Garanti BBVA, Limak tarafından geliştirilen Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi kapsamında 400 milyon euro tutarındaki sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi ve 575 milyon euro tutarındaki sürdürülebilirlikle bağlantılı faiz riskinden korunma işlemlerinde Sürdürülebilirlik Koordinatörü olarak görev aldı. Banka, sürdürülebilirlik kriterlerinin kredi süreçlerinin yanı sıra türev ürünlere de entegre edilmesini sağlayan finansman yapısında kritik rol üstlendi.
Garanti BBVA, Türkiye’nin önemli ulaşım altyapısı yatırımları arasında yer alan Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi’nin finansmanında sürdürülebilirlik koordinasyonunu üstlendi. Limak tarafından geliştirilen proje kapsamında banka, uluslararası ve yerel finans kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen 400 milyon euro tutarındaki sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi ile 575 milyon euro tutarındaki sürdürülebilirlikle bağlantılı faiz riskinden korunma işlemlerinde koordinatörlük yaptı.
Garanti BBVA, söz konusu işlemlerde sürdürülebilirlik çerçevesinin oluşturulması, performans göstergelerinin belirlenmesi, bağımsız ikinci taraf görüşü sürecinin koordinasyonu ve uygulama adımlarının yürütülmesinden sorumlu oldu.
Sürdürülebilirlik hedefleri finansal performansla ilişkilendirildi
Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi için oluşturulan finansman yapısı, sürdürülebilirlik hedeflerini finansal performans göstergeleriyle ilişkilendirerek uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyor. Bu yapı, altyapı yatırımlarında finansman maliyeti, risk yönetimi ve sürdürülebilirlik performansının birlikte ele alınmasına olanak tanıyor.
Sürdürülebilirlikle bağlantılı krediler, şirketlerin belirlenen çevresel, sosyal veya yönetişim hedeflerine ulaşma performansını finansman koşullarıyla ilişkilendiren yapılar olarak öne çıkıyor. Bu modelde finansman yalnızca proje büyüklüğü veya bilanço gücü üzerinden kurgulanmıyor; aynı zamanda sürdürülebilirlik performansı da finansal yapının ayrılmaz bir parçası haline geliyor.
Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi’nde oluşturulan yapı, bu yaklaşımın büyük ölçekli altyapı yatırımlarına nasıl uygulanabileceğini göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Türkiye’nin en büyük sürdürülebilirlikle bağlantılı IRS işlemi
Garanti BBVA’nın sürdürülebilirlik koordinasyonunu üstlendiği 575 milyon euro tutarındaki faiz riskinden korunma işlemi, Türkiye’nin en büyük sürdürülebilirlikle bağlantılı IRS işlemi olma özelliğini taşıyor.
Bu işlem, sürdürülebilir finansman uygulamalarının yalnızca kredi ürünleriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Sürdürülebilirlik kriterlerinin türev ürünlere entegre edilmesi, finansal risk yönetimi araçlarının da çevresel ve sosyal performans hedefleriyle uyumlu hale getirilebileceğini ortaya koyuyor.
Faiz riskinden korunma işlemleri, özellikle uzun vadeli ve büyük ölçekli altyapı projelerinde finansman maliyetlerinin yönetilmesi açısından kritik rol oynuyor. Bu yapının sürdürülebilirlik hedefleriyle ilişkilendirilmesi, proje finansmanında yeni nesil finansal mühendislik uygulamalarının geliştiğine işaret ediyor.
Altyapı yatırımlarında sürdürülebilir finansman modeli genişliyor
Altyapı projeleri, uzun vadeli etkileri nedeniyle sürdürülebilir finansman açısından en kritik yatırım alanları arasında yer alıyor. Ulaşım, enerji, şehirleşme ve lojistik altyapılarında finansman modellerinin çevresel ve sosyal göstergelerle ilişkilendirilmesi, yatırımın yalnızca ekonomik getirisine odaklanan geleneksel yaklaşımı dönüştürüyor.
Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi’nde uygulanan finansman modeli, çevresel ve sosyal performans hedeflerini finansman mekanizmasının parçası haline getiriyor. Bu yaklaşım, altyapı yatırımlarında hem finansal disiplin hem de sürdürülebilirlik performansının birlikte izlenmesini destekliyor.
Sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi ve IRS işlemlerinin birlikte yapılandırılması, Türkiye’de sürdürülebilir finansman pazarının ürün çeşitliliği açısından geliştiğini de gösteriyor.
