QNB Türkiye, çalışanların ev içi şiddet durumlarında başvurabilecekleri destek kanallarını tanımlayan Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi ve Politikası’nı hayata geçirdi. Çalışma, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından yürütülen İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı (BADV) Projesi kapsamında hazırlandı.
Yeni rehber ve politika, çalışan güvenliği, insan hakları ve çalışan refahı odağında şekillendirildi. QNB Türkiye çalışanları, ihtiyaç duymaları halinde psikolojik ve finansal destek, izin, esnek çalışma, uzaktan çalışma ve yönlendirme hizmetlerinden yararlanabilecek.
Tüm başvuruların gizlilik, güven ve çalışanın iradesine saygı ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi hedefleniyor.
QNB Türkiye Destek Mekanizmalarını Kurumsal Çerçeveye Taşıdı
QNB Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilirlik yaklaşımının ve kurum kültürünün temel başlıklarından biri olarak ele alıyor. Banka, daha önce Kadir Has Üniversitesi iş birliğiyle hazırladığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Rehberi ve Eylem Planı’nın ardından çalışan güvenliği ve refahını kapsayan yeni bir adım attı.
Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi ve Politikası, UNFPA Türkiye ve Sabancı Vakfı’nın desteğiyle, TÜSİAD iş birliğinde yürütülen İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı Projesi kapsamında oluşturuldu.
Çalışma ile şiddete maruz kalan veya risk altında bulunan çalışanların kurum içinde hangi kanallara başvurabileceği, hangi desteklerden yararlanabileceği ve sürecin nasıl yürütüleceği açık bir çerçeveye bağlandı.
Çalışanlar, Çalışan Şiddet Destek Hattı, İnsan Kaynakları Ev İçi Şiddetle Mücadele Hattı ve İnsan Kaynakları İş Ortaklığı ekipleri üzerinden destek talebinde bulunabilecek. İhtiyacın kapsamına göre psikolojik destek, finansal yardım, esnek çalışma, uzaktan çalışma, izin ve uzman kurumlara yönlendirme seçenekleri sunulacak.
Çalışanların İş Güvencesi Korunacak
QNB Türkiye, destek talebinde bulunan çalışanların kariyer, iş güvencesi, performans değerlendirmesi veya kurum içi gelişim süreçlerinde olumsuz bir durumla karşılaşmamasını politikanın temel ilkelerinden biri olarak belirledi.
Banka, ayrımcılık, taciz ve şiddete karşı sıfır tolerans yaklaşımını kurum genelinde yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Rehber aynı zamanda yöneticilerin, insan kaynakları ekiplerinin ve çalışma arkadaşlarının olası vakalar karşısında nasıl hareket etmesi gerektiğine ilişkin ortak bir yaklaşım oluşturuyor.
Ev içi şiddetin çalışma hayatı üzerindeki etkisi yalnızca bireysel güvenlikle sınırlı kalmıyor. Psikolojik sağlık, işe devamlılık, performans, ekonomik bağımsızlık ve sosyal hayata katılım da şiddetin sonuçlarından etkilenebiliyor. Bu nedenle işverenlerin erişilebilir ve güvenilir destek mekanizmaları kurması, çalışan refahı politikalarının önemli bir parçası haline geliyor.
Rehber Çalışanlara Webinarla Anlatıldı
QNB Türkiye, Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi ve Politikası’nı çalışanlara tanıtmak amacıyla 1 Temmuz’da kurum içi webinar düzenledi. Etkinlik, İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı Projesi Koordinatörü Esen Özdemir’in moderasyonunda gerçekleştirildi.
Webinara QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ile QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök katıldı.
Esen Özdemir, ev içi şiddete maruz kalan kişilerin büyük bölümünün yaşadıklarını herhangi bir kurumla veya yakınlarıyla paylaşmadığını belirtti. Özdemir, kurumsal destek mekanizmalarının görünür hale gelmesinin sessizliğin aşılması açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Cenk Akıncılar, rehber ve politikanın çalışanlarla kurulan güven ilişkisinin bir parçası olduğunu söyledi. Akıncılar, çalışanların zor zamanlarda hangi kanallara başvurabileceklerini, nasıl bir destek alabileceklerini ve başvurunun hangi ilkelerle yürütüleceğini açık biçimde bilmesini önemsediklerini ifade etti.
Yeliz Ataay Arıkök ise ev içi şiddetin insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik katılım ve çalışan refahı açısından kurumların sorumluluk alanında bulunduğunu belirtti. Arıkök, çalışanların kendilerini güvende hissettiği ve ihtiyaç duyduğunda destek alabildiği bir çalışma ortamı oluşturmayı hedeflediklerini aktardı.
Bankaların sürdürülebilirlik yaklaşımı uzun süredir çevresel hedefler, finansmana erişim ve toplumsal cinsiyet eşitliği başlıkları üzerinden ilerliyor. QNB Türkiye’nin attığı adım, çalışan refahını doğrudan etkileyen hassas bir konuyu kurumsal yönetişim kapsamına alması açısından önem taşıyor.
Ev içi şiddet vakalarında çalışanların hangi kanallara başvuracağını bilmesi kadar, başvuru sonrasında kariyer veya iş güvencesi açısından kaygı duymaması da kritik önem taşıyor. Politikanın gizlilik, güven ve çalışanın iradesine saygı ilkeleriyle kurulması, mekanizmanın kullanılabilirliğini güçlendirebilir.
Finans sektöründe insan kaynağı politikaları, kurumların sürdürülebilirlik performansının giderek daha görünür bir parçasına dönüşüyor. QNB Türkiye’nin yaklaşımının kalıcı etki yaratması, destek hatlarının erişilebilirliğine, yöneticilerin eğitimine ve çalışanların sürece duyduğu güvene bağlı olacak.


