Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ paylarında gerçekleştirilen işlemlere yönelik yürütülen soruşturmada yeni aşamaya geçildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 15 şüpheli gözaltına alındı. Firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Başsavcılık açıklamasında, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül tarihli denetleme raporunda Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ’nin KTLEV kodlu paylarında piyasa dolandırıcılığı gerçekleştirildiğine yönelik tespitlerin bulunduğu bildirildi.
Gözaltı işlemleri, MASAK’tan talep edilen mali verilerin incelenmesinin ardından gerçekleştirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken soruşturmanın mali boyutunda da bir dizi tedbir devreye alındı.
25 Şüpheli Hakkında Adli İşlem Başlatıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre Katılımevim paylarına ilişkin soruşturmada 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Şüphelilerden 15’i gözaltına alınırken, diğer 10 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Gürlek, soruşturmanın vatandaşların haklarının korunması, suçtan elde edildiği değerlendirilen kazançların ortaya çıkarılması ve hukuki sorumluluğun belirlenmesi amacıyla sürdürüldüğünü açıkladı.
Soruşturma henüz devam ettiği için gözaltı ve inceleme süreçleri herhangi bir kişi hakkında kesinleşmiş suç hükmü anlamına gelmiyor.
Dokuz Finans Şirketiyle Bağlantılı Yönetici Ve Yetkililere Mali Tedbir
Başsavcılık açıklamasında soruşturmanın mali boyutuna ilişkin kapsam da paylaşıldı.
Buna göre Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlığı hareketleri donduruldu.
Açıklamadaki tedbir şirketlerin tamamının mal varlıklarının dondurulması şeklinde değil, söz konusu şirketlerle bağlantılı yönetici ve yetkililerin mali hareketlerine yönelik olarak ifade edildi.
Başsavcılığın daha önce MASAK’a gönderdiği müzekkerede de Pusula Finans Holding, Tera Yatırım Menkul Değerler, Hedef Holding ve Bulls Yatırım Menkul Değerler ile bunların bağlı şirketlerindeki yöneticilerin mali verilerinin incelenmesi istenmişti. İnceleme 2024 yılından bugüne gerçekleştirilen para ve kripto varlık transferleri ile para giriş ve çıkışlarını kapsıyordu. Yöneticilerin birinci derece yakınlarının mali hareketlerinin de incelenmesi talep edilmişti.
Süreç SPK’nın 17 Eylül Tarihli Denetleme Raporuna Dayanıyor
Katılımevim pay işlemlerine yönelik adli sürecin temelinde SPK’nın 17 Eylül tarihli denetleme raporu bulunuyor.
Başsavcılık, SPK raporunda KTLEV paylarında piyasa dolandırıcılığı gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini bildirdi. Bunun ardından MASAK verileri ve mali hareketler üzerinden yürütülen çalışmalar adli soruşturma aşamasına taşındı.
SPK aynı tarihte sermaye piyasalarındaki gelişmeleri takip ettiğini ve piyasalara yönelik bir dizi tedbir aldığını kamuoyuna açıklamıştı.
21 Eylül’de açıklanan gözaltılarla birlikte KTLEV pay işlemlerine ilişkin süreç artık yalnızca sermaye piyasası düzenleyicisinin denetimi çerçevesinde ilerlemiyor; savcılık, emniyet ve MASAK’ın dahil olduğu adli ve mali soruşturma kapsamında sürdürülüyor.
Tera–Pusula Süreci Eylül Başında Gündeme Gelmişti
Katılımevim paylarına ilişkin soruşturmanın gündeme geldiği dönem, Tera Grubu ile Pusula Finans Holding arasında yürütülen pay devri görüşmeleri ve fon piyasasında yaşanan gelişmelerle de kesişiyor.
Tera Yatırım, 9 Eylül’de Tera Grubu’nun Pusula Finans Holding ile Pusula Portföy, Pusula Yatırım ve Katılımevim başta olmak üzere holding ve hissedarlarına ait bağlı şirketlerde pay devralmak üzere görüşmelere başladığını KAP’a açıklamıştı.
Taraflar daha sonra planlanan işlemin temel ticari ve finansal şartlarında mutabakata varıldığını duyurdu. Ancak devir işleminin tamamlanabilmesi için SPK, BDDK, Rekabet Kurumu ve diğer ilgili düzenleyici otoritelerin izin süreçlerinin tamamlanması gerekiyordu.
