Garanti BBVA, Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahviliyle Environmental Finance tarafından düzenlenen 2026 Sürdürülebilir Borç Ödülleri’nde (Sustainable Debt Awards 2026) iki kategoride ödüle layık görüldü. Tahvil, deniz ve su ekosistemlerinin korunmasına yönelik projelere finansman sağlayarak sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi bir finansman modeli ortaya koyuyor. Banka, gerçekleştirdiği ihraç ile Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesinde “İnovasyon Ödülü – Gelirlerin Kullanımı, Yeşil Tahvil” ve “Yılın Yeşil Tahvili – Finans Kurumu” kategorilerinde başarı elde etti.
Sürdürülebilir Borç Piyasalarında Yenilikçi Bir Model
Sürdürülebilir borç piyasalarında yenilikçi bir kullanım alanı yaklaşımı sunan söz konusu tahvil çerçevesi; sürdürülebilir turizm, deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve su yönetimi projelerini bir araya getirerek ekosistem temelli bütüncül bir yaklaşım ortaya koyuyor. Toplam 20 milyon 215 bin dolar büyüklüğünde ve üç yıl vadeli olarak gerçekleştirilen ihraç, uluslararası sürdürülebilir finans standartlarına uygun olarak yapılandırıldı. Güçlü bir raporlama mimarisine sahip olan yapı, tahvil gelirlerinin doğrudan çevresel etki yaratacak alanlara yönlendirilmesini sağlıyor.
Biyoçeşitlilik Temalı Tahvil Gelirleri Nerelerde Kullanılıyor?
Environmental Finance ödüllerinde inovatif yapısıyla öne çıkan Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvilinden elde edilen kaynaklar stratejik ekosistem projelerine aktarılıyor. Söz konusu gelirlerin özellikle Akdeniz havzasında deniz ve tatlı su ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir turizm uygulamalarının desteklenmesi, sürdürülebilir balıkçılık faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve verimli su yönetimi projelerinin hayata geçirilmesi gibi alanlara yönlendirilmesi hedefleniyor.
Sürdürülebilir Finansın Kapsamını Doğa ve Biyoçeşitlilikle Genişletiyoruz
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, sürdürülebilirliği yalnızca iklim başlığıyla sınırlı görmediklerini, su kaynakları, deniz ekosistemleri ve biyoçeşitliliğin korunmasını da finans sektörünün sorumluluk alanında değerlendirdiklerini aktarıyor. Sürdürülebilir finansın kapsamını doğa ve biyoçeşitlilik boyutuyla genişlettiklerinin altını çizen Onaran, sermaye piyasalarını doğa dostu yatırımlar için harekete geçiren öncü bir adım attıklarını belirtiyor. Environmental Finance tarafından verilen ödüllerin yenilikçi araçların uluslararası ölçekte takdir edildiğini gösterdiğini vurgulayan yönetici, doğa ve su odaklı finansman modelleri geliştirmeye devam edeceklerini paylaşıyor.
Sürdürülebilir finans (Green Finance) ekosistemini değerlendirdiğimizde, biyoçeşitlilik ve su odaklı tematik tahvillerin küresel varlık yönetimi stratejilerinde giderek daha merkezi bir konuma yerleştiğini gözlemliyoruz. Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) standartlarının blokzincir ve IoT (Nesnelerin İnterneti) destekli ölçüm araçlarıyla entegre edilmesi, fonların nereye harcandığını ve ne düzeyde etki yarattığını saniye saniye şeffaflaştırıyor. Bankaların regtech çözümleriyle uyumlu biçimde ihraç ettikleri yenilikçi borçlanma araçları, kurumsal yatırımcıların “Yeşil Aklama” (Greenwashing) riskini ortadan kaldırarak güvenli limanlar yaratıyor. 2026 yılı itibarıyla, iklim değişikliğinin salt karbon salınımı ekseninden çıkıp doğrudan biyolojik ekosistemlere odaklandığı bir düzlemde, doğa temelli finansman modellerini teknolojiyle birleştiren kurumların pazarın itici gücü olmaya devam edeceği öngörülüyor.

