Yazı: 11:19 Editörden

Tüketiciler Değer ve İhtiyaç Odaklı Marka Mesajları Bekliyor

EY, Geleceğin Tüketicisi Endeksi araştırmasının sonuçlarını yayımladı.

EY (Ernst & Young) tarafından yayımlanan Geleceğin Tüketicisi Endeksi’nin güncel sonuçları, tüketici beklentilerinin radikal biçimde değiştiğini ortaya koydu. Ankete göre, tüketicilerin %88’i markaların mesajlarının kendi ihtiyaç ve değerleriyle örtüşmediğini düşünüyor. Satın alma kararı verirken artık marka sadakatinin eskisi kadar etkili olmadığı da dikkat çekiyor; tüketicilerin %36’sı artık marka bazlı tercih yapmadığını belirtiyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik belirsizlikler, tüketicilerin fiyat duyarlılığını artırırken, satın alma kararlarında değer ve güven arayışını ön plana çıkarıyor.

EY’nin 15. kez düzenlediği araştırma, 26 ülkede 20.000’den fazla tüketiciyle gerçekleştirildi. Elde edilen veriler, markaların değer sunmakta zorlandığını ve tüketicilerin marka bağlılığını yalnızca isimle değil, kalite, performans ve değerle değerlendirdiğini gösteriyor. Araştırmaya katılanların %81’i fiyatın, satın alma kararında birinci öncelik olduğunu belirtirken, %55’i artan yaşam maliyetlerinden ciddi endişe duyduğunu ifade ediyor.

Özel Etiketli Ürünlere İlgi Artıyor

Araştırma sonuçları, özel etiketli (private label) ürünlerin tüketiciler arasında daha fazla kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların %67’si özel etiketli ürünlerin kendi ihtiyaçlarını markalı ürünler kadar iyi karşıladığını düşünüyor. Ayrıca %36’sı, satın alma kararı verirken markaları dikkate almadığını vurguluyor. Markaların değer yaratmaya ve inovasyona yönelmesi gerektiği bir dönemde, tüketicilerin %88’i marka mesajlarının beklentilerini karşılamadığını, %54’ü ise markalı ürünleri yalnızca indirim dönemlerinde satın aldığını belirtiyor. Bu bulgular, fiyat duyarlılığının ve promosyon bazlı alışveriş davranışlarının güç kazandığını gösteriyor.

Özel etiketli ürünlerin benimsenmesindeki artış, tüketicilerin kalite algısının değiştiğini ve özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde daha uygun fiyatlı alternatiflere yöneldiklerini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, ürün tercihlerinin kuşaklara ve ülkelere göre farklılık gösterdiği de veriler arasında dikkat çekiyor.

Marka Değerini Kanıtlamak İçin Rekabet Artıyor

Endeks verilerine göre, tüketicilerin %65’i hâlâ markalara değer verdiğini belirtiyor. Ancak bu değer, geçmişte olduğu gibi marka ismine bağlı kalmıyor; kalite, performans ve gerçek değer sunumu öne çıkıyor. Katılımcıların %48’i, premium markaların üstün kalite veya performans sunduğu durumda bu ürünleri yeniden tercih edebileceğini ifade ediyor. %36’sı daha iyi bir değer sunulması halinde markaya geri döneceğini, %33’ü ise ürün geliştirmelerini dikkate aldığını belirtiyor.

Özellikle güzellik, kişisel bakım ve ev bakımı kategorilerinde yapılan Ar-Ge yatırımları meyvesini vermeye başladı. Bu kategorilerde yenilikçi ürünlere olan ilgi, markaların performans ve kaliteye odaklanarak tüketici bağlılığını yeniden kazanabileceğini gösteriyor.

Öte yandan yapay zekâ destekli alışveriş araçlarının kullanım oranı henüz istenilen seviyeye ulaşmış değil. Katılımcıların %58’i alışveriş kararı verirken AI destekli önerileri kullanmadığını ifade ediyor. Ancak AI önerilerinin %50’sinin premium markalar olması, görünürlüğün tüketici algısında önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Değişen Tüketici Alışkanlıkları ve Yeni Stratejiler

EY Türkiye Şirket Ortağı, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Kaan Birdal, araştırma sonuçlarını değerlendirerek, “Yaşanan ekonomik belirsizlikler, demografik değişimler ve teknolojik gelişmeler, tüketici alışkanlıklarını kalıcı olarak değiştirdi. Markalar için artık yalnızca bilinir olmak yetmiyor; tüketicilerin değer, kalite ve performans beklentilerini karşılamak gerekiyor” dedi.

Birdal ayrıca, özel etiketli ürünlerin perakendede öne çıktığını, teknoloji sayesinde tüketicilerin sınırsız karşılaştırma yapabildiğini ve bu nedenle markaların tüketici ile bağlarını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. EY Geleceğin Tüketicisi Endeksi’nin işaret ettiği dönüşüme uyum sağlayan markalar, değişen piyasa koşullarında tüketici sadakatini güçlendirme ve uzun vadeli başarı elde etme şansına sahip olacak.

Değişen tüketici davranışları, markaların ezberlerini bozuyor. Sadece bilinen bir isim olmak artık yeterli değil; tüketiciler güven, değer, kalite ve performans arıyor. Ekonomik dalgalanmalar karşısında esnek kalan ve tüketici ihtiyaçlarına duyarlı mesajlar sunabilen markalar, geleceğin perakende dünyasında öne çıkacak.

Kapat