Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2026 yılının ilk çeyreğinde aktif büyüklüğünü 203,2 milyar TL’ye, kredi hacmini ise 125,7 milyar TL’ye taşıdı. Bankanın net kârı yıllık bazda yüzde 45 artarak 2,6 milyar TL’ye yükseldi.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, yılın ilk üç ayında aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artırarak 203,2 milyar TL’ye yükseltti. Katma değeri yüksek projelere sağlanan finansman desteğiyle kredi hacmi 125,7 milyar TL’ye ulaştı.
Bankanın net kârı aynı dönemde yüzde 45 artışla 2,6 milyar TL oldu. Brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ise yüzde 0,5 seviyesinde gerçekleşti. Düşük takipteki kredi oranı, kalkınma bankacılığı tarafında seçici kredi politikası ve proje finansmanı disiplininin bilanço kalitesine yansıdığını gösterdi.
Kredi hacmi 125,7 milyar TL’ye ulaştı
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın kredi hacmi, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 23 artarak 125,7 milyar TL seviyesine çıktı. Bankanın kredi büyümesi, sanayi, yenilenebilir enerji, turizm, teknoloji, dijital altyapı ve katma değerli üretim alanlarında sağlanan uzun vadeli finansman desteğiyle şekillendi.
Kalkınma bankacılığı açısından kredi hacmindeki artış yalnızca bilanço büyüklüğüyle sınırlı okunmamalı. Uzun vadeli kaynakların hangi sektörlere aktarıldığı, Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi, dışa bağımlılığı azaltma hedefi, yeşil dönüşüm ve bölgesel kalkınma açısından daha kritik bir gösterge sunuyor.
Bankanın aktif kalitesindeki görünüm de ilk çeyrek sonuçlarının dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranının yüzde 0,5 düzeyinde kalması, kredi genişlemesine rağmen risk göstergelerinde kontrollü bir seyrin korunduğunu ortaya koydu.
Uluslararası kaynaklarla tematik finansman alanı genişliyor
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, yılın ilk çeyreğinde uluslararası finans kuruluşlarıyla iş birliklerini sürdürdü. Uzun vadeli finansman çözümleri; sanayi, yeşil enerji, turizm ve teknoloji alanlarında yatırımcıların kaynak ihtiyacına yanıt verdi.
Banka, tematik fonlar aracılığıyla istihdamı artıran, dışa bağımlılığı azaltan ve katma değerli üretimi destekleyen projelere odaklanıyor. Bölgesel kalkınma, dijital altyapının güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve yenilenebilir enerji yatırımları, finansman stratejisinin ana eksenleri arasında yer alıyor.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, uzun vadeli finansman çözümleri ve katma değer odaklı yaklaşım ile birçok sektörün desteklendiğini belirtti. Öztop, temin edilen tematik fonların istihdam, üretim ve dışa bağımlılığı azaltan alanlara yönlendirildiğini vurguladı.
Yatırım bankacılığı faaliyetleri sermaye piyasalarını destekliyor
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, yatırım bankacılığı faaliyetleri kapsamında