Allianz Türkiye, 27 Haziran KOBİ Günü kapsamında Türkiye’deki KOBİ’lerin sigorta güvencesi ve risk yönetimi ihtiyacına dikkat çekti. Allianz Türkiye’nin değerlendirmelerine göre Türkiye’de faaliyet gösteren KOBİ’lerin yaklaşık yüzde 68’i sigorta güvencesi olmadan faaliyet gösteriyor. Şirket, doğal afetlerden siber saldırılara, tedarik zinciri kesintilerinden faaliyet durmalarına kadar uzanan yeni nesil risklere karşı KOBİ’lerin dayanıklılığının artırılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarını oluşturan KOBİ’ler, 27 Haziran KOBİ Günü kapsamında bir kez daha gündeme taşınıyor. Allianz Türkiye, ekonominin omurgasını oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin karşı karşıya olduğu risklere ve sigorta güvencesinin önemine dikkat çekti.
TÜİK’in 2024 yılına ilişkin verilerine göre Türkiye’de faaliyet gösteren 3 milyon 928 bin KOBİ, toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını oluşturuyor. KOBİ’ler toplam istihdamın yüzde 68,5’ini ve ekonomide yaratılan katma değerin yüzde 41,2’sini sağlıyor. Kadınlar, gençler ve dezavantajlı gruplar için önemli bir istihdam ve gelir kaynağı oluşturan KOBİ’ler, yerel kalkınmanın da güçlü aktörleri arasında yer alıyor.
KOBİ’lerin yüzde 68’i sigorta güvencesine sahip değil
Allianz Türkiye’nin değerlendirmelerine göre Türkiye’deki KOBİ’lerin yaklaşık yüzde 68’i sigorta güvencesi olmadan faaliyet gösteriyor. Bu oran, ekonomide bu kadar büyük paya sahip olan işletmeler için risk yönetimi konusunda önemli bir açık bulunduğunu gösteriyor.
KOBİ’ler büyüme, dijitalleşme ve ihracat hedeflerine odaklanırken, karşı karşıya kaldıkları riskler de çeşitleniyor. Ekonomik dalgalanmalar, iklim krizinin etkileri, deprem, sel, yangın, fırtına, siber saldırılar, tedarik zinciri kesintileri ve artan maliyetler, işletmelerin faaliyetlerini doğrudan etkileyebilecek başlıklar arasında yer alıyor.
Bu nedenle sigorta güvencesi, KOBİ’ler için yalnızca hasar anında devreye giren bir koruma aracı olmaktan çıkıyor. Riskleri öngörmeyi, faaliyet sürekliliğini korumayı ve finansal dayanıklılığı güçlendirmeyi sağlayan stratejik bir yönetim başlığına dönüşüyor.
Siber olaylar ve doğal afetler risk gündeminde üst sıralarda
Allianz Risk Barometresi 2026 sonuçlarına göre Türkiye’de iş dünyasının en önemli riskleri arasında makroekonomik gelişmeler ilk sırada yer alıyor. Siber olaylar ikinci sıraya yükselirken, doğal afetler dördüncü sırada bulunuyor. Yapay zeka ise bu yıl ilk kez Türkiye’nin risk gündemindeki ilk 10 başlık arasına girerek yedinci sırada yer aldı.
Bu tablo, KOBİ’lerin artık yalnızca geleneksel işletme riskleriyle karşı karşıya olmadığını gösteriyor. Dijitalleşmeyle birlikte siber güvenlik riski artarken, iklim krizinin etkileri de fiziksel varlıklar ve operasyonel süreklilik üzerinde daha görünür hale geliyor.
KOBİ’ler açısından bu risklerin etkisi büyük şirketlere kıyasla daha yıkıcı olabiliyor. Çünkü birçok küçük ve orta ölçekli işletmede finansal tamponlar, kriz yönetimi kapasitesi ve operasyonel yedekleme mekanizmaları daha sınırlı kalabiliyor.
Öktem Örkün risk yönetiminin rekabet avantajına dönüştüğünü vurguladı
Allianz Türkiye Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturduğunu belirterek günümüz iş ortamında işletmelerin yalnızca geleneksel risklerle karşılaşmadığını söyledi.
Örkün, siber saldırılar, iklim kaynaklı afetler, tedarik zinciri sorunları ve faaliyet kesintileri gibi yeni nesil risklerin KOBİ’ler için giderek daha kritik hale geldiğini ifade etti. Allianz Risk Barometresi 2026 sonuçlarının da işletmelerin risk gündeminin hızla değiştiğini gösterdiğini belirtti.
Örkün’e göre işletmeler için sigorta koruması kadar riskleri önceden tespit etmek ve dayanıklılığı artırmak da kritik önem taşıyor. Bu nedenle risk yönetimini yalnızca maliyet unsuru olarak görmek yerine, işletmenin sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur olarak ele almak gerekiyor.
Riskleri gerçekleşmeden yönetmek mümkün
Artan afet riski ve iklim değişikliğinin etkileri, sigortacılıkta teknik uzmanlık ve bilimsel yaklaşımı daha önemli hale getiriyor. Allianz Grubu desteğiyle 2019 yılında hayata geçirilen Allianz Teknik, Türkiye’nin uluslararası akreditasyon standartlarına uygun ilk ve tek akredite deprem laboratuvarı olarak faaliyet gösteriyor.
Aynı zamanda Yangın Test & Eğitim Merkezi olan Allianz Teknik, afet ve çevresel risklerle mücadelede öncü bir rol üstleniyor. Yapı güvenliğini artırmaya yönelik testler, mühendislik hizmetleri, eğitim programları ve danışmanlık çalışmalarıyla bireysel ve kurumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor.
Allianz Teknik, farklı sektör ve ölçeklerden işletmelerin maruz kalabileceği risklerin analiz edilmesine, dayanıklılıklarının artırılmasına ve olası kayıpların azaltılmasına katkı sağlıyor. Bu yapı, sigortacılığın yalnızca poliçe satışıyla sınırlı kalmadığını; risk mühendisliği, önleyici analiz ve dayanıklılık geliştirme alanlarına doğru genişlediğini gösteriyor.


