Küresel ekonomiler, hızla değişen demografik yapı ve iş gücü dinamikleriyle emeklilik sistemlerini yeniden şekillendirme ihtiyacıyla karşı karşıya.
2025 Mercer CFA Enstitüsü Küresel Emeklilik Endeksi, ülkelerin emeklilik sistemlerini değerlendirirken emeklilerin yaşam standartlarını koruma ve ulusal çıkarlar arasında denge kurabilmek için gereken temel ilkeleri ortaya koyuyor.
Endeks sonuçlarına göre Türkiye, 49’uncu sırada yer aldı. Raporda, tamamlayıcı emeklilik reformunun Türkiye açısından önemli bir fırsat oluşturduğu, şeffaflığın artırılması ve kamu-özel iş birliğinin geliştirilmesinin sistemin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu vurgulandı.
Hollanda, İzlanda, Danimarka ve İsrail Zirvede
Mercer ve CFA Enstitüsü tarafından hazırlanan 17’nci yıllık Mercer CFA Enstitüsü Küresel Emeklilik Endeksi (MCGPI), 47 ülkenin emeklilik gelir sistemini değerlendirdi.
2025 yılı sonuçlarına göre Hollanda, İzlanda, Danimarka ve İsrail güçlü fayda ve sürdürülebilirlik performanslarıyla “A” notunu korudu. Singapur, ilk kez bu kategoride yer alarak Asya kıtasında “A” notu alan ilk ülke oldu.
Endekste ülkelerin emeklilik sistemleri; yeterlilik, sürdürülebilirlik ve bütünlük alt endekslerinin ağırlıklı ortalamasıyla değerlendiriliyor. Bu yıl Kuveyt yeterlilikte, İzlanda sürdürülebilirlikte, Finlandiya ise bütünlükte en yüksek puanları elde etti.
Sekiz ülkenin notunun yükselmesi ve hiçbir ülkenin düşüş yaşamaması, dünya genelinde emeklilik sistemlerinin güçlenme eğiliminde olduğuna işaret ediyor.
“Emeklilik Reformu Artık Kaçınılmaz”
Mercer Küresel Emeklilik Lideri Christine Mahoney, dünya genelinde yaşlanan nüfus ve değişen iş gücü yapısının reform baskısı oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“İnsan ömrünün uzaması ve iş gücü piyasalarındaki dönüşümle birlikte, hükümetler emeklilik sistemlerini yeniden uyarlama baskısıyla karşı karşıya.
Ancak reform süreci dikkatli planlanmalı. Daha dayanıklı sistemlerin oluşturulması, işverenler, hükümetler ve emeklilik fonu sağlayıcılarının ortak sorumluluğu ile mümkün olabilir.”
CFA Enstitü Başkanı ve CEO’su Margaret Franklin ise, yatırım kararları üzerindeki düzenleyici etkilerin altını çizdi:
“Vergi politikalarından yatırım yükümlülüklerine kadar düzenlemeler, emeklilik fonlarının sermaye tahsisini derinden etkiliyor.
Bazı ülkelerde fonların ulusal öncelikler doğrultusunda yatırım yapması teşvik ediliyor.
Ancak temel amaç, emeklilik gelirinin güvence altına alınması olmalı.
En başarılı sistemler, yenilik ile yatırımcı çıkarlarını koruma sorumluluğunu dengeli biçimde yürüten sistemlerdir.”
Hükümet Müdahalesi mi, İş Birliği mi?
Rapor, emeklilik fonlarının yatırım tercihleri üzerinde hükümet müdahalelerinin etkisine de dikkat çekiyor.
Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Malezya gibi ülkeler, fonları yerel altyapı ve inovasyon yatırımlarını desteklemeye yönlendiriyor.
Buna karşılık, bazı ülkelerde çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faktörlerinin zorunlu hale getirilip getirilmeyeceği tartışılıyor.
Raporun başyazarı Mercer Ortağı Tim Jenkins, şu değerlendirmeyi paylaştı:
“Kısıtlaması az olan veya hiç olmayan sistemler Endeks’te daha iyi performans gösteriyor.
Bu sonuç, hükümetlerin zorunlu düzenlemeler getirmek yerine yatırım seçeneklerini cazip hale getirmesinin, şeffaflığı ve sağlam yönetişimi teşvik etmesinin daha sürdürülebilir sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.”
Türkiye İçin Reform Zamanı
Mercer Türkiye Yan Haklar ve Bireysel Emeklilik Lideri Serap Özalp, Türkiye’nin emeklilik sistemi açısından gelişim potansiyeline vurgu yaptı:
“Türkiye’nin emeklilik sistemi, yeterlilik ve sürdürülebilirlik açısından güçlenmeye açık bir yapıya sahip.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin hayata geçirilmesi bu alanda büyük bir adım olacak.
