Visit Sponsor

Yazı: 14:43 Etkinlik

TÜSAYDER Zirvesi 11 Nisan’da

TÜSAYDER’in düzenlediği XIII. Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi, 11 Nisan 2026’da İstanbul’da iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirecek. Zirvede satın almanın yeni çağı, yapay zekâ, liderlik ve küresel belirsizlikler ele alınacak.

TÜSAYDER, satın alma ve tedarik zinciri yönetimi alanında iş dünyasını buluşturacak XIII. Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi için hazırlıklarını hızlandırdı. 11 Nisan 2026 Cumartesi günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek STZ 26, “Satın Almanın Yeni Çağı” ana temasıyla ekonomi dünyasının, reel sektörün ve teknoloji ekosisteminin dikkatini aynı çatı altında toplayacak. Zirve, küresel ekonomide artan kırılganlıkların şirketlerin karar alma süreçlerine nasıl yansıdığını tartışmaya açarken, satın almanın kurumsal stratejideki ağırlığını da daha görünür hale getirecek.

Son yıllarda küresel ticarette dalgalanan büyüme, artan jeopolitik gerilimler, lojistik kırılmalar, finansman maliyetleri ve tedarik tarafındaki çok katmanlı riskler, şirketlerin operasyonel kararlarını daha hassas hale getirdi. Bu tablo içinde satın alma birimlerinin rolü de yeniden tanımlanıyor. Eskiden daha çok maliyet odaklı bakılan alan, bugün risk yönetimi, tedarik güvenliği, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve rekabet gücü başlıklarının merkezine yerleşmiş durumda. STZ 26 da tam bu dönüşümün hangi yönlere evrildiğini ortaya koymayı amaçlıyor.

Zirvenin açılış oturumunda ekonomist Mert Başaran, 2026 perspektifiyle küresel belirsizliklerin Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere etkisini değerlendirecek. Özellikle dalgalı piyasa koşullarında şirketlerin nasıl konumlanması gerektiği, satın alma stratejilerinin finansal dayanıklılığa nasıl katkı sunduğu ve işletmelerin hangi risk başlıklarına daha yakından odaklanması gerektiği gündemin ana eksenleri arasında yer alacak. Böylece zirve, satın almayı yalnızca operasyonel bir süreç olarak ele almak yerine, kurumların dayanıklılık kapasitesini belirleyen temel alanlardan biri olarak konumlandıracak.

Etkinliğin öne çıkan oturumlarından biri de satın alma dünyasında kadın liderliğinin yükselişine odaklanacak. TÜSAYDER Eşbaşkanı Dr. Sevgi Yılmaz moderatörlüğünde gerçekleşecek “Satın Almada Liderliğin Evrimi” oturumunda, iş dünyasının farklı alanlarından güçlü isimler bir araya gelecek. SEDEFED Başkanı Emine Erdem, KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu, UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy ve Alişan Lojistik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Damla Alişan, liderlik anlayışının değişen yönlerini ve tedarik zinciri yönetiminde dönüşen karar mekanizmalarını tartışacak. Bu oturumun, iş dünyasında daha kapsayıcı ve çok boyutlu liderlik modellerine dair önemli başlıklar üretmesi bekleniyor.

Teknoloji tarafında ise zirvenin en dikkat çekici başlıklarından biri “Agentic Procurement” yaklaşımı olacak. Mindzie CEO’su James Henderson’ın katılımıyla gerçekleşecek oturumda, yapay zekâ tabanlı satın alma sistemlerinin geldiği yeni aşama ele alınacak. Ajanik satın alma olarak tanımlanan bu yaklaşım, veriyi analiz edip öneri sunmanın ötesine geçerek karar verme, uygulama ve süreç tamamlama kabiliyetlerini öne çıkarıyor. Tedarikçiyle temas kurabilen, müzakere süreçlerini yönetebilen, satın alma akışını hızlandırabilen ve riskleri daha erken tespit edebilen sistemler, yeni dönemin satın alma teknolojilerinde öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Zirvede bu dönüşümün somut örneklerle anlatılması, şirketlerin teknoloji yatırımlarını daha stratejik bir zeminde değerlendirmesine katkı sunacak.

Programın bir diğer önemli başlığını ise Ali Ülker’in yer alacağı özel oturum oluşturacak. İş dünyasında etik yaklaşım, değer üretimi, şeffaflık ve tedarikçi geliştirme gibi konuların daha fazla önem kazandığı bir dönemde, satın alma süreçlerinin kurumsal güven inşasındaki rolü daha sık tartışılıyor. ESG beklentilerinin yükseldiği, regülasyon baskısının arttığı ve tedarik risklerinin çeşitlendiği mevcut ortamda, satın alma fonksiyonunun etik temelli bir yönetim yaklaşımıyla ele alınması giderek daha kritik hale geliyor. Ali Ülker’in oturumunun da kurumlara, dijital dönüşüm ile etik odağın nasıl aynı strateji içinde birleştirilebileceğine dair önemli mesajlar vermesi bekleniyor.

TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanları Dr. Mehmet Sarıdoğan ve Dr. Sevgi Yılmaz’ın ortak açıklaması da zirvenin temel iddiasını net biçimde ortaya koyuyor. Küresel borç stokundaki artış, dünya ticaretindeki yavaşlama ve şirketlerin karşı karşıya kaldığı yeni kırılganlıklar, satın alma fonksiyonunu artık çok daha kritik bir noktaya taşıyor. Açıklamada da vurgulandığı üzere, satın alma departmanları şirketlerin dijitalleşen dünyadaki sinir sistemi haline geliyor. Bu bakış açısı, STZ 26’nın neden yalnızca sektörel bir buluşma olmadığını, aynı zamanda iş dünyasının yeni yönetim reflekslerini tartışacağı stratejik bir platforma dönüştüğünü gösteriyor.

Satın alma ve tedarik yönetimi, 2026 iş gündeminde daha fazla stratejik ağırlık kazanırken, STZ 26’nın bu alandaki dönüşüme yön verecek fikirleri ve uygulama örneklerini bir araya getirmesi bekleniyor. İstanbul’da gerçekleşecek zirve, şirketlerin yalnızca maliyet kontrolüne odaklanan klasik satın alma yaklaşımından uzaklaşıp daha çevik, veriyle beslenen, etik temelli ve teknoloji destekli yeni modellere nasıl uyum sağlayabileceğine dair güçlü bir çerçeve sunacak.

Küresel ekonomide baskının arttığı dönemlerde şirketlerin refleksleri daha net görünür hale gelir. Satın alma da tam bu noktada kurumların iç direncini ölçen alanlardan birine dönüşür. Finansman maliyetleri, tedarik riski, regülasyon yükü ve sürdürülebilirlik baskısı aynı anda yükselirken, satın alma ekiplerinin yalnızca fiyat pazarlığı yapan bir yapı olarak görülmesi artık eski dönemin yaklaşımı gibi duruyor. TÜSAYDER’in STZ 26 zirvesi, satın almanın strateji, teknoloji ve yönetişim ekseninde yeniden konumlandığını gösteriyor. Özellikle yapay zekâ destekli süreçler, etik odak ve kadın liderliğinin yükselişi gibi başlıklar, alanın önümüzdeki dönemde daha geniş bir yönetim sorumluluğu üstleneceğine işaret ediyor. Şirketler açısından esas mesele, bu dönüşümü yalnızca izlemekten öte, kurumsal karar mekanizmalarına ne kadar hızlı entegre edebilecekleri olacak.

Kapat