Sinem Edige sürdürülebilir dönüşümde finans sektörünün rolüne dikkat çekti
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, finans sektörünün sürdürülebilir dönüşümde oynadığı rolün her geçen gün daha önemli hale geldiğini belirtti.
Edige, Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi kapsamında yürütülen koordinasyon görevinin, Garanti BBVA’nın sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını farklı ürün ve çözümlere taşıma vizyonunun önemli bir yansıması olduğunu ifade etti.
Sürdürülebilirlik kriterlerinin hem kredi hem de risk yönetimi araçlarıyla ilişkilendirilmesini desteklediklerini belirten Edige, bu yapıların altyapı yatırımlarında uzun vadeli değer yaratımını teşvik eden yenilikçi finansman modellerinin gelişimine katkı sağladığını söyledi.
Sürdürülebilir finansmanda yeni eşik: kredi dışı ürünler
Garanti BBVA’nın Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi’ndeki rolü, sürdürülebilir finansmanda yeni bir eşiğe işaret ediyor. Önceki dönemde sürdürülebilir finansman daha çok yeşil kredi, sürdürülebilirlik bağlantılı kredi veya tahvil ihraçları üzerinden gündeme geliyordu. Yeni dönemde ise türev ürünler, riskten korunma araçları ve yapılandırılmış finansman çözümleri de sürdürülebilirlik kriterleriyle ilişkilendiriliyor.
Bu gelişme, finansal ürünlerin sürdürülebilirlik dönüşümünde daha bütüncül bir rol üstlenebileceğini gösteriyor. Şirketler için yalnızca kaynak temini değil, faiz riski, döviz riski ve uzun vadeli finansman planlaması da sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hale gelebilir.
Bankalar açısından bu alan, danışmanlık, ürün tasarımı, sürdürülebilirlik performans göstergesi belirleme, bağımsız görüş süreçlerinin koordinasyonu ve raporlama takibi gibi daha karmaşık uzmanlık gerektiren yeni bir hizmet katmanı oluşturuyor.
Türkiye’de sürdürülebilir finansman derinleşiyor
Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi finansmanında sürdürülebilirlik kriterlerinin kredi ve IRS işlemlerine entegre edilmesi, Türkiye’de sürdürülebilir finansman pazarının olgunlaşması açısından önemli bir gösterge. Artık sürdürülebilirlik, yalnızca ayrı bir finansman etiketi olarak kullanılmıyor; proje finansmanı, risk yönetimi ve uzun vadeli değer yaratma süreçlerine entegre ediliyor.
Bu yaklaşımın yaygınlaşması, özellikle altyapı, enerji, ulaşım, sanayi ve gayrimenkul gibi yüksek yatırım ihtiyacı olan sektörlerde daha fazla sürdürülebilir finansman yapısının ortaya çıkmasını sağlayabilir.
Türkiye’de bankaların sürdürülebilir finansman tarafındaki rolü de bu çerçevede genişliyor. Finans kuruluşları, yalnızca kaynak sağlayan taraf olmaktan çıkıp şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerini finansal ürünlerle ilişkilendiren stratejik danışman ve yapılandırıcı konumuna ilerliyor.
Garanti BBVA’nın Kınalı-Malkara Otoyolu Projesi’nde 400 milyon euro sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi ve 575 milyon euro sürdürülebilirlikle bağlantılı IRS işleminde koordinatörlük üstlenmesi, Türkiye sürdürülebilir finansman pazarında önemli bir ürün derinleşmesine işaret ediyor. Burada dikkat çekici olan yalnızca finansman büyüklüğü değil; sürdürülebilirlik kriterlerinin faiz riskinden korunma gibi türev ürünlere de entegre edilmesi. Bu yapı, sürdürülebilir finansmanın kredi ve tahvil etiketlerinin ötesine geçerek risk yönetimi mimarisinin parçası haline geldiğini gösteriyor. Büyük altyapı projelerinde finansman maliyeti, faiz riski, çevresel ve sosyal performans artık birlikte yönetilmek zorunda. Garanti BBVA’nın bu işlemlerde sürdürülebilirlik çerçevesi, performans göstergeleri ve bağımsız ikinci taraf görüşü süreçlerini koordine etmesi, bankaların yeni dönemde yalnızca kredi sağlayan kurumlar değil; sürdürülebilir dönüşümü finansal ürün tasarımıyla yönlendiren yapılandırıcı aktörler haline geldiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de sürdürülebilir finansmanın derinleşmesi için bu tür karma ürünlerin artması kritik olacak.


