Visit Sponsor

Yazı: 13:40 Fintek

ABD İran Bağlantılı İşlemlerde Banka Denetimini Sıkılaştırıyor

ABD, İran bağlantılı gölge finans ağlarına karşı correspondent banking ve AML denetimini sıkılaştırıyor. Banque Misr UAE ve Golden Global kararları yeni yaptırım yaklaşımının kapsamını gösteriyor.

ABD, İran’ın uluslararası finans sistemi üzerinden fon aktarımını sürdürmek için kullandığını ileri sürdüğü banka, aracı şirket ve gölge finans ağlarına yönelik denetimini genişletiyor. Son adımlar, yaptırım politikasının şirket ve kişilerin OFAC listesine eklenmesinin ötesine geçerek correspondent banking ilişkileri, dolar işlemleri ve bankaların müşteri zincirindeki gerçek faydalanıcıları nasıl izlediği üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor.

Wall Street Journal’ın 6 Eylül’de yayımlanan araştırmasına göre İran bağlantılı milyarlarca dolarlık fon, üçüncü ülkelerde kurulan şirket ve aracılar üzerinden yönlendirilerek ABD bankalarının sınır ötesi ödemelerde kullandığı correspondent banking altyapısına ulaşabiliyor. Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli şirketler bu ağlarda öne çıkarken işlemlerin çok katmanlı yapısı, nihai İran bağlantısının bankalar tarafından tespit edilmesini güçleştiriyor.

Banque Misr UAE için correspondent hesapların kapatılması gündemde

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı FinCEN, 28 Ağustos 2026’da Banque Misr UAE’yi ABD dışında faaliyet gösteren “birincil kara para aklama endişesi” taşıyan bir finansal kuruluş olarak tanımlayan bir düzenleme önerisi yayımladı. Öneri kesinleşirse ABD finans kuruluşlarının Banque Misr UAE adına correspondent hesap açması veya mevcut hesapları sürdürmesi yasaklanacak.

Düzenleme bununla da sınırlı kalmıyor. ABD bankalarının yabancı correspondent hesapları üzerinden Banque Misr UAE’yi içeren işlemlerin geçirilmemesi için makul önlemler alması ve bu hesaplara yönelik özel durum tespiti uygulaması öngörülüyor. FinCEN’in kararı şu aşamada öneri niteliğinde ve Banque Misr’in diğer ülkelerdeki operasyonlarını kapsamıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Ocak 2024 ile Haziran 2026 arasında Banque Misr UAE’nin İran’ın gölge bankacılık ağlarının parçası olabileceği değerlendirilen 103 şirket adına yaklaşık 1,8 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdiğini tahmin ediyor. Kuruma göre İran, yaptırımları aşmak ve ABD dolarına erişmek için farklı ülkelerdeki şirketlerden, döviz bürolarından ve finans kuruluşlarından oluşan çok katmanlı ağlar kullanıyor.

Bu vaka, ABD’nin yeni yaklaşımının bankacılık açısından neden önemli olduğunu gösteriyor. FinCEN yalnızca doğrudan yaptırım listesindeki kişi veya şirketle yapılan işlemi hedeflemiyor. Bir yabancı bankanın ABD’deki correspondent hesaplarına erişimi de yaptırım ve AML riskinin yönetilmesinde doğrudan araç haline geliyor.

Türkiye’de Golden Global ve iki iştiraki yaptırım listesine alındı

Bu yaklaşımın Türkiye’ye uzanan en güncel örneği Golden Global Yatırım Bankası oldu. OFAC, 4 Eylül’de Golden Global Yatırım Bankası ile İstanbul merkezli iştirakleri Golden Global Varlık Kiralama ve Golden Global Portföy Yönetimi’ni yaptırım listesine aldı. Karar, ABD Hazine Bakanlığı’nın İran’ın finansal bağlantılarını hedefleyen Operation Economic Outcast kampanyası kapsamında açıklandı.

ABD Hazine Bakanlığı, Golden Global’ın İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü bağlantılı hesaplara ve İran’ın petrol gelirlerinin uluslararası finans sistemi içinde hareket ettirilmesine hizmet verdiğini ileri sürüyor. Kurum ayrıca bankanın İranlı finans kuruluşlarına correspondent banking hizmeti sunmayı teklif ettiğini belirtiyor. Treasury açıklamasına göre bankanın ilgili ağlar için gerçekleştirdiği işlemlerin değeri on milyonlarca dolara ulaştı.

Golden Global ise Reuters’a yaptığı açıklamada ABD’nin iddialarını reddetti ve hukuki yollara başvuracağını bildirdi.

OFAC kararının ardından ABD’de bulunan veya ABD kişilerin kontrolündeki yaptırım kapsamındaki varlıklar bloke ediliyor. Yaptırım, ilgili kişiler adına önemli işlem gerçekleştiren yabancı finans kuruluşları açısından secondary sanctions ve ABD’de correspondent veya payable-through hesaplarının kısıtlanması riskini de beraberinde getiriyor.

