Visit Sponsor

Yazı: 10:41 Fintekler

Noterliklerde Parmak İzi Doğrulaması Yaygınlaşıyor

Noterliklerde parmak izi doğrulama sistemi yaygınlaşıyor. Çipli T.C. Kimlik Kartı ve biyometrik doğrulama sahtecilik riskini azaltmayı hedefliyor.

Noterlik işlemlerinde sahte kimlik kullanımını önlemeye yönelik biyometrik kimlik doğrulama uygulamasının ülke genelinde yaygınlaştırılması için yeni bir adım atıldı. Türkiye Noterler Birliği, Adalet Bakanlığı’nın ilgili yazısının ardından yeni nesil T.C. Kimlik Kartı ve parmak izinin birlikte kullanıldığı doğrulama sistemine ilişkin noterlikleri bilgilendirdi.

biOnay tarafından paylaşılan bilgilere göre Türkiye Noterler Birliği’nin 11 Ağustos 2026 tarihli yazısı, Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi kapsamında çalışan çözümlerin noterliklerde daha yaygın kullanılmasının önünü açıyor.

Uygulamada noterliğe gelen kişinin çipli T.C. Kimlik Kartı ile parmak izi eş zamanlı kontrol ediliyor. Böylece kimlik kartının gerçekliğiyle birlikte işlemi gerçekleştiren kişinin kartın sahibi olup olmadığı da doğrulanabiliyor.

Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi, yeni nesil kimlik kartlarının elektronik özelliklerinden yararlanarak yüksek güvenlikli kimlik tespiti yapılması amacıyla geliştirildi. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, sistemin kimlik kartının yetkili kurum tarafından verildiğini, kişinin kartın sahibi olduğunu ve doğrulama sırasında hizmet noktasında bulunduğunu teyit edebildiğini belirtiyor.

Uygulama 2021’de Pilot Olarak Başlamıştı

Noterliklerde parmak iziyle kimlik doğrulama çalışmasının geçmişi 2021 yılına uzanıyor. Adalet Bakanlığı ile Türkiye Noterler Birliği tarafından yürütülen çalışma ilk olarak Ankara’daki noterliklerde pilot uygulama şeklinde başlatılmıştı. Amaç, özellikle sahte kimlikle gerçekleştirilebilecek mali, hukuki ve ticari işlemlerin önüne geçmekti.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 2026 tarihli faaliyet raporunda da Parmak İzi ile Kimlik Doğrulama Sistemi’nin tüm noterliklerde yaygınlaştırılmasına yönelik teknik ve idari çalışmaların sürdüğü bilgisi yer alıyor.

Bu nedenle son gelişme yeni bir sistemin ilk kez devreye alınmasından çok, yıllardır üzerinde çalışılan biyometrik doğrulama altyapısının kullanım alanının genişletilmesi açısından önem taşıyor.

Biyometrik Veri Cihaz Üzerinde Doğrulanıyor

Noterliklerde kullanılabilecek çözümlerden biri, Kimlik Doğrulama Hizmet Sağlayıcısı olarak faaliyet gösteren biOnay tarafından sunuluyor. Şirket, çipli T.C. Kimlik Kartı üzerindeki biyometrik veri ile cihazın parmak izi sensöründen alınan verinin cihaz üzerinde karşılaştırıldığını belirtiyor.

biOnay’ın verdiği bilgiye göre parmak izi bir sunucuya gönderilmiyor ve cihaz üzerinde saklanmıyor. Doğrulama tamamlandıktan sonra biyometrik veri sistemde tutulmuyor. Bu yaklaşım, biyometrik verilerin işlenmesinde veri minimizasyonu ve kişisel verilerin korunması açısından önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor.

Elektronik kimlik doğrulamada kullanılan cihazlar için TSE tarafından farklı teknik standartlar kapsamında belgelendirme süreçleri yürütülüyor. Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi ürünleri TS 13678, TS 13679, TS 13680 ve TS 13681 standartları kapsamında değerlendiriliyor.

biOnay aynı zamanda resmî duyurularda Kimlik Doğrulama Hizmet Sağlayıcısı olarak yer alıyor. SGK’nın EKDS uygulamasına ilişkin yayımladığı listelerde de şirketin adı yetkilendirilmiş hizmet sağlayıcıları arasında bulunuyor.

Tapu Müdürlüklerinde 10 Milyonu Aşkın Doğrulama

biOnay Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ümit Yaşar Usta, noterlik işlemlerinde kimliği güvenilir biçimde doğrulamanın sahtecilik kaynaklı mağduriyetleri azaltmada önemli rol oynadığını söyledi.

Usta, kimlik kartı ile parmak izinin birlikte doğrulanmasının işlem güvenliğini güçlendirdiğini belirterek aynı teknolojinin tapu müdürlüklerinde de geniş ölçekte kullanıldığını aktardı.

Şirketin paylaştığı verilere göre ülke genelindeki 973 tapu müdürlüğünde dört yılda 10 milyonun üzerinde parmak iziyle kimlik doğrulama gerçekleştirildi. Teknolojinin bazı bankalar ve noterliklerde de kullanıldığı belirtiliyor.

Noterliklerde biyometrik kimlik doğrulamanın yaygınlaşması, dijital kimlik altyapısının finans ve kamu hizmetlerinde giderek daha kritik hale geldiğini gösteriyor. Özellikle vekâletname, taşınmaz işlemleri ve yüksek tutarlı finansal sonuç doğurabilecek noterlik süreçlerinde yalnızca fiziksel kimlik kontrolüne dayanan modeller önemli bir risk alanı yaratabiliyor.

Buradaki kritik konu parmak izi kullanımının kendisinden çok, biyometrik verinin nasıl işlendiği. Verinin merkezi bir veri tabanına taşınmadan kimlik kartının çipi ile cihaz üzerinde eşleştirilmesi, güvenlik ile kişisel verilerin korunması arasındaki denge açısından dikkat çekici bir model sunuyor.

Türkiye’de EKDS’nin tapu, bankacılık, sağlık ve noterlik gibi farklı alanlara yayılması ayrıca yeni bir kimlik doğrulama ekonomisi oluşturuyor. Fintek açısından bakıldığında bu altyapı, uzaktan veya yüz yüze müşteri ediniminden yüksek riskli finansal işlemlere kadar birçok sürecin güvenlik katmanını yeniden şekillendirebilir.

Kapat