doğrultusunda hayata geçirilen Dijital LeadHer programı, teknik ve dijital rollerde görev alan kadın çalışanlara mentorluk ve gelişim desteği sunuyor. Programın amacı, teknoloji alanındaki kadın profesyonellerin kariyer gelişimini destekleyerek daha güçlü bir liderlik havuzu oluşturmak.

Eşitlik Kurumsal Yönetişimin Parçası

Pluxee Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Feride Düzduran Gündüz, toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurumların rekabet gücü ve sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir başlık haline geldiğini vurguluyor.

Gündüz’e göre çalışan deneyimi yaklaşımı, fırsat eşitliğinin kurum içinde güçlü biçimde hayata geçirilmesini sağlayan en önemli kaldıraçlardan biri. Kurumların hedefi yalnızca kadınların iş hayatına katılımını artırmakla sınırlı kalmıyor; karar süreçlerinde güçlü temsil sağlayan kapsayıcı bir yönetim modeli oluşturmak da aynı derecede önem taşıyor.

Uluslararası Platformlarda Takdir Gören Eşitlik Politikası

Pluxee Türkiye’nin eşitlik alanındaki yaklaşımı uluslararası platformlarda da karşılık buluyor. Şirket, Türk-Fransız Ticaret Derneği tarafından düzenlenen gala gecesinde toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla ödüle layık görüldü.

Kurumsal taahhütler de bu yaklaşımı destekliyor. Pluxee Türkiye, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin imzacısı ve United Nations Global Compact üyesi olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini küresel sürdürülebilirlik stratejisinin önemli bir bileşeni olarak ele alıyor.

Kadın Liderliğini Destekleyen Sosyal Etki Programları

Şirket, çalışanlarının yanı sıra iş dünyasında kadınların kariyer gelişimini destekleyen sosyal etki projelerinde de aktif rol üstleniyor. Bu kapsamda kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz inisiyatifine katkı sağlanırken, TurkishWIN iş birliğiyle yürütülen Million Women Mentors Programı çerçevesinde Pluxee çalışanları gönüllü mentor olarak genç kadınlara destek veriyor.

Ayrıca YKKD mentorluk programları ve IWF Türkiye, İNAN, KAGİDER ile Teknolojide Kadın Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen iş birlikleri de şirketin kapsayıcı büyüme yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Kadın Girişimcilere Yönelik Buluşma

Pluxee Türkiye, kapsayıcı büyüme yaklaşımını üye işyeri ekosistemine de taşıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte kadın girişimci üye işyerleri İstanbul’da bir araya geldi.

Etkinlikte kadın girişimciler işlerini büyütme süreçlerinde karşılaştıkları deneyimleri paylaşırken; iş geliştirme, marka görünürlüğü ve sosyal medya kullanımı gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar aynı zamanda birbirlerinin deneyimlerinden öğrenebilecekleri etkileşimli bir paylaşım ortamında buluştu.

Kurumsal eşitlik politikaları son yıllarda yalnızca insan kaynakları gündeminin parçası olarak görülmüyor. Kurumsal yönetişim, sürdürülebilir büyüme ve yetenek yönetimi stratejilerinin merkezine yerleşen bu yaklaşım, özellikle teknoloji ve dijital sektörlerde rekabet avantajı sağlayan önemli bir unsur haline geliyor. Kadın temsilinin yönetim kademelerinde artması, karar süreçlerinde farklı perspektiflerin güçlenmesini sağlayarak kurumların inovasyon kapasitesini destekleyen bir etki yaratıyor. Bu yaklaşım aynı zamanda şirketlerin yetenek havuzunu genişleterek daha sürdürülebilir liderlik modelleri oluşturmasına katkı sunuyor. Teknoloji ve STEM alanlarında kadın temsilinin artırılması ise küresel iş dünyasının öncelikli gündemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kurumların mentorluk, liderlik gelişimi ve kapsayıcı kariyer programlarına yaptığı yatırımlar, uzun vadede şirketlerin dönüşüm kapasitesini belirleyen stratejik faktörler arasında yer alıyor.

Kapat