Türkiye’de yıllık enflasyonun eylülde yüzde 30’un altına gerilemesi, bireysel finansmanda faizlerin yönüne ilişkin beklentileri güçlendirdi. Hesap.com’un analizine göre tüketici kredileri reel olarak daralırken, kredi kartlarında taksitli borçlanma ve kredili konut alımları arttı. Mevduat faizlerindeki gerilemeye karşın kredi maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalması ise tüketicilerin maliyet ve vade tercihlerini daha önemli hale getiriyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Ekim’de gerçekleştireceği toplantı öncesinde kredi ve mevduat piyasalarında farklı eğilimler görülüyor. Bankaların fonlama maliyetlerindeki gerileme mevduat faizlerine daha hızlı yansırken, kredi faizlerindeki düşüş sınırlı kaldı.
Yıllık Enflasyon Yüzde 29,73’e Geriledi
TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları eylül ayında aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 arttı. Enflasyonun piyasa beklentilerinin altında kalmasıyla birlikte faizlerin önümüzdeki dönemde izleyeceği seyir yeniden gündemin önemli başlıklarından biri oldu.
TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde tuttuğu dönemde bankaların fonlama maliyetlerinde gevşeme görülüyor. Hesap.com’un değerlendirmesine göre bu hareket mevduat faizlerine yansırken kredi faizlerinde aynı hızda bir gerileme henüz görülmedi.
Tüketici Kredileri Reel Olarak Daraldı
BDDK verilerine göre tüketici kredileri yılbaşından bu yana yüzde 18,7 artarak 3,49 trilyon TL’ye ulaştı. Aynı dönemde ihtiyaç kredileri yüzde 18,1, bireysel kredi kartı hacmi ise yüzde 24 büyüdü.
Eylül ayında tüketici kredileri yüzde 0,9, kredi kartı bakiyesi yüzde 0,4 arttı. Aylık enflasyonun yüzde 1,84 seviyesinde gerçekleşmesi, hanehalkı borç stokunun reel olarak yaklaşık yüzde 1 küçüldüğüne işaret etti.
İhtiyaç kredisi faizlerinin yüzde 62,73 seviyesinde bulunması ise borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrini koruduğunu gösteriyor.
Okula Dönüş Harcamalarında Beklenen Artış Görülmedi
Geçmiş yıllarda okulların açılmasıyla birlikte eylül ayında kart harcamalarında görülen mevsimsel artış bu yıl gerçekleşmedi.
TCMB verilerine göre eylül ayındaki haftalık ortalama kart harcaması 668,7 milyar TL oldu. Bu rakam ağustos ayı ortalamasının yüzde 0,2 altında kaldı.
Önceki iki yılda aynı dönemde kart harcamaları sırasıyla yüzde 2,5 ve yüzde 4,1 artmıştı. Buna karşılık kart harcamaları yıllık bazda yüzde 36,4 yükseldi ve reel olarak yaklaşık yüzde 5 büyüdü.
Kredi Kartlarında Taksitli Borçlanma Artıyor
Tüketicilerin ödeme davranışında taksitli harcamaların ağırlığı artıyor. Taksitli kredi kartı bakiyesi yılbaşından bu yana yüzde 30,1 artarak 1,34 trilyon TL’ye ulaştı.
Taksitli bakiyenin toplam kredi kartı bakiyesi içindeki payı yüzde 36,9’dan yüzde 38,7’ye çıktı. Yalnız eylül ayında taksitli bakiye yüzde 3,2 artarken taksitsiz bakiye yüzde 1,3 geriledi.
Veriler, yüksek finansman maliyetlerinin sürdüğü ortamda tüketicilerin harcamalarını daha uzun vadeye yayma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.
Konut Kredileri Daha Hızlı Büyüdü
Konut tarafında da kredi kullanımının ağırlığı artıyor. TÜİK verilerine göre yılın ilk sekiz ayında toplam konut satışları yüzde 6,8 gerilerken, kredili satışlar yüzde 27,6 arttı.
Kredili satışların toplam konut satışlarındaki payı yüzde 14,5’ten yüzde 19,9’a yükseldi. Konut kredisi hacmi ise yılbaşından bu yana yüzde 23,5 büyüyerek 838,8 milyar TL’ye ulaştı.
Eylül ayında yüzde 1,4 büyüyen konut kredileri, tüketici kredileri içindeki en hızlı artışı gösteren kalem oldu. Konut kredilerinde takip oranı ise yüzde 0,21 ile düşük seviyesini korudu.
Maliyet ve Vade Karşılaştırması Öne Çıkıyor
Hesap.com Genel Müdür Yardımcısı Özgür Göçen, enflasyondaki gerilemenin ardından faizlerin seyrinin hem kredi kullanacak tüketiciler hem de tasarruf sahipleri açısından daha önemli hale geldiğine dikkat çekti.
Göçen, eylül verilerinde kredi hacimlerinde reel daralma görülürken taksitli borçlanma ve kredili konut alımlarının arttığını, TL mevduat tarafında ise faizlerin gerilediğini belirtti. Bu ortamda tüketicilerin kredi maliyetleri, ödeme planları ve vadeleri karşılaştırmasının önem kazandığını vurguladı.
Eylül verilerinin verdiği en güçlü sinyal, tüketicilerin faiz indirimi beklentisini bugünden davranışlarına yansıtmaya başlaması. Toplam borçlanma reel olarak küçülürken taksitli kart kullanımının ve kredili konut alımlarının artması, hanehalkının yüksek maliyet ortamında vadeyi daha dikkatli kullandığını gösteriyor. Faizlerde olası bir gerilemenin kredi maliyetlerine ne hızda yansıyacağı ise önümüzdeki dönemde hem borçların yeniden finansmanı hem de konut ve ihtiyaç kredisi talebi açısından belirleyici olacak.


