Allianz Trade tarafından yayımlanan Tahsilat Zorluğu Skoru ve Derecelendirmesi Raporu’nun dördüncü baskısı, küresel ticarette alacak tahsilatının şirketler açısından giderek daha karmaşık bir yapıya büründüğünü ortaya koyuyor. Küresel GSYİH ve ticaret hacminin yaklaşık yüzde 90’ını temsil eden 52 ülkeyi kapsayan çalışmaya göre, küresel tahsilat zorluğu skoru 100 üzerinden 47,2 seviyesine çıkarak “yüksek” bantta konumlandı.
Raporda, parçalanan dünya ekonomisi ve değişen ticaret akışlarının etkisiyle uluslararası ticari alacakların neredeyse yarısının “çok yüksek” ya da “ciddi” risk grubunda yer aldığına dikkat çekiliyor. Söz konusu ülkelerde bulunan ticari alacakların toplam büyüklüğü ise yaklaşık 1,1 trilyon dolar seviyesinde.
Tahsilat Riski En Yüksek Pazarlar
Allianz Trade verilerine göre, ihracatçıların ticari alacaklarını tahsil etmekte en fazla zorlandığı ülkeler Suudi Arabistan, Meksika ve Birleşik Arap Emirlikleri olarak öne çıkıyor. Yerel ödeme alışkanlıkları, uzun tahsilat süreleri, mahkeme süreçlerinin karmaşıklığı ve iflas uygulamaları bu ülkelerdeki risk seviyesini artıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Buna karşılık Almanya, Hollanda ve Portekiz, uluslararası borçların görece daha hızlı ve öngörülebilir şekilde tahsil edilebildiği ülkeler arasında gösteriliyor.
Türkiye’de Görece İyileşme, Ancak Risk Sürüyor
Raporda Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Türkiye, 2022 yılında borç tahsilatının en zor olduğu ülkeler arasında 13’üncü sıradayken, 2026 perspektifinde 52 ülke arasında 27’nci sıraya geriledi. Son dört yılda mahkeme süreçleri ve iflas düzenlemelerinde sağlanan iyileşmeler, uluslararası tahsilat zorluklarının seviyesini “çok yüksek” banttan “yüksek” seviyeye çekti.
Buna karşın uzun alacak vadeleri ve ödeme alışkanlıkları, Türkiye açısından hâlen temel risk alanları arasında yer alıyor. Türk şirketlerinin ihracat yaptığı ilk 20 ülke içinde ise alacakların en zor tahsil edildiği pazarlar Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin olarak öne çıkıyor.
Küresel Risk Dağılımı Yeniden Şekilleniyor
Raporda yer alan sınıflandırmaya göre tahsilat zorluğu skorları dört ana grupta değerlendiriliyor:
40’ın altı “Belirgin”, 40–50 arası “Yüksek”, 50–60 arası “Çok Yüksek” ve 60 üzeri “Ciddi”.
2022 raporunda 49 olan küresel ortalamanın 47,2’ye gerilemesi sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de risk dağılımının daha dar bir alanda yoğunlaştığı görülüyor. “Ciddi” ve “çok yüksek” risk grubundaki ülke oranı azalırken, “yüksek” ve “belirgin” bantta yer alan ülkelerin payı artış gösteriyor. Buna rağmen yüksek iflas oranları, jeopolitik gerilimler, korumacı politikalar ve artan dijital riskler, alacak tahsilatını özellikle ihracatçılar için kritik bir gündem başlığı haline getiriyor.
Allianz Trade’ten Küresel Değerlendirme
Allianz Trade Yönetim Kurulu Üyesi, Kredi İstihbaratı, Reasürans ve Kefalet Sorumlusu Fabrice Desnos, küresel ticari alacakların yüzde 48’inin tahsilat zorluğu “çok yüksek” ya da “ciddi” seviyedeki ülkelerde bulunduğunu belirtiyor. Küresel ticaret hacminin genişlemesiyle birlikte bu riskin mutlak değer olarak 1,1 trilyon dolara ulaştığını vurgulayan Desnos, iflasların hâlen tüm bölgelerde tahsilat zorluğunu artıran ana faktörlerden biri olduğunu ifade ediyor.
Allianz Trade Grup Alacak ve Tahsilat Müdürü Pascal Personne ise Orta Doğu ve Afrika bölgelerinin tahsilat açısından en zor coğrafyalar arasında yer aldığını, gelişmiş ekonomilerle gelişmekte olan pazarlar arasındaki farkın özellikle Asya’da giderek kapandığını aktarıyor.
Yeni Ticaret Merkezleri Daha Fazla Seçicilik Gerektiriyor
Raporda, küresel ticaret sistemindeki dönüşümle birlikte Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam ve Malezya gibi “Yeni Nesil Ticaret Merkezleri”nin öne çıktığına da dikkat çekiliyor. Ancak bu pazarlar cazip fırsatlar sunarken, ortalama 62 puanla “ciddi” seviyede tahsilat zorluğu barındırıyor.
Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle, bu pazarlarda faaliyet göstermek isteyen şirketlerin güçlü kredi yönetimi, sıkı alacak takibi ve seçici ticaret stratejileriyle ilerlemesinin kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Allianz Trade’in son raporu, küresel ticarette riskin artık yalnızca makroekonomik göstergelerle sınırlı kalmadığını net biçimde ortaya koyuyor. Tahsilat zorluğu, ihracatçılar için finansman maliyeti kadar stratejik bir karar unsuru haline gelmiş durumda. Türkiye özelinde kaydedilen iyileşme olumlu bir sinyal sunsa da uzun vadeler ve bölgesel riskler, şirketlerin alacak yönetiminde daha disiplinli ve veri odaklı hareket etmesini zorunlu kılıyor. Yeni ticaret merkezlerine yönelim artarken, seçici büyüme ve güçlü kredi politikaları rekabet avantajının anahtarı olarak öne çıkıyor.

