ING Türkiye’nin NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre Türkiye’de tasarruf sahipliği yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşirken, düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 oldu. Yatırımcıların uzun vadeli getiri beklentisi güçlenirken, TL vadeli hesaplara ilgi de önceki döneme göre 6 puan artarak yüzde 24’e ulaştı.
ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle yürüttüğü Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırma, Türkiye’de tasarruf bilincinin güçlü kaldığını, ancak yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması ihtiyacının sürdüğünü gösteriyor.
Sonuçlara göre Türkiye’de her iki kişiden biri tasarruf sahibi olmaya devam ediyor. Tasarruf sahipliği oranı yüzde 51,3 olarak ölçülürken, düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 seviyesine ulaştı. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 22’si ise yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti.
Geleceğe yatırım tasarrufun ana motivasyonu oldu
Araştırmada tasarruf motivasyonları da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 34’ü tasarruf yapma nedenini geleceğe yatırım olarak açıklarken, beklenmedik durumlara karşı güvence oluşturma ihtiyacı yüzde 23 ile öne çıkan bir diğer motivasyon oldu.
Bu tablo, tasarruf davranışının yalnızca kısa vadeli nakit saklama refleksiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Ekonomik belirsizlik, enflasyon beklentileri, yaşam maliyetleri ve finansal güvence ihtiyacı, bireyleri daha planlı birikim yapmaya yönlendiriyor.
Tasarruf sahiplerinin düzenli birikim yapma oranının yüksek olması, finansal davranışlarda disiplin arayışının güçlendiğine işaret ediyor. Ancak bu disiplinin daha verimli yatırım kararlarına dönüşebilmesi için doğru bilgiye erişim, ürün çeşitliliği ve risk-getiri dengesini anlayabilme kapasitesi daha kritik hale geliyor.
Yastık altı altın ve nakit ilk sıralarda
Tasarruf araçları tercihinde ilk sırayı yüzde 44 ile yastık altı altın ve değerli madenler aldı. Yastık altı döviz ve TL nakit ise önceki çeyreğe göre 8 puan artış göstererek yüzde 40 oranıyla ikinci sırada konumlandı.
TL vadeli hesapların tercih edilme oranı önceki döneme göre 6 puan artarak yüzde 24’e ulaştı. TL vadesiz hesaplar da önceki çeyreğe göre 4 puan artışla yüzde 13 seviyesinde gerçekleşti. Hisse senedi ve borsa yatırımlarının oranı ise yüzde 18 oldu.
Araştırma, tasarruf sahiplerinin ortalama iki farklı araç üzerinden birikim yaptığını gösteriyor. Bu durum, bireylerin tasarruflarını tek bir ürün ya da varlık sınıfında tutmak yerine farklı araçlara dağıtma eğilimini sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
45 yaş üstü bireylerin yastık altı altın, diğer değerli madenler, yastık altı döviz ve TL araçlarını daha sık kullandığı görülürken; altın ve değerli metal hesapları ile hisse senedi ve borsa ürünlerinde genç yatırımcıların öne çıkması dikkat çekti.
Uzun vadeli getiri beklentisi güçleniyor
Araştırmanın en önemli bulgularından biri, yatırımcıların getiri beklentilerinde vade tercihlerinin değişmesi oldu. 2026 yılının ilk çeyreğinde kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisi düşerken, uzun vadeli yatırımlardan beklenti yükseldi.
Tasarruf sahiplerinin yüzde 45’i uzun vadeli, yüzde 42’si orta vadeli ve yüzde 13’ü kısa vadeli getiri beklentisine sahip olduğunu belirtti. Uzun vadeli getiri beklentilerinde 5 puanlık artış görülürken, kısa vadeli getiri beklentilerinde 4 puan düşüş yaşandı.
Bu değişim, yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalardan çok daha planlı ve uzun soluklu getiri arayışına yönelmeye başladığını gösteriyor. Uzun vadeli perspektifin güçlenmesi, yatırım fonları, kıymetli madenler, hisse senedi, vadeli hesaplar ve tematik yatırım ürünleri açısından daha bilinçli karşılaştırma ihtiyacını da artırıyor.
Dijital bankacılık yatırım deneyiminin merkezine yerleşiyor
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 92’si bankacılık hizmetlerinden yararlanıyor. Son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı ise yüzde 93’e yükseldi.
Bu veri, dijital bankacılığın yalnızca para transferi, fatura ödeme veya hesap takibi için kullanılan bir kanal olmaktan çıktığını gösteriyor. Mobil bankacılık uygulamaları artık yatırım araçlarını analiz etme, karşılaştırma, alarm kurma, emir bırakma, fon keşfetme ve yatırım kararlarını destekleme işlevleriyle daha geniş bir finansal yönetim platformuna dönüşüyor.
Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. 25-34 yaş grubundaki katılımcılar ise yüzde 45 ile yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini en bilgili grup olarak tanımladı. Bu sonuç, genç yatırımcıların finansal ürünlere ilgisinin arttığını ancak bilgi seviyesinin tüm kitleye yayılması için finansal okuryazarlık tarafında hâlâ gelişim alanı bulunduğunu gösteriyor.
