Türkiye Sigorta, sağlık sigortacılığında kişiselleştirme odağını güçlendiren yeni ürünü ESS’yi, yani Esnek Sağlık Sigortası modelini devreye aldı. Şirketin yeni ürünü, teminat yapısını, anlaşmalı kurum ağını ve limit seçeneklerini kişiye özel biçimde kurgulama imkânı sunarak sağlık sigortasında daha modüler bir dönemin kapısını aralıyor. 0-64 yaş aralığındaki kullanıcıları kapsayan ESS, standart poliçe yaklaşımının yerine ihtiyaç, bütçe ve kullanım alışkanlıklarına göre şekillenen bir yapı sunuyor.
Yeni ürünün öne çıkan yönü, sigortalının kendi sağlık planını adeta bir sepet mantığıyla oluşturabilmesi. Kullanıcılar; yatarak tedavi, ayakta tedavi, doğum, diş, gözlük, check-up, yurt dışı teminatı ve özel hizmet paketi gibi başlıklar arasından seçim yaparak poliçelerini özelleştirebiliyor. Böylece sağlık sigortası, tek tip planlar yerine bireysel ihtiyaçlara göre genişletilip daraltılabilen daha esnek bir yapıya kavuşuyor.
Türkiye Sigorta Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, mevcut ürün yapısını kişiye özel hale getirerek daha güçlü, özgür, yönetilebilir ve seçilebilir bir model oluşturduklarını belirtiyor. Buldu’ya göre ESS, kişisel alışveriş sepetine eklenebilir teminatlar, limitler, network seçenekleri ve ek hizmetlerle sektörde yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor. Özellikle aynı aile içinde kişi bazında farklı teminat, farklı kurum ağı ve farklı limit kombinasyonları kurulabilmesi, ürünün en iddialı yönlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ürünün dikkat çeken bir başka boyutu, aile içi mikro segmentasyon imkânı sunması. Aynı poliçe çatısı altında her aile bireyi için farklı sağlık planları oluşturulabiliyor. Örneğin ebeveynlerden biri için yatarak tedavi ve gözlük teminatı tercih edilirken, diğeri için doğum teminatı eklenebiliyor; çocuklar için de yaş ve ihtiyaca göre farklı teminat setleri oluşturulabiliyor. Bu yapı, sağlık sigortasında “herkese aynı plan” yaklaşımı yerine daha ayrıştırılmış ve davranış odaklı bir modelin güç kazandığını gösteriyor.
ESS’nin en güçlü farklarından biri de network seçiminin poliçe tasarımının merkezine yerleştirilmesi. Türkiye Sigorta’nın portföy verilerine göre bireyler ayakta tedavi tarafında genellikle ev ya da iş yerine yakın sağlık kuruluşlarını tercih ederken, cerrahi işlemler ve yatarak tedavilerde daha büyük ve yüksek kapasiteli hastanelere yöneliyor. ESS, tam da bu davranıştan hareketle ayakta ve yatarak tedavi için farklı kurum ağlarının seçilebilmesine imkân tanıyor. Böylece sigortalılar, sağlık hizmetini alışkanlıklarına ve beklentilerine daha uygun biçimde planlayabiliyor.
Teminat yapısında da geniş bir esneklik bulunuyor. Yatarak tedavi kapsamında limitsiz, limitli ve muafiyetli alternatifler sunulurken, ayakta tedavi teminatında limitli veya adet bazlı seçenekler yer alıyor. Doğum teminatı her plana eklenebiliyor. Bunun yanında diş, gözlük, check-up, yurt dışı teminatı ve özel hizmet paketleri gibi ek modüller de poliçeye dahil edilebiliyor. Sigortalının bütçesi ile kullanım öncelikleri birlikte değerlendirilerek daha rafine bir ürün tasarımı yapılabiliyor.
Türkiye Sigorta’nın ESS ürününde sektörde ilk olarak öne çıkardığı başlıklardan biri de doğum teminatında bekleme süresinin sigortalının tercihine göre kaldırılabilmesi. Ayrıca aynı poliçe içinde yatarak ve ayakta tedavi için farklı network seçilebilmesi, katılım paylı veya katılım payı içermeyen planların oluşturulabilmesi ve 12 taksitli ödeme imkânı sunulması, ürünün erişilebilirliğini ve kullanım esnekliğini artırıyor. Şirket, bu yapıyla bireysel sağlık sigortalarının yaygınlaşmasını ve sağlık hizmetlerine erişimin daha kişiselleştirilmiş hale gelmesini hedefliyor.
Türkiye Sigorta’nın ESS hamlesi, sağlık sigortacılığında ürün tasarımının yeni evresine işaret ediyor. Artık rekabet yalnızca fiyat ya da temel teminat seti üzerinden ilerlemiyor; müşterinin sağlık hizmetini nasıl kullanmak istediğini anlayan, lokasyon tercihini dikkate alan ve aile içindeki farklı ihtiyaçları tek poliçe kurgusunda yönetebilen modeller daha fazla önem kazanıyor. ESS, bu yönüyle sigortacılıkta modüler ürün mimarisinin daha görünür hale geldiği yeni dönemin güçlü örneklerinden biri olmaya aday görünüyor.
Sağlık sigortacılığında uzun süredir konuşulan kişiselleştirme başlığı, ESS ile daha somut bir ürün formuna kavuşuyor. Türkiye Sigorta’nın yaklaşımı, poliçeyi sabit kalıplarla sunmak yerine kullanıcının davranışını, bütçesini ve aile yapısını merkeze alıyor. Sektör açısından asıl dikkat çeken nokta, network seçimi, teminat limiti ve katılım payı gibi unsurların tek çatı altında daha esnek biçimde yönetilebilmesi. Önümüzdeki dönemde sağlık sigortası rekabeti, teminat zenginliğinin yanı sıra ürün mimarisinin ne kadar kişiye uyarlanabildiği üzerinden şekillenebilir. ESS, bu açıdan bakıldığında sigortacılıkta müşteri deneyimi ile ürün tasarımını aynı denklemde buluşturan önemli bir adım niteliği taşıyor.