ABD yaptırım temposunu artırmaya hazırlanıyor

Washington’ın bankalara yönelik baskısının Golden Global ve Banque Misr UAE ile sınırlı kalması beklenmiyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada İran’a karşı yeni yaptırımların haftalık olarak duyurulabileceğini ve ilk aşamadaki hedeflerin finans kuruluşları olacağını söyledi.

Bessent, bir bankaya yönelik yaptırımın aynı hafta açıklanabileceğini, bir sonraki hafta başka bir finans kuruluşunun hedef alınabileceğini belirtirken ilerleyen aşamalarda bir kurumun dolar bazlı finansal sistemden tamamen çıkarılmasının da gündeme gelebileceğini ifade etti. ABD ayrıca İran Devrim Muhafızları ile iş yaptığı değerlendirilen finansal ve ticari kuruluşları izlemeyi sürdürüyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Operation Economic Outcast’ı 24 Ağustos’ta başlattı. Program, İran’ın petrol satışından elde ettiği gelirleri hareket ettiren finansal kanalları, aracıları ve üçüncü ülkelerdeki şirketleri hedefliyor. Treasury, kampanyanın İran ile çalışmaya devam eden kuruluşların ikincil yaptırım riskini artıracağını ve yaptırım uygulamalarının hızlandırılacağını açıkça belirtiyor.

Correspondent banking yeni yaptırım cephesine dönüşüyor

Yeni dönemde bankaların karşı karşıya olduğu sorun, yaptırım listesindeki müşteriyi tespit etmekten daha karmaşık bir yapıya doğru ilerliyor. İran’ın gölge finans ağlarında ödeme emrini veren şirket, hesabın bulunduğu banka, gerçek faydalanıcı ve işlemin ekonomik amacı farklı ülkelerde ve farklı tüzel kişilikler altında bulunabiliyor.

Correspondent banking sisteminde bir ABD bankası çoğu zaman işlemin nihai ticari tarafıyla doğrudan müşteri ilişkisine sahip olmuyor. Yabancı bir bankanın hesabı üzerinden geçen ödemenin arkasındaki şirket zincirinin ve fon kaynağının doğru belirlenmesi bu nedenle AML ve yaptırım uyumunun en zor alanlarından birini oluşturuyor.

FinCEN’in Banque Misr UAE için önerdiği tedbir özellikle bu noktada dikkat çekiyor. Düzenleyici kurum ABD bankalarından yalnızca doğrudan Banque Misr UAE hesabını kapatmalarını istemiyor. Başka bir yabancı bankanın correspondent hesabı üzerinden Banque Misr UAE bağlantılı bir işlemin sisteme girmesini engelleyecek ek kontroller de talep ediyor.

Bankalar işlem zincirinin birkaç katman gerisine bakmak zorunda kalabilir

ABD’nin İran yaptırımlarındaki yeni çizgisi, AML ve yaptırım uyumunun isim taramasından ağ analizine doğru kaydığını gösteriyor. Bir işlemin İran’dan doğrudan gelmemesi, finans kuruluşu açısından riski ortadan kaldırmaya yetmiyor. Aracı şirketlerin mülkiyet yapısı, gerçek faydalanıcıları, karşı taraf bankaları, ödeme zinciri ve fonların ekonomik kaynağı daha kritik hale geliyor.

Bu değişim Türkiye bankacılık ve ödeme sektörü açısından doğrudan önem taşıyor. Golden Global kararının Türkiye merkezli bir finans kuruluşuna ulaşması, yaptırım riskinin bölgesel ve teorik bir konu olmaktan çıktığını gösteriyor. ABD dolarıyla çalışan bankalar, ödeme kuruluşları ve sınır ötesi para transferi şirketleri açısından correspondent banking, beneficial ownership, işlem izleme ve karşı taraf taraması daha sıkı kontrol gerektiren alanlara dönüşebilir.

Fintek tarafında da benzer bir baskı oluşuyor. Ödeme orkestrasyonu, cross-border payment, dijital cüzdan ve kurumsal ödeme platformları bir işlemin farklı kuruluşlar arasındaki hareketini hızlandırırken aynı zamanda fonun kaynağı ve gerçek faydalanıcı zincirinin görünürlüğünü korumak zorunda. Yaptırım kontrollerinin gerçek zamanlı ödeme altyapılarına daha derin biçimde yerleşmesi bu nedenle teknoloji yatırımlarını da etkileyebilir.

ABD’nin attığı son adımlar yaptırım politikasının giderek bankacılık altyapısının erişim noktalarını hedeflediğini gösteriyor. Bir finans kuruluşunun dolar sistemine ve ABD correspondent bankalarına erişimi, Washington açısından güçlü bir yaptırım aracına dönüşürken bankalar açısından uyumun yeni eşiği işlemi görmekten çok işlemin arkasındaki ağı görebilmek olacak.

Kapat