Thunes ve Fiserv, platformlar ile pazaryerlerinin sınır ötesi para transferlerini hızlandırmak için iş birliğine gitti. Entegrasyon sayesinde Fiserv müşterileri, Thunes’un Direct Global Network ağı üzerinden 140’tan fazla ülkedeki banka hesapları ve mobil cüzdanlara erişebilecek.
Küresel ödeme altyapısı şirketi Thunes ile finansal teknoloji şirketi Fiserv, platformlara yönelik sınır ötesi ödeme hizmetlerini genişletecek yeni bir iş birliği açıkladı.
Anlaşma kapsamında Fiserv’in e-ticaret platformları, pazaryerleri ve diğer kurumsal müşterileri, Thunes’un Direct Global Network altyapısından yararlanabilecek. Böylece şirketler çalışanlara, tedarikçilere ve diğer alıcılara yönelik uluslararası para çıkışlarını tek bağlantı üzerinden gerçekleştirebilecek.
Thunes’un açıkladığı verilere göre entegrasyon, Fiserv müşterilerine 140’tan fazla ülkede, 90 para biriminde yaklaşık 12 milyar banka hesabı ve mobil cüzdana erişim sağlayacak.
Tek entegrasyonla daha geniş ödeme ağı
İş birliğinin odağında özellikle global ölçekte faaliyet gösteren platformların karşılaştığı ödeme altyapısı sorunları bulunuyor.
Farklı ülkelerde çalışanlara, satıcılara veya hizmet sağlayıcılara para göndermek isteyen şirketler çok sayıda yerel banka ağı, para birimi ve ödeme yöntemiyle karşılaşabiliyor. Thunes, farklı yerel ödeme altyapılarını Direct Global Network altında bir araya getirerek bu süreci tek entegrasyon üzerinden yönetilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.
Fiserv ise Thunes’un altyapısını kendi merchant ekosistemine taşıyarak müşterilerinin uluslararası ödeme kapasitesini genişletiyor.
Yeni yapı özellikle e-ticaret platformları, pazaryerleri ve çok ülkeli işletmeler açısından dikkat çekiyor. Platformlar yeni pazarlara açılırken her ülke için ayrı ödeme bağlantıları kurmak yerine mevcut Fiserv ilişkileri üzerinden daha geniş bir uluslararası ağa ulaşabilecek.
Thunes ABD büyümesini hızlandırıyor
Fiserv anlaşması Thunes’un ABD pazarındaki büyüme stratejisinin de yeni adımlarından biri.
Şirket, gerekli ABD eyaletlerinde money transmission lisanslarını tamamladıktan sonra ülkedeki kurumsal müşterilere ve platformlara yönelik faaliyetlerini genişletiyor. Fiserv gibi büyük bir ödeme teknolojileri sağlayıcısıyla kurulan bağlantı, Thunes’un ağını daha geniş bir merchant kitlesine taşıma potansiyeli yaratıyor.
İki şirket henüz yeni altyapıyı kullanan belirli bir platform veya pazaryeri açıklamadı. Hizmetin tüm müşteriler için devreye alınacağı kesin tarih de paylaşılmadı. Bu nedenle anlaşmanın ticari etkisinin müşteri kullanımları açıklandıkça daha net görülmesi bekleniyor.
Sınır ötesi ödemelerde altyapı rekabeti büyüyor
Sınır ötesi ödemelerde rekabet artık yalnızca kaç ülkeye para gönderilebildiği üzerinden ilerlemiyor. Hız, yerel ödeme ağlarına erişim, mobil cüzdan bağlantıları ve bütün yapının tek entegrasyon üzerinden yönetilebilmesi giderek daha önemli hale geliyor.
Platform ekonomisinin büyümesi de bu dönüşümü hızlandırıyor. Pazaryerleri, gig economy şirketleri, e-ticaret platformları ve uluslararası çalışan ağlarına sahip işletmeler aynı anda çok sayıda ülkede ödeme yapmak zorunda kalıyor.
Thunes ve Fiserv iş birliği, küresel para hareketinin arka plandaki altyapısını sadeleştirerek platformlara daha geniş erişim sağlamayı hedefliyor.
Thunes ile Fiserv arasındaki anlaşmanın en önemli tarafı, sınır ötesi ödemelerde yaşanan altyapı dönüşümünü göstermesi.
Bir platformun onlarca ülkede faaliyet göstermesi, geçmişte her pazar için ayrı banka ve ödeme bağlantıları kurmasını gerektirebiliyordu. Küresel ödeme ağları ise bu bağlantıları tek bir teknolojik katmanda toplamaya çalışıyor. Thunes’un Fiserv ekosistemine girmesi tam olarak bu ihtiyaca karşılık geliyor.
Fiserv müşteri ilişkisini ve dağıtım gücünü sağlarken Thunes arka plandaki sınır ötesi para hareketini yönetiyor. Böylece finansal altyapı son kullanıcı açısından giderek görünmez hale geliyor.
Türkiye açısından da takip edilmesi gereken alan burası. İhracat yapan işletmelere, pazaryerlerine ve uluslararası çalışan ağlarına hizmet veren fintech şirketleri büyüdükçe tahsilat kadar para çıkışlarının yönetimi de önem kazanacak. Rekabetin bir sonraki aşamasında küresel erişim kadar bu erişimin kaç entegrasyonla ve ne kadar hızlı sağlandığı belirleyici olabilir.


