Citi, dijital ve geleneksel varlıkların entegrasyonunun hızlandığını vurgulayan yeni bir beyaz kitap yayımladı.
Citi, geleneksel ve dijital varlıklar arasındaki yakınsamanın, kısa vadeli takas döngülerine geçiş ve düzenleyici netliğin artmasıyla hızlandığını belirtti. “Citi, dijital ve geleneksel varlıkların entegrasyonunun hızlandığını vurgulayan yeni bir beyaz kitap yayımladı.“
Piyasa Katılımcılarının Dijital Varlık Stratejileri
Citi’nin en son menkul kıymet hizmetleri beyaz kitabı için 500 piyasa katılımcısını inceledi. Araştırmada, katılımcıların %65’inin 2026 yılına kadar dijital menkul kıymetlerin yerleşim süreçlerini desteklemek amacıyla stabilcoinler, tokenize mevduatlar ve dijital ödeme sistemleri gibi CBDC olmayan seçenekleri kullanmayı planladığı ortaya çıktı. Bu oran, bir önceki yılda %52 olan CBDC tercihlerine kıyasla önemli bir değişimi işaret ediyor. “Geleneksel dijital para birimleri yerine yeni teknolojiler ve dijital çözümler hızla benimseniyor.”
Dağıtık Defter Teknolojisinin Yükselişi
Geniş çapta benimsenen dağıtık defter teknolojisi (DLT) bu dönüşümde önemli bir rol oynuyor. Citi’nin araştırmasına göre, satış tarafındaki katılımcıların %64’ü, bankalar, teknoloji şirketleri ve finansal piyasa altyapıları (FMI) tarafından yönetilen özel ağları kullanmayı planlıyor. Alım tarafındaki varlık yöneticileri ise fon tokenizasyonu ve dağıtım fırsatları için kamuya açık blokzincirlere odaklanıyor. “Fon tokenizasyonu ve dağıtım süreçleri, kamuya açık blokzincirlerle hız kazanıyor.”
Citi Menkul Kıymet Hizmetleri Başkanı Okan Pekin, “T+1 sürecine geçiş, son birkaç yılda ticaret sonrası sektörde ön planda yer aldı. En son beyaz kitabımız, dağıtık defter teknolojisi ve dijital varlıkların uygulamaları gibi teknolojilerin sektördeki önemini ve tokenizasyonun ölçeklenme potansiyelini ele alıyor. Bu gelişmeler, dünya genelinde birçok pazarda takas döngülerini kısaltarak menkul kıymetler manzarasını dönüştürecek” dedi.
T+1 Süreci ve Piyasa Katılımcılarının Zorlukları
Araştırma, küresel T+1 sürecine geçişin piyasa katılımcıları için önemli bir zorluk olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların %44’ü, T+1 sürecinin operasyonlarına önemli etkisi olduğunu belirtirken, bu oran 2023’te %28 seviyesindeydi. Özellikle Avrupa’daki katılımcıların %60’ı bu sürecin kendileri üzerinde ciddi bir etkisi olduğunu ifade etti.
Hızlandırılmış Takas İçin Artan Beklentiler
Araştırmada, katılımcıların %40’ı önümüzdeki on yıl içinde gerçek zamanlı, atomik takas beklediklerini belirtti. Bu beklenti, özellikle Asya’da %42 ile en yüksek seviyede. Citi Saklama Hizmetleri Başkanı Amit Agarwal, “Geleneksel ve dijital varlıkların hızla yakınsaması, modern platformlara, güvenilir verilere ve gerçek zamanlı bilgiye olan ihtiyacı artırıyor. Bu doğrultuda, Citi olarak otomasyon, bulut altyapısı ve API çözümlerine yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Citi’nin dijital ve geleneksel varlıkların yakınsamasına dair yaptığı bu araştırma, sektörün geleceğine yönelik önemli bir bakış sunuyor. Dağıtık defter teknolojilerinin ve tokenizasyonun hızla yaygınlaşması, menkul kıymet hizmetlerinin evrildiğini gösteriyor. T+1 sürecinin sektöre olan etkisi, piyasa katılımcılarının yeni teknolojilere uyum sağlama ihtiyacını artırırken, Citi’nin bu alanda yaptığı yenilikçi hamleler, sektördeki değişimlere liderlik ettiğini kanıtlıyor.