BES ve OKS’nin artan fon büyüklükleri, sistemin uzun vadeli finansman kapasitesini artırma potansiyelini gösteriyor.
Şeffaflığın artırılması, yönetişim yapılarının güçlendirilmesi ve kamu-özel iş birliğinin teşvik edilmesi, Türkiye’nin daha dayanıklı bir emeklilik sistemi inşa etmesine katkı sağlayacaktır.”
Ozalp’e göre bu tür reformlar, bireylerin emeklilik gelirlerinin güvence altına alınmasına katkı sağlarken, ülkenin uzun vadeli ekonomik hedeflerine de ivme kazandırabilir.
2025 Mercer CFA Institute Küresel Emeklilik Endeksi
| Sistem | Genel Not | Toplam | Yeterlilik | Sürdürülebilirlik | Bütünlük |
| Hollanda | A | 85.4 | 86.1 | 83.5 | 86.8 |
| İzlanda | A | 84.0 | 83.0 | 85.7 | 83.3 |
| Danimarka | A | 82.3 | 82.9 | 85.0 | 77.6 |
| Singapur | A | 80.8 | 79.4 | 75.5 | 90.4 |
| İsrail | A | 80.3 | 75.6 | 83.2 | 83.6 |
| İsveç | B+ | 78.2 | 76.8 | 76.3 | 83.0 |
| Avustralya | B+ | 77.6 | 69.0 | 81.1 | 86.4 |
| Şili | B+ | 76.6 | 71.9 | 74.9 | 86.6 |
| Finlandiya | B+ | 76.6 | 77.4 | 65.6 | 90.6 |
| Norveç | B+ | 76.0 | 77.8 | 65.2 | 88.4 |
| İsviçre | B | 72.4 | 66.3 | 72.9 | 81.6 |
| Birleşik Krallık | B | 72.2 | 75.9 | 63.2 | 79.0 |
| Kuveyt | B | 71.9 | 86.6 | 65.4 | 57.6 |
| Uruguay | B | 71.1 | 83.8 | 53.1 | 75.8 |
| Hong Kong Özel İdari Bölgesi | B | 70.6 | 66.6 | 62.0 | 89.2 |
| Kanada | B | 70.4 | 67.2 | 67.0 | 80.2 |
| Yeni Zelanda | B | 70.4 | 65.2 | 68.2 | 81.7 |
| Fransa | B | 70.3 | 85.2 | 48.6 | 76.8 |
| Meksika | B | 69.3 | 73.5 | 64.1 | 69.8 |
| Belçika | B | 69.2 | 81.5 | 42.7 | 86.8 |
| Hırvatistan | B | 68.7 | 66.8 | 60.5 | 83.2 |
| Almanya | B | 67.8 | 81.0 | 47.5 | 75.0 |
| İrlanda | B | 67.7 | 72.9 | 51.6 | 81.8 |
| Suudi Arabistan | B | 67.6 | 75.0 | 54.6 | 74.2 |
| Portekiz | B | 67.6 | 83.7 | 36.4 | 85.4 |
| Kazakistan | B | 65.0 | 47.0 | 74.2 | 81.1 |
| BAE | C+ | 64.9 | 79.4 | 40.6 | 75.5 |
| İspanya | C+ | 63.8 | 83.0 | 34.2 | 74.4 |
| Kolombiya | C+ | 62.5 | 64.3 | 55.9 | 69.0 |
| ABD | C+ | 61.1 | 64.1 | 59.9 | 58.0 |
| Umman | C+ | 60.9 | 68.3 | 44.6 | 71.7 |
| Malezya | C+ | 60.6 | 54.0 | 55.9 | 77.5 |
| Botsvana | C | 59.8 | 54.3 | 48.0 | 85.0 |
| Namibya | C | 59.1 | 59.5 | 50.8 | 70.4 |
| Panama | C | 59.1 | 62.1 |
2025 Mercer CFA Endeksi, küresel ölçekte emeklilik sistemlerinin yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor.
Türkiye’nin sıralamadaki konumu, sistemin henüz yolun başında olduğunu gösterse de tamamlayıcı emeklilik modeli, sürdürülebilir bir finansal yapının kurulması için önemli bir fırsat sunuyor.
Kamu-özel sektör iş birliği, fon yönetiminde şeffaflık ve yönetişim kalitesinin artması; Türkiye’nin hem sermaye piyasaları hem de sosyal güvenlik sistemi açısından yeni bir denge oluşturmasını sağlayabilir.
Geleceğin güçlü emeklilik sistemi, bireysel birikimleri ulusal kalkınma hedefleriyle buluşturabilen bir vizyon etrafında şekilleniyor.