Bu dönemde Pusula Finans Holding’in yönetim kurulunda da değişiklikler yaşandı. Tera Grubu yöneticilerinin Pusula Finans Holding yönetimine atanmasına yönelik kararlar açıklanırken, ilerleyen günlerde söz konusu atamalardan bazılarının tescil gerçekleşmeden sona erdiği KAP bildirimlerine yansıdı.
Fonlarda Temerrüt Açıklamaları Geldi
Tera–Pusula pay devri sürecinin gündemde olduğu günlerde fon piyasasında da dikkat çekici gelişmeler yaşandı.
Pusula Portföy, kurucusu olduğu bazı yatırım fonlarının katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu açıkladı. Ardından Tera Portföy tarafından yönetilen bazı fonlarda da benzer nitelikte katılma payı iade ödeme sorunları KAP’a bildirildi.
Tera Grubu ise Pusula Portföy’deki temerrüt açıklamalarının ardından yaptığı duyuruda, planlanan pay devrinin henüz hukuken ve fiilen tamamlanmadığını; Pusula Grubu şirketlerinin mülkiyet ve yönetim haklarının Tera Grubu’na geçmediğini açıklamıştı.
Bu açıklama, fonlardaki likidite sorunları ile planlanan şirket devri arasındaki hukuki ve yönetsel sınırların ayrı değerlendirilmesi açısından önem taşıdı.
SPK Yedi Portföy Şirketinin Fonlarında İşlemleri Durdurdu
Fon piyasasındaki gelişmelerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu 17 Eylül’de kapsamlı tedbirler açıkladı.
SPK; Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy tarafından kurulan ve TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarının alım ve satım işlemlerini durdurdu.
Kurul ayrıca belirlenen fonların tasfiye edilmesine karar verdi. İlk aşamada açıklanan tasfiye listesi daha sonra güncellenerek 131 fona çıkarıldı.
Tasfiye kapsamındaki Tera Portföy fonlarının işlemlerini yürütmek üzere Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarının tasfiyesi için ise Ziraat Bankası görevlendirildi.
SPK daha sonra tasfiye için başlangıçta belirlenen üç aylık azami süreyi, fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmelerini dikkate alarak altı aya çıkardı.
KTLEV Soruşturması Ayrı Bir Adli Süreç Olarak İlerliyor
21 Eylül’de açıklanan gözaltılar ise sermaye piyasalarındaki önceki idari ve düzenleyici tedbirlerden farklı olarak doğrudan bir adli soruşturma kapsamında gerçekleşti.
Soruşturmanın merkezinde KTLEV paylarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin piyasa dolandırıcılığı iddiaları bulunuyor. SPK’nın denetleme raporunun ardından savcılık, emniyet ve MASAK’ın dahil olduğu süreçte şüphelilerin mali hareketleri incelenmeye başlandı.
Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Tera Portföy, Hedef Holding, Hedef Portföy, Bulls Yatırım, Bulls Portföy, Pusula Yatırım ve Ufuk Yatırım ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin mali hareketlerine yönelik tedbirlerin uygulanması da soruşturmanın mali boyutunu genişletti.
Şirket isimlerinin soruşturma kapsamında geçmesi veya bu şirketlerle bağlantılı kişilerin mali hareketlerine tedbir uygulanması, şirketlerin ya da ilgili kişilerin suçunun kesinleştiği anlamına gelmiyor. Adli süreç savcılık soruşturması kapsamında devam ediyor.
Sermaye Piyasası Gündemi Adli Aşamaya Taşındı
Son iki haftada yaşanan gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye sermaye piyasalarında birbirini takip eden birkaç ayrı süreç öne çıkıyor. Tera Grubu’nun Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmaya yönelik görüşmeleri, yönetim değişiklikleri, bazı yatırım fonlarında açıklanan temerrütler ve SPK’nın 131 fonu kapsayan tasfiye kararları piyasanın düzenleyici tarafını oluştururken, KTLEV paylarına ilişkin son soruşturma konuyu adli boyuta taşıdı.
Bundan sonraki dönemde gözaltındaki şüphelilere ilişkin savcılık işlemlerinin nasıl sonuçlanacağı, mali tedbirlerin kapsamının değişip değişmeyeceği ve SPK’nın KTLEV pay işlemlerine ilişkin denetim bulgularının adli süreçte nasıl değerlendirileceği yakından izlenecek. Tera–Pusula pay devri sürecinin geleceği ile fon tasfiyelerinin seyri ise ayrı başlıklar olarak gündemde kalmaya devam edecek.


