EY-Parthenon’un CEO Görünüm Araştırması 2025, küresel riskler karşısında iş dünyasının liderlerinin dayanıklılık seviyesinin güçlendiğini ortaya koydu. 21 ülkeden 1.200 CEO’nun katılımıyla hazırlanan çalışma, şirketlerin belirsizlik ortamında büyüme stratejilerini yeniden şekillendirdiğini ve CEO güven endeksinde belirgin bir artış yaşandığını gösteriyor.
Katılımcı CEO’ların %57’si jeopolitik ve ekonomik belirsizliğin en az bir yıl daha devam edeceğini öngörüyor. Buna rağmen, CEO’ların geleceğe duyduğu güvenin 83 puana yükselmesi dikkat çekiyor. Endeks bir önceki araştırmaya göre 7 puan artarak yöneticilerin değişime uyum sağlama, iş modellerini yenileme ve operasyonel çevikliği artırma konusundaki kararlılıklarını destekliyor.
Liderler Değişime Uyum Sağlıyor ve Dönüşüm Planlarını Hızlandırıyor
Araştırmaya göre CEO’lar dönüşümün artık ertelemeden uygulanması gerektiği konusunda hemfikir. Katılımcıların:
-
%52’si önümüzdeki 12 ayda portföy dönüşümü için yatırımları artırmayı planlıyor
-
%39’u dönüşüm sürecini mevcut seviyede sürdürmeyi hedefliyor
Yerelleşme ve bölgeselleşme de CEO’ların uzun vadeli stratejik gündeminde kritik bir yer tutuyor:
-
%72, şirket stratejilerini yerel düzeyde konumlandırmanın uzun vadeli bir dönüşüm olduğunu düşünüyor
-
%63, bölgeselleşmenin de benzer şekilde önem taşıdığını belirtiyor
Şirketlerin bir bölümü yerelleşme planlarını tamamladığını ifade ederken, büyük bölümü uygulama sürecinde olduklarını vurguluyor.
Jeopolitik Riskler Süreçleri Baskılıyor fakat Hedefleri Engellemiyor
CEO’ların üçte ikisi şirketlerinin jeopolitik ortam nedeniyle artan baskı altında olduğunu belirtiyor.
%24’lük bir kısım belirsizliğin üç yıldan fazla sürebileceğini düşünüyor. Buna karşın yalnızca %19’u bu tablonun hedefleri “ciddi şekilde” etkileyeceğini varsayıyor.
Bu durum, liderlerin riskleri kontrol ederek ilerleme stratejilerini sürdürme motivasyonlarının güçlü olduğu mesajını veriyor.
Enflasyon ve tarifeler ise operasyonel engeller arasında üst sıralarda:
-
%79: Enflasyonun etkileri sürecek
-
%78: Tarifeler kritik bir operasyonel engel
-
%69: Siber tehditler yenilikçi faaliyetleri baskılıyor
CEO’ların %70’i dijital dönüşümün önündeki en büyük engelin teknolojinin kendisi olmadığını, düzenlemelerdeki uyumsuzluk olduğunu vurguluyor.
M&A İşlemleri Canlanıyor, Stratejik İş Birliklerine İlgi Artıyor
2025 döneminde CEO’lar büyüme vizyonlarını genişletirken organik olmayan modellerin yükseldiği görülüyor:
-
CEO’ların %48’i birleşme ve satın alma (M&A) planlıyor
-
%73, ortak girişim veya stratejik iş birliği arayışında
-
M&A yapan CEO’ların %41’i, teknoloji ve fikri mülkiyet (IP) alanında faaliyet gösteren şirketleri hedefliyor
Bu tablo, büyük satın almalar yerine daha çevik ve hedefe odaklı inorganik büyüme modellerinin tercih edildiğini gösteriyor.
“Belirsizlik fırsata dönüşüyor”
EY-Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, bulguları şu sözlerle değerlendirdi:
“Araştırma sonuçları, belirsiz dönemlerde liderlerin stratejik cesaretinin öne çıktığını ortaya koyuyor. CEO’lar değişimi beklemek yerine fırsata çeviriyor. Portföy dönüşümlerini hızlandırmaları, iş birliklerine yönelmeleri ve seçici yatırımlara ağırlık vermeleri bu dönemin belirleyici yaklaşımı haline geldi. Yerelleştirme ise jeopolitik baskılara karşı güçlü bir stratejik araç olarak görülüyor.”
Bu yılın CEO Görünüm Araştırması, makro ölçekte belirsizliğin devam etmesine rağmen şirket yönetimlerinin stratejik enerjisini kaybetmediğini gösteriyor. İnovasyon, yatırım iştahı ve M&A eğilimleri incelendiğinde, liderlerin risk yönetimiyle büyüme hedefleri arasında dengeli bir hat kurduğu görülüyor. Özellikle M&A işlemlerinin teknoloji ve fikri mülkiyet odaklı olması, finansal teknolojiler alanında rekabeti yeniden şekillendirecek önemli bir gelişme. Düzenlemelerdeki uyumsuzlukların dijital dönüşümün önündeki en büyük engel olarak görülmesi ise sektörde global uyum ihtiyacının arttığını açık şekilde gösteriyor. Bu veriler, fintek şirketlerinin yalnızca ürün geliştirme değil, stratejik iş birlikleri, teknoloji satın almaları ve bölgesel genişleme planlarında da daha agresif bir dönem yaşayacağına işaret ediyor.


