Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı bir dönemde yayımlanan 2026 Ülke Risk Atlası, risk haritasında dikkat çekici bir yön değişimine işaret ediyor. Ticari alacak sigortasında küresel lider konumda bulunan Allianz Trade’in analizine göre, yoğun jeopolitik gerilimlere ve ticari sürtüşmelere rağmen küresel ülke risk görünümü 2025 yılı itibarıyla iyileşme eğilimi gösterdi.
Küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 94’ünü temsil eden 83 ülkeyi kapsayan çalışma; ekonomik performans, siyasi istikrar, iş ortamı ve sürdürülebilirlik göstergelerini içeren kapsamlı bir model üzerinden hazırlandı. 36 ülkenin risk notu yükseltilirken 14 ülkenin notu aşağı yönlü revize edildi. Bu tablo, belirsizlik ortamında mali ve parasal politika araçlarının dengeleyici rolünü ortaya koyuyor.
Makro Temeller Güçlenirken Seçicilik Artıyor
Allianz Trade Ekonomi Araştırmaları Başkanı Ana Boata, 2025 yılında not artışlarının arkasında daha destekleyici maliye ve para politikalarının yer aldığını belirtiyor. Boata’ya göre birçok gelişmekte olan piyasada finansman koşullarının iyileşmesi, yerel para birimlerinin değer kazanması ve emtia fiyatlarındaki yükseliş, transfer ve konvertibilite risklerini azaltarak dayanıklılığı güçlendirdi.
Yüksek gelirli ekonomilerde ise enflasyondaki gerileme ve ticaret performansındaki toparlanma Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesinde risk görünümünü destekleyen başlıklar arasında yer aldı.
Türkiye Ekonomisi Görece Dayanıklı
Rapora göre Türkiye ekonomisinin 2026-2027 döneminde güçlü iç tüketim ve altın bağlantılı servet etkileriyle yaklaşık yüzde 3,7 büyüme potansiyeline sahip olduğu öngörülüyor. Makro görünüm görece dirençli seyretse de enflasyona yönelik yukarı yönlü riskler ve yüksek borçlanma maliyetleri özellikle ihracatçı şirketlerin kârlılığı üzerinde baskı oluşturuyor.
Allianz Trade Gelişmekte Olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Luca Moneta, derecelendirmelerin şirketlerin ödeme riskini etkileyen makro faktörlere dair kapsamlı içgörüler sunduğunu vurguluyor. Moneta’ya göre 17 kısa vadeli ve 18 orta vadeli göstergenin birleşimi, çoklu kriz ortamında karar vericilere ekonomik ve finansal oynaklıkları aşma konusunda yön gösteren bir pusula işlevi görüyor.
Önemli Ekonomilerde Risk Kümesi Sürüyor
Risk notu düşürülen ülke sayısı sınırlı görünse de 2024’e kıyasla belirgin bir artış söz konusu. Fransa, Belçika ve ABD gibi sistemik öneme sahip ekonomilerin aşağı yönlü revizyon listesinde bulunması, küresel şirketler açısından orta vadeli risklerin sürdüğüne işaret ediyor.
Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui, dayanıklılığın arttığını ancak risk kümelerinin ortadan kalkmadığını belirtiyor. Coqui’ye göre küresel ekonomi; yapay zeka, demografik dönüşüm, iklim geçişi ve ticaret düzenlemeleri gibi eş zamanlı yapısal değişimlerin etkisi altında. Bu nedenle şirketlerin temel derecelendirmelerin ötesine geçen, ileriye dönük ve ülke bazlı ayrıntılı risk yönetimi yaklaşımını benimsemesi gerekiyor.
Gazeteci Yorumu
Ülke Risk Atlası, fintek ve ticaret finansmanı ekosistemi açısından stratejik bir referans niteliği taşıyor. Sınır ötesi ödeme altyapıları, ticari alacak sigortası, açık finans sistemleri ve tedarik zinciri finansmanı kararları doğrudan ülke risk skorlarından etkileniyor.
Gelişmekte olan piyasalardaki iyileşme fon akışlarını destekleyebilir. Ancak ABD ve Fransa gibi yüksek hacimli ekonomilerdeki aşağı yönlü revizyonlar, küresel finansman maliyetleri ve sermaye hareketleri üzerinde baskı yaratma potansiyeli barındırıyor. Şirketler için ana mesaj net: Risk analizi artık operasyonel bir kontrol aracı değil, stratejik bir büyüme filtresi.
Fintek ve ticaret finansmanı perspektifinden bakıldığında Ülke Risk Atlası, yalnızca makroekonomik bir referans belgesi olarak okunmamalı. Ticari alacak sigortası, sınır ötesi ödeme akışları ve açık finans altyapıları açısından ülke risk skorları; kredi tahsisinden tedarik zinciri finansmanına kadar birçok kararın temel girdisi haline geliyor. Risk notlarındaki iyileşme eğilimi, gelişmekte olan piyasalara yönelik fon akışlarını destekleyebilir. Ancak ABD ve Fransa gibi sistemik ekonomilerde görülen aşağı yönlü revizyonlar, küresel finansman maliyetleri ve sermaye hareketleri üzerinde baskı yaratma potansiyeli taşıyor. Şirketler için ana mesaj net: Ülke risk analizi, artık stratejik planlamanın merkezinde yer almalı ve gerçek zamanlı veriyle beslenmeli.

