İran, artan yaptırım baskısı ve geleneksel bankacılık kanallarına erişimde yaşanan güçlükler nedeniyle sınır ötesi ticarette kripto varlıkların kullanımına daha fazla alan açıyor. Financial Times’ın İranlı şirketler ve sektör kaynaklarına dayandırdığı haberine göre İran Merkez Bankası, ihracatçıların yurt dışındaki gelirlerini ülkeye getirmesine ilişkin döviz kontrollerini son aylarda daha esnek uygulamaya başladı. Bu süreçte Tether USDT ve Bitcoin, ihracat gelirlerinin tahsil edilmesi ve ithalat ödemelerinin finanse edilmesinde kullanılan kanallar arasında yer alıyor.
Yeni yaklaşımın resmi bir kripto ödeme düzenlemesi olarak ilan edilmiş olması söz konusu değil. FT’nin aktardığına göre İran Merkez Bankası değişikliğe ilişkin kamuya açık bir açıklama yapmadı. Ancak şirketlerin yerel kripto platformları üzerinden ihracat gelirlerini ülkeye taşımasına yönelik denetimin gevşediği ve işletmelerin dövizlerini resmi kur yerine açık piyasa koşullarında değerlendirebildiği belirtiliyor. İhracat gelirlerinin doğrudan ithalat finansmanında kullanılması da uygulamanın diğer ayağını oluşturuyor.
İran’da Kripto İşlem Hacmi 10 Milyar Dolara Yaklaştı
Blockchain analiz şirketi TRM Labs’in verilerine göre İran ile ilişkilendirilen kripto işlem hacmi 2025 yılında 9,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Haziran ayında ABD yaptırım listesine alınan Nobitex, Bitpin, Wallex ve Ramzinex adlı dört İranlı kripto platformu ise bu hacmin yaklaşık yüzde 78’ini, yani 7,7 milyar dolarlık bölümünü oluşturdu.
TRM Labs ayrıca İran bağlantılı yasa dışı kripto faaliyetlerinde stabilcoinlerin, özellikle USDT’nin ağırlıklı ödeme ve mutabakat aracı olduğunu belirtiyor. 2025 yılında tespit edilen yasa dışı İran bağlantılı kripto hacmi 580 milyon doların biraz üzerinde gerçekleşti ve toplam gözlenen faaliyetin yaklaşık yüzde 5,9’una karşılık geldi.
Kripto piyasasının ulaştığı büyüklüğe rağmen bu kanalın İran’ın bütün dış ticaret finansmanı ihtiyacını karşılayabilecek ölçekte olmadığı değerlendiriliyor. FT’ye konuşan sektör temsilcileri de kriptonun uluslararası ticarette kullanışlı bir alternatif oluşturduğunu ancak İran ekonomisinin döviz ihtiyacıyla karşılaştırıldığında kapasitesinin sınırlı kaldığını belirtiyor.
ABD İran’ın Kripto Altyapısına Yaptırım Baskısını Artırıyor
İran’ın kripto kullanımını genişletmesi, ABD’nin aynı altyapıyı yaptırım kapsamına daha güçlü biçimde aldığı bir döneme denk geliyor. ABD Hazine Bakanlığı haziran ayında İran’ın en büyük dijital varlık platformu Nobitex’in yanı sıra üç büyük İranlı kripto borsasını yaptırım listesine aldı. Hazine Bakanlığı, Nobitex’in 2025’te İran’a gelen kripto varlık akışlarının yüzde 50’sinden fazlasını işlediğini açıkladı.
Ağustos ayında düzenlenen başka bir yaptırım paketinde ise ABD Hazinesi, İran’ın uluslararası finans sistemine erişiminde kripto platformlarının ve dijital varlıkların giderek daha fazla kullanıldığı değerlendirmesinde bulundu. Yaptırım rejimi, İran bağlantılı platformlarla önemli işlem gerçekleştiren yabancı finans kuruluşları açısından da ikincil yaptırım riski yaratabiliyor.
Bu nedenle İran’ın yeni yaklaşımı yalnız kripto piyasası açısından bir kullanım büyümesi anlamına gelmiyor. Uluslararası kripto platformları, ödeme kuruluşları, bankalar ve blockchain analitiği şirketleri açısından cüzdan taraması, işlem izleme, yaptırım listesi kontrolleri ve nihai karşı tarafın belirlenmesi daha kritik hale geliyor.
Yaptırım Altındaki Ticaret Bankacılık Ağından Blockchain Altyapısına Kayıyor
İran’daki gelişmenin fintek açısından asıl önemi, kriptonun bireysel yatırım veya yerel ödeme kullanımından çıkarak sınır ötesi ticaretin finansman katmanına yerleşmesi. İhracatçı bir şirketin ödemeyi USDT ile alması, bu varlığı yerel platform üzerinden dönüştürmesi ve gelirini ithalat finansmanında kullanması; klasik muhabir bankacılık zincirinin bazı aşamalarını blockchain altyapısıyla ikame eden farklı bir model oluşturuyor.
Ancak blockchain üzerindeki transferlerin bankacılık sisteminden bağımsız ilerlemesi yaptırım riskini ortadan kaldırmıyor. ABD’nin İranlı kripto platformlarını doğrudan hedeflemesi ve yabancı finans kuruluşlarına yönelik ikincil yaptırım riskini genişletmesi, kripto altyapısının da giderek klasik finans kadar yoğun bir sanctions screening alanına dönüştüğünü gösteriyor.
Türkiye açısından da konu yakından izlenmeli. İran’la bölgesel ticaret yapan şirketler, ödeme kuruluşları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları açısından karşı tarafın kimliği, fonun geçtiği cüzdanlar ve yaptırım bağlantıları daha önemli hale geliyor. İran örneği, stabilcoinlerin sınır ötesi ticarette hız ve erişim avantajı yaratırken aynı anda AML, yaptırım uyumu ve blockchain analitiği ihtiyacını büyüttüğünün güçlü örneklerinden biri.


