First Abu Dhabi Bank ve Citi, Swift Ledger kapsamında tokenize mevduat kullanarak canlı USD işlemlerini ölçekli biçimde tamamladı. Çalışma, mevcut Swift mesajlaşması ile dağıtık defter altyapısını aynı sınır ötesi ödeme akışında buluşturdu.
First Abu Dhabi Bank (FAB) ve Citi, Swift Ledger üzerinden tokenize mevduat kullanarak canlı USD işlemlerini ölçekli biçimde tamamladı.
Swift Ledger Minimum Viable Product kapsamında gerçekleştirilen işlemler, tokenize ticari banka parası ile mevcut sınır ötesi ödeme altyapısının aynı işlem akışında nasıl çalışabileceğini test etti.
FAB, bu aşamaya ulaşan Orta Doğu ve Afrika’daki ilk banka oldu.
Çalışmada mevcut Swift ödeme mesajlaşması, bankaların kendi bilançolarındaki tokenize mevduatlar ve dağıtık defter altyapısı uçtan uca birlikte çalıştı.
Tokenize Mevduatlar Bankaların Bilançolarında Kaldı
Modelin en önemli özelliklerinden biri tokenize mevduatın bankacılık sistemi içindeki mevcut konumunu koruması.
Tokenize mevduatlar katılımcı bankaların kendi bilançolarında bulunmaya devam ederken Swift Ledger ödeme taahhütlerinin koordinasyonunu ve bankalar arasındaki yükümlülüklerin kaydını üstlendi.
Swift fonların custody’sini üstlenmedi.
Böylece bankalar mevcut compliance, likidite, kredi ve risk yönetimi çerçevelerini korurken tokenize paranın sunduğu 7/24 işlem ve programlanabilirlik özelliklerini kullanabiliyor.
Bu yaklaşım, bankaların kendi tokenize mevduat sistemlerini ortak bir altyapıya bağlayarak farklı kurumlar arasında birlikte çalışabilir hale getirmeyi amaçlıyor.
Swift Ledger Orkestrasyon Katmanı Olarak Çalışıyor
Swift Ledger’ın rolü yeni bir dijital para ihraç etmek veya bankaların mevduatlarını tek bir ortak cüzdanda toplamak üzerine kurulmuyor.
Altyapı, farklı bankalar tarafından ihraç edilen tokenize mevduatları birbirine bağlayan ortak bir orchestration ve interoperability katmanı olarak çalışıyor.
FAB ve Citi arasındaki işlemde Swift Ledger ödeme taahhütlerini koordine etti ve karşılık gelen bankalar arası yükümlülükleri kayıt altına aldı.
Nihai interbank settlement ise mevcut correspondent banking kanalları üzerinden tamamlandı.
Bu yapı, finans kuruluşlarının mevcut ödeme sistemlerinden kopmadan blockchain tabanlı yeni para hareketi modellerini kullanabilmesini sağlıyor.
Canlı USD İşlemleri Ölçekli Biçimde Gerçekleştirildi
FAB’ın son çalışması tek bir demo işleminden daha geniş bir test aşamasını temsil ediyor.
Banka, Citi ile birlikte canlı USD işlemlerini ölçekli biçimde tamamladığını açıkladı.
İşlemler sırasında tokenize mevduat, mevcut Swift ödeme mesajlaşması ve DLT altyapısının uçtan uca etkileşimi doğrulandı.
Bu sayede düzenlenmiş ticari banka parasının 7/24 sınır ötesi ödeme senaryolarında nasıl kullanılabileceği gerçek işlem ortamında test edildi.
Çalışma aynı zamanda tokenize mevduat altyapısının geleneksel correspondent banking yapısıyla birlikte kullanılabileceğini gösteren yeni bir örnek oluşturdu.
17 Küresel Banka Swift Ledger’a Hazırlanıyor
Swift, temmuz ayında blockchain tabanlı Ledger altyapısının ilk kullanım aşamasına hazır olduğunu açıklamıştı.
İlk canlı işlemlere katılacak grup, altı kıtadan 17 bankayı kapsıyor.
Katılımcılar arasında:
ANZ, BNP Paribas, BNY, Citi, DBS, First Abu Dhabi Bank, FirstRand Bank, HSBC, Itaú Unibanco, Lloyds Bank, Mashreq, MUFG Bank, OCBC, Standard Chartered, UBS, UOB ve Wells Fargo bulunuyor.
