Küresel finansal suçlarla mücadele çözümleri sunan Sanction Scanner, sektörün merakla beklediği “2025–2026 Finansal Suçlar ve Uyumluluk Raporu“nu kamuoyuyla paylaştı. Yapay zeka destekli suç tiplerinin yükselişi, kripto varlık ekosistemindeki genişleme ve sağlık sektöründeki rekor dolandırıcılık vakalarına odaklanan rapor, uyum süreçlerinin geleceğine dair çarpıcı veriler sunuyor. Raporun en dikkat çekici tespiti ise yapay zekanın artık hem suçlular için güçlü bir saldırı aracı hem de uyum ekipleri için vazgeçilmez bir savunma kalkanı haline geldiği gerçeği oldu.
Dolandırıcılık Tespitinde Yapay Zeka Kullanımı Yüzde 73’e Çıktı
Rapora göre küresel düzenlemelerdeki sıkılaşma ve artan kurum içi risk baskısı, RegTech çözümlerinin benimsenme hızını artırdı. 2024 yılında yüzde 49 seviyesinde olan dolandırıcılık tespitinde yapay zeka kullanımı, 2025’te yüzde 73’e yükseldi. Yapay zeka teknolojilerini süreçlerine entegre eden kurumlar, analiz kararlarında yüzde 40 hızlanma sağlarken yanlış pozitif alarmlarda yüzde 60 oranında bir azalma bildirdi. Ancak madalyonun diğer yüzünde tehditler de boyut değiştirdi; deepfake destekli dolandırıcılık girişimlerinde yüzde 72’lik bir artış gözlemlendi. Bu durum, biyometrik doğrulama ve davranışsal analitik teknolojilerine olan talebi de beraberinde getirdi.
Kripto Hacmi 9,6 Trilyon Dolara Ulaştı
Kripto varlık ekosistemi, düzenleyici baskılara rağmen büyümesini sürdürüyor. Rapor verilerine göre 2025’in ilk yarısında kripto işlem hacmi, 2023 yılına kıyasla yüzde 125 artış göstererek 9,6 trilyon dolara ulaştı. Bu büyüme, düzenleyici otoritelerin de radarına takıldı. El Salvador’un IMF ile yaptığı 1,4 milyar dolarlık anlaşma kapsamında Bitcoin’in yasal para statüsünü kaldırması ve BVI’nın (Britanya Virjin Adaları) FATF tarafından gri listeye alınması yılın öne çıkan jeopolitik gelişmeleri arasında yer aldı. Ayrıca Güney Kore’nin sadece 8 ayda 7,1 milyar dolarlık kripto suçuyla ilişkili vakayı soruşturması, riskin boyutunu gözler önüne serdi.
Bankacılık Sektörüne 1,23 Milyar Dolarlık Ceza
2025 yılı, finansal kuruluşlara kesilen rekor cezalarla da kayıtlara geçti. Bankacılık sektöründe uygulanan yaptırım cezaları yılın ilk yarısında yüzde 417 artışla 1,23 milyar dolara ulaştı. TD Bank’ın aldığı 3 milyar dolarlık ceza sektörde şok etkisi yaratırken, fintek şirketleri de denetimlerden nasibini aldı. Revolut 3,5 milyon euro, Robinhood ise 29,75 milyon dolar cezayla karşı karşıya kaldı. ABD’de yürütülen tarihin en büyük sağlık sigortası dolandırıcılığı operasyonunda ise 14,6 milyar dolarlık hedeflenen zararın 4 milyar doları engellendi.
Coşkun: “Otomasyon Tek Başına Yeterli Değil”
Raporu değerlendiren Sanction Scanner CEO’su Fatih Coşkun, yapay zekanın tehdit ortamını ve uyum araçlarını kökten dönüştürdüğüne dikkat çekti. Aynı algoritmaların kurumları korurken suçlular tarafından da kullanılabildiğini belirten Coşkun, bu ikili gerçekliğin yeni bir strateji gerektirdiğini vurguladı. Otomasyonun tek başına yeterli olmadığını ifade eden Coşkun, insan denetimi, etik yönetişim ve bağlamsal zekanın makine öğrenimiyle birlikte evrilmesi gerektiğinin altını çizdi. Coşkun’a göre uyumun geleceği artık işlenen veri miktarıyla değil, bu verilerin güvene nasıl dönüştürüldüğüyle tanımlanacak.
Avrupa Birliği’nde Nakit Limiti ve Yeni Kurallar
Raporun düzenleyici gelişmeler başlığında Avrupa Birliği’nin başlattığı kapsamlı AML (Kara Para Aklamayı Önleme) reformları öne çıkıyor. Birlik genelinde 10 bin euro nakit üst limiti getirilirken, 3 bin euro üzerindeki işlemlerde kimlik ibrazı zorunlu hale geldi. Ayrıca 2028’den itibaren yüksek riskli kuruluşları doğrudan denetleyecek olan AMLA’nın yetki alanı genişletildi. Lüks tüketim sektörleri ve futbol kulüpleri de artık yükümlü kapsamına dahil edilerek denetim ağı sıkılaştırıldı.
Sanction Scanner’ın raporu, finansal suçlarla mücadelenin artık “insan insana” değil, “yapay zeka yapay zekaya” (AI vs AI) bir savaşa dönüştüğünü kanıtlıyor. Deepfake saldırılarındaki yüzde 72’lik artış, geleneksel KYC süreçlerinin iflas ettiğinin ve “Liveness Detection” gibi ileri teknolojilerin zorunluluk haline geldiğinin en net göstergesi. Bankacılık sektörüne kesilen cezalardaki yüzde 417’lik artış ise regülatörlerin artık “tolere etme” dönemini kapattığını, proaktif ve sonuç odaklı bir denetim modeline geçtiğini gösteriyor. Kurumlar için RegTech yatırımı artık bir “maliyet kalemi” değil, lisanslarını koruyabilmeleri için bir “hayatta kalma bileti” niteliğinde.

