Visit Sponsor

Yazı: 11:58 Fintekler

AI Tabanlı Fintek Çözümleri Yükselişte

MARO Kurucusu Lale Maro, yapay zekanın fintek ekosistemindeki rolüne dikkat çekti.

Yapay zeka teknolojileri, fintek dünyasında artık yalnızca yardımcı bir araç olarak değil, doğrudan karar süreçlerini yöneten bir strateji bileşeni olarak değerlendiriliyor. Kredi risk analizinden dolandırıcılık önlemeye, müşteri segmentasyonundan dijital müşteri edinimine kadar pek çok alanda yapay zeka destekli uygulamalar, sektöre hız ve esneklik kazandırıyor.

MARO Kurucusu Lale Maro, yapay zekanın fintek ekosistemindeki rolüne dikkat çekerek, “Yapay zeka artık yalnızca destekleyici bir unsur değil, yön verici bir güç. Özellikle müşteri deneyimi, veri yönetimi ve yatırım danışmanlığı gibi alanlarda kalıcı etki yaratıyor,” diyor.

McKinsey’in yayımladığı son küresel anket sonuçlarına göre, şirketlerin yüzde 78’i en az bir iş fonksiyonunda yapay zeka kullanıyor. Üstelik bu kurumların yüzde 65’i üretken yapay zeka teknolojilerini doğrudan iş süreçlerine entegre etmiş durumda. Deloitte’un verileri ise bu teknolojilere güvenen finansal kuruluşların yalnızca verimliliği artırmakla kalmadığını, aynı zamanda gelirlerini yükselttiğini ve müşteri memnuniyetini iyileştirdiğini ortaya koyuyor. Bu gelişmeler, sektörün yalnızca AI’ye geçiş döneminden çıktığını, artık AI ile olgunlaşma sürecine girdiğini gösteriyor.

Türkiye’deki fintek şirketleri de bu küresel dönüşümün parçası olmaya başladı. MARO Kurucusu Lale Maro’nun yorumuna göre, “Doğal dil işleme sistemlerinden gerçek zamanlı dolandırıcılık tespitine, alternatif veri setlerine dayalı kredi skorlamadan kişiye özel robo-danışmanlık hizmetlerine kadar yerli fintek’ler de bu dönüşümde önemli adımlar atıyor. Yalnızca teknolojiye yatırım yapılmıyor; aynı zamanda veri yönetişimi, etik ilkeler ve yetenek gelişimi gibi alanlar da stratejik öncelik haline geliyor.”

CB Insights verileri, 2023 yılı itibarıyla yapay zeka temelli fintek girişimlerine yapılan küresel yatırımların 7,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını gösteriyor. Türkiye özelinde de bu alana yönelen girişimlerin ve çözümlerin sayısı son iki yılda belirgin şekilde arttı.

Lale Maro, süreci şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka tabanlı fraud sistemleri dolandırıcılık oranını yüzde 25 ila 30 arasında azaltabiliyor. Artık veriye dayanmayan hiçbir karar gerçek bir karar sayılmıyor. AI entegrasyonu yalnızca işlem hızını değil, aynı zamanda kullanıcı güvenini ve deneyimini de artırıyor. Ancak bu dönüşümün sürdürülebilir olması için algoritmaların şeffaflığı ve etik ilkelere bağlılık büyük önem taşıyor.

Finansal teknolojilerde yapay zeka, bir sürecin otomasyonu olmaktan çıkıp karar verme kültürünü dönüştüren bir omurgaya evriliyor. Özellikle Türkiye gibi gelişen pazarlar için bu dönüşüm, küresel rekabetçilikte yeni fırsatlar sunuyor. AI ile donatılmış fintek yapıları, yalnızca hızla değil, aynı zamanda güvenle büyüyen bir geleceği mümkün kılıyor. Yapay zekaya hazırlık, artık rekabet avantajı değil; sürdürülebilirliğin temel koşulu olarak değerlendiriliyor.

Kapat