Bankalar kendi tokenize mevduat altyapılarını Swift Ledger’a bağlayarak müşteri fonlarının gece, hafta sonu ve farklı saat dilimlerinde hareket ettirilmesini test ediyor.
FAB ve Citi işlemleri bu çok bankalı yapının canlı kullanım aşamasındaki yeni adımlarından biri oldu.
7/24 Sınır Ötesi Ödeme Hedefleniyor
Tokenize mevduatların sınır ötesi ödemelerde öne çıkan avantajlarından biri para hareketinin geleneksel bankacılık çalışma saatlerine bağlılığını azaltabilmesi.
Swift Ledger, bankaların kendi tokenize mevduatlarını kullanarak müşteri fonlarını 7 gün 24 saat hareket ettirebilmesini desteklemek üzere geliştiriliyor.
Model özellikle farklı saat dilimlerinde çalışan küresel şirketler için likidite yönetiminin daha esnek hale gelmesini hedefliyor.
Şirketlerin farklı ülkelerde önceden fon tutma ihtiyacının azalması, nakit pozisyonlarının daha görünür hale gelmesi ve treasury operasyonlarının programlanabilir ödeme kurallarıyla yönetilmesi gelecekteki kullanım alanları arasında bulunuyor.
FAB Programlanabilir Treasury Çözümlerine Hazırlanıyor
FAB, Swift ve diğer katılımcı kuruluşlarla çalışmalarını sonraki aşamalarda sürdürecek.
Bankanın odaklandığı alanlar arasında daha geniş interoperability, 7/24 sınır ötesi settlement kapasitesi ve kurumsal müşterilere yönelik programlanabilir treasury çözümleri bulunuyor.
Bu alan özellikle büyük şirketlerin likidite yönetimi açısından önem taşıyor.
Programlanabilir para yapıları sayesinde belirli koşullar gerçekleştiğinde fon transferlerinin otomatik olarak başlatılması, hesaplar arasındaki likiditenin yeniden dağıtılması veya treasury kurallarının akıllı sözleşmeler üzerinden uygulanması mümkün olabilir.
FAB’ın Citi ile tamamladığı canlı işlemler bu daha geniş altyapının temel ödeme ve mutabakat akışını doğrulayan aşamalardan biri olarak konumlanıyor.
Swift Tokenize Para Ağları Arasındaki Parçalanmayı Hedefliyor
Tokenize mevduat projelerinin hızlanması bankacılık sektörü için yeni bir birlikte çalışabilirlik sorunu da yaratıyor.
Bankalar kendi blockchain veya DLT altyapılarında tokenize mevduat geliştirdikçe bu sistemlerin farklı teknoloji mimarileri üzerinde çalışması olası.
Bir bankanın tokenize mevduatının başka bir bankanın altyapısıyla doğrudan iletişim kuramaması, dijital para ekosisteminde yeni kapalı ağların oluşmasına yol açabilir.
Swift Ledger bu noktada ortak bağlantı katmanı oluşturmayı hedefliyor.
Bankaların kendi tokenize para altyapılarını korurken aynı küresel ağ üzerinden birbirleriyle işlem yapabilmesi, tokenizasyonun geniş ölçekli bankacılık kullanımına geçişinde kritik konulardan biri olacak.
FAB ve Citi işleminin önemi yeni bir tokenize mevduat pilotundan çok, farklı bankaların kendi dijital para altyapılarının gerçek işlem ortamında birbirine bağlanmasında yatıyor.
Bankalar artık tokenize mevduat ihraç edebildiklerini göstermekten daha ileri bir aşamaya geçiyor. Asıl soru, bu paranın başka bankaların sistemleriyle nasıl konuşacağı ve mevcut küresel ödeme altyapısına nasıl bağlanacağı.
Swift’in burada üstlendiği rol dikkat çekici. Kurum bankaların dijital parasını kendi bilançosuna taşımak yerine mevcut mesajlaşma ağının üzerine ortak bir orkestrasyon katmanı ekliyor.
Bu yaklaşım başarılı biçimde ölçeklenirse bankaların farklı tokenize mevduat ağları arasında yeni bağlantılar kurması kolaylaşabilir. Aynı zamanda mevcut correspondent banking altyapısı ile yeni nesil programlanabilir para sistemleri arasında daha yumuşak bir geçiş sağlanabilir.
FAB ve Citi’nin canlı USD işlemleri, tokenizasyon yarışının artık yalnızca dijital para üretme kapasitesinden interoperability ve gerçek zamanlı para hareketi aşamasına geçtiğini gösteriyor.


