Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Golden Global Yatırım Bankası’nın üç büyük ortağına ait paylardan kaynaklanan temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kullanılmasına karar verdi.
16 Eylül 2026 tarihli ve 11569 sayılı Kurul Kararı’na ilişkin kamuya yansıyan bilgilere göre karar; bankanın büyük ortakları Emir Kaya, Salih Berberoğlu ve Recep Kaba’nın sahip olduğu payları kapsıyor. KAP kayıtlarında Emir Kaya’nın bankada yüzde 53,98, Salih Berberoğlu’nun yüzde 32 ve Recep Kaba’nın yüzde 14 paya sahip olduğu görülüyor.
Kararın kapsamındaki kritik ayrım ise bankanın faaliyet izni ile hissedarların ortaklık haklarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekliliği. Mevcut karar, bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını ya da bankanın mülkiyetinin bütünüyle TMSF’ye geçtiğini göstermiyor. Düzenleme, belirli paylardan kaynaklanan temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasını öngörüyor.
Üç Büyük Ortağın Hakları Karar Kapsamında
Golden Global Yatırım Bankası’nın KAP’taki güncel ortaklık yapısına göre Emir Kaya yüzde 53,98, Salih Berberoğlu yüzde 32 ve Recep Kaba yüzde 14 paya sahip. Bankanın ödenmiş sermayesi ise 1,65 milyar TL seviyesinde bulunuyor.
BDDK kararının bu üç ortağın paylarından kaynaklanan temettü dışındaki ortaklık haklarını kapsadığı belirtiliyor. Burada “ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılması” ile “hisselerin mülkiyetinin TMSF’ye geçmesi” arasındaki fark önem taşıyor. Bankacılık mevzuatında temettü dışındaki ortaklık haklarının Fon tarafından kullanılması, hisse mülkiyetinin otomatik olarak Fon’a geçtiği anlamına gelmiyor. TMSF’nin kendi açıklayıcı kaynaklarında da benzer mekanizmalarda ortaklık haklarının devralınmasıyla hisse mülkiyetinin devri birbirinden ayrılıyor.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 18’inci maddesinde de belirli durumlarda nitelikli pay sahiplerinin temettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamayacağı ve bu hakların Fon tarafından kullanılacağına ilişkin mekanizma yer alıyor.
Bununla birlikte 11569 sayılı kararın ayrıntılı gerekçe metnine BDDK’nın kamuya açık kaynaklarında şu aşamada ulaşamadığım için, kararın hangi somut hukuki ve fiili gerekçeyle alındığını ayrıca kesinleştirmek mümkün görünmüyor.
Karar OFAC Yaptırımından 12 Gün Sonra Geldi
BDDK kararı, Golden Global Yatırım Bankası’nın ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi tarafından yaptırım listesine alınmasından 12 gün sonra geldi.
OFAC, 4 Eylül 2026 tarihinde Golden Global Yatırım Bankası ile Golden Global Portföy Yönetimi ve Golden Global Varlık Kiralama’yı yaptırım kapsamına aldı. ABD Hazine Bakanlığı, bankanın İran bağlantılı finansal işlemlerde rol oynadığını ileri sürdü.
Golden Global Yatırım Bankası ise söz konusu iddiaları reddetti. Banka, yaptırım kararında adı geçen kişi ve kuruluşların müşterisi olmadığını, bu taraflarla doğrudan veya dolaylı işlem gerçekleştirmediğini ve hukuki başvuru haklarını kullanacağını açıkladı.
FintekWins’te 4 Eylül’de yayımladığımız önceki haberde de OFAC yaptırımının Türkiye’de bankanın faaliyet izninin kaldırılması anlamına gelmediğini özellikle ayırmıştık. Golden Global Yatırım Bankası OFAC Yaptırım Listesine Alındı
Yeni BDDK kararı bu nedenle önceki gelişmenin tekrarı niteliğinde değil. Bu kez Türkiye’deki düzenleyici otoritenin bankanın büyük hissedarlarının ortaklık haklarına yönelik doğrudan bir kararı söz konusu.
OFAC İle BDDK Kararı Arasında Doğrudan Neden Sonuç Kurulmamalı
İki karar arasındaki takvim dikkat çekici olsa da mevcut bilgiler, BDDK’nın 16 Eylül tarihli kararının doğrudan OFAC yaptırımı nedeniyle alındığını göstermeye yetmiyor.
4 Eylül’de ABD Hazine Bakanlığı yaptırımı geldi. 16 Eylül’de ise BDDK’nın hissedarların temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına yönelik kararı kamuoyuna yansıdı.
Bu nedenle iki karar farklı hukuki mekanizmalara dayanıyor ve BDDK’nın ayrıntılı gerekçesi açıklanmadan aralarında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmak doğru olmaz.
Karar Ortaklık Haklarıyla Sınırlı
Golden Global Yatırım Bankası hakkında alınan kararda en önemli ayrım, BDDK’nın hangi hakların TMSF tarafından kullanılacağını açık biçimde tanımlaması. Karar, bankanın üç büyük ortağına ait paylardan kaynaklanan temettü dışındaki ortaklık haklarını kapsıyor. Mevcut bilgiler, bankanın faaliyet izninin kaldırıldığına veya hisselerin mülkiyetinin TMSF’ye geçtiğine ilişkin bir karar bulunduğunu göstermiyor. Bu nedenle gelişmenin “bankaya el konuldu” şeklinde ifade edilmesi, BDDK kararının açıklanan kapsamını aşabilir. Kararın 4 Eylül’deki OFAC yaptırımından 12 gün sonra gelmesi dikkat çekse de BDDK’nın ayrıntılı gerekçesi açıklanmadan iki gelişme arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulmaması gerekiyor.


