Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, “Hawala ve Benzeri Alternatif Değer Transfer Sistemlerinin Tespiti ve Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi”ni yayımladı. Yeni rehber, hawala ve benzeri yapıların tespitinde dikkate alınacak risk göstergelerini ve şüpheli işlem bildirimlerinde izlenecek yaklaşımı farklı finansal sektörleri birlikte ele alacak şekilde ortaya koyuyor.
MASAK’ın yaklaşımında hawala yalnız nakit aktarımına dayalı geleneksel bir sistem olarak ele alınmıyor. Bankacılık, ödeme ve elektronik para kuruluşları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları, yetkili müesseseler, kıymetli maden sektörü ve diğer finansal kanallar arasında kurulabilecek bağlantılar da risk değerlendirmesine dahil ediliyor.
Bu yaklaşım, alternatif değer transfer sistemlerinin farklı finansal araçlar ve kurumlar arasında parçalanmış işlemler üzerinden çalışabilmesi nedeniyle yükümlülerin yalnız kendi kanallarındaki tekil işlemlere bakmak yerine daha geniş işlem örüntülerini değerlendirmesini gerektiriyor.
Lisanssız Ödeme Hizmetlerinde SK-29 Vurgusu
Rehberde özellikle izinsiz ödeme ve elektronik para hizmetlerine ilişkin göstergeler öne çıkıyor. Bu kapsamdaki şüpheli işlem bildirimlerinde SK-29 “Lisanssız Ödeme ve Elektronik Para Hizmetlerinde Bulunma” kategorisinin asgari olarak seçilmesi gerektiği belirtiliyor.
SK-29, MASAK’ın mevcut Şüpheli İşlem Bildirim Rehberlerinde de lisans veya yetki bulunmadan ödeme işlemlerine ya da elektronik para transferlerine aracılık edilmesine yönelik kategori olarak yer alıyor.
Yeni hawala rehberinde bu kategorinin ayrıca öne çıkarılması, alternatif para transferi yapılarının ödeme ve elektronik para mevzuatı açısından da izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
FATF’ın Riskli Ülkeleri Doğrudan Gösterge Olarak Yer Aldı
MASAK rehberinde ülke riski de ayrı bir ağırlık taşıyor. FATF tarafından yüksek riskli veya artırılmış izlemeye tabi tutulan ülkelerle bağlantılı işlemler, risk göstergeleri arasında değerlendiriliyor.
Bu yaklaşım, yükümlülerin müşteri ve işlem profilini incelerken yalnız para transferinin gönderici ve alıcısına odaklanmamasını; işlemin geçtiği ülkeler, aracılar ve karşı tarafların bulunduğu coğrafyaları da risk değerlendirmesine dahil etmesini gerektiriyor.
MASAK’ın mevcut çerçevesinde de yüksek riskli ülkeler ve bu ülkelerle kurulan finansal ilişkiler sıkılaştırılmış tedbirlerin uygulandığı alanlar arasında bulunuyor.
Üçüncü Ülke Yaptırımlarından Kaçınma Riskine Dikkat Çekildi
Rehberin öne çıkan başlıklarından biri de uluslararası yaptırımlardan kaçınmaya yönelik işlemler.
MASAK, üçüncü ülke yaptırımlarından kaçınmak amacıyla Türkiye’deki finansal kuruluşların, şirketlerin veya üçüncü ülkelerdeki aracıların kullanılmasının önemli hukuki ve finansal riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Bu vurgu, özellikle sınır ötesi ödeme, muhabir bankacılık, dış ticaret finansmanı, kripto varlık transferleri ve alternatif değer transfer sistemleri açısından önem taşıyor. Uluslararası yaptırım risklerinin yükseldiği dönemlerde işlemin doğrudan yaptırım kapsamındaki tarafla yapılmaması tek başına yeterli güvence oluşturmuyor. Aracı şirketler, üçüncü ülkeler ve zincirleme transferler de risk değerlendirmesinin parçasına dönüşüyor.
Hawala Riski Artık Tek Bir Finansal Kanal Üzerinden Okunmuyor
Yeni rehberin sektörel açıdan en önemli tarafı, hawala sistemini tek başına kayıt dışı para transferi sorunu olarak ele almak yerine çok katmanlı bir finansal ağ riski olarak değerlendirmesi.
Bugün değer transferi banka hesabı, ödeme kuruluşu, elektronik para hesabı, kripto varlık, döviz işlemi veya kıymetli maden üzerinden farklı aşamalara bölünebiliyor. Bu nedenle şüpheli işlemin tespiti de tek bir transferin olağandışı görünmesinden çok farklı kanallardaki hareketlerin birlikte okunmasına dayanıyor.
Ödeme kuruluşları ve elektronik para şirketleri açısından SK-29 vurgusu özellikle önemli. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları bakımından ise alternatif değer transfer sistemlerinin dijital varlıklarla nasıl kesişebileceği daha yakından izlenecek. Bankalar ve diğer finansal kuruluşlar için ülke riski ile yaptırım bağlantılarının aynı rehber içinde yer alması, müşteri izleme ve işlem tarama modellerinin de buna göre güncellenmesini gerektirebilir.
MASAK’ın yeni rehberi bu açıdan yalnız yeni bir ŞİB dokümanı olarak görülmemeli. Ödeme sistemleri, kripto, bankacılık ve uluslararası yaptırım risklerinin aynı işlem zincirinde nasıl birleşebileceğine ilişkin daha bütüncül bir uyum yaklaşımı ortaya koyuyor.