Sezin Erken uzun vadeli getiri hedeflerine dikkat çekti
ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken, araştırmanın Türkiye’de tasarruf bilincinin güçlü olduğunu ancak yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini gösterdiğini belirtti.
Erken, yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesinin daha bilinçli karar alma ihtiyacını artırdığını ifade etti. ING Türkiye’nin bu içgörüden hareketle ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması olarak konumlandırmadığını; müşterilerin yatırım araçlarını analiz edebildiği, farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği ve daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak geliştirdiğini söyledi.
Sezin Erken ayrıca Türkiye’nin Z kuşağı yatırımcılara özel ilk ve tek yatırım fonu olan GNZ ile genç yaşta tasarruf bilincinin kazanılmasına katkı sunduklarını belirtti. Yalnızca 1996-2012 doğumlu ING müşterilerine sunulan fon, genç yatırımcıların birikim yapma ve yatırım alışkanlığı geliştirme süreçlerini desteklemeyi hedefliyor.
Kıymetli maden ve tematik fon çözümleri genişliyor
ING Türkiye, yatırım tarafında mobil deneyimi güçlendiren yeni ürün ve özelliklere de odaklanıyor. Banka, yakın dönemde devreye aldığı gümüş ve platin işlemleriyle döviz menüsünü zenginleştirirken, döviz ve kıymetli maden tarafında alarm kurma ve emir bırakma özellikleriyle müşterilerin fırsatları anlık takip etmeden yakalayabilmesini hedefliyor.
ING Mobil’e eklenen tematik fonlar ve fon listeleri de yatırım fonlarını keşfetmeyi ve ihtiyaca uygun seçeneklere ulaşmayı kolaylaştırıyor. Bu yapı, yatırımcıların yalnızca tekil ürünlere değil, kendi risk profiline, vade beklentisine ve ilgi alanlarına uygun fon seçeneklerine daha kolay erişmesini sağlıyor.
Yatırım deneyiminde kişiselleştirme, sadeleştirme ve karşılaştırma imkânları giderek daha belirleyici hale geliyor. Özellikle uzun vadeli getiri beklentisinin güçlendiği bir ortamda, kullanıcıların yatırım araçlarını doğru anlaması ve kendi finansal hedefleriyle ilişkilendirmesi bankalar için önemli bir hizmet alanına dönüşüyor.
Tasarruf davranışı finansal sağlık gündeminin merkezinde
Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması, finansal sağlığın yalnızca gelir seviyesiyle açıklanamayacağını gösteriyor. Düzenli tasarruf yapma alışkanlığı, yatırım araçlarını çeşitlendirme, vade beklentisini doğru kurma ve dijital kanalları etkin kullanma, bireylerin finansal dayanıklılığını güçlendiren temel unsurlar arasında yer alıyor.
Tasarruf sahipliğinin yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşmesi, toplumda birikim davranışının güçlü biçimde sürdüğünü gösterirken, yastık altı varlıkların hâlâ ilk sıralarda yer alması finansal sistem içindeki ürünlere güven, erişim ve bilgi ihtiyacının devam ettiğine işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde bankaların yatırım ve tasarruf ürünlerinde en önemli rekabet alanlarından biri, müşterilere yalnızca ürün sunmak olmayacak. Doğru ürünü anlamalarına, karşılaştırmalarına ve kendi vadeleriyle uyumlu şekilde karar vermelerine destek olan dijital rehberlik katmanları daha fazla öne çıkacak.
ING Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması, Türkiye’de bireylerin tasarruf yapma isteğinin güçlü kaldığını ancak tasarrufun yatırım davranışına dönüşme sürecinde bilgi ve ürün çeşitlendirme ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor. Tasarruf sahipliğinin yüzde 51,3 seviyesinde olması ve düzenli tasarruf yapanların yüzde 84’e ulaşması olumlu bir tablo sunuyor. Buna karşın yastık altı altın, döviz ve nakdin hâlâ ilk sıralarda yer alması, finansal sistem içindeki yatırım araçlarının daha anlaşılır ve erişilebilir hale gelmesi gerektiğini hatırlatıyor. Uzun vadeli getiri beklentisinin güçlenmesi ise önemli bir kırılma. Bu eğilim, yatırımcıların kısa vadeli reflekslerden daha planlı portföy yaklaşımına yönelme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Bankalar için yeni rekabet alanı tam da burada başlıyor. Mobil bankacılık uygulamaları artık yalnızca işlem kanalı olarak görülemez; yatırım fonlarını karşılaştıran, kıymetli maden işlemlerini kolaylaştıran, alarm ve emir özellikleriyle fırsat takibini sadeleştiren, genç yatırımcıya özel ürünler sunan dijital yatırım platformlarına dönüşüyor. ING’nin ING Mobil’i bu eksende konumlandırması, bankacılıkta finansal sağlık ve yatırım deneyiminin giderek daha fazla iç içe geçtiğini gösteriyor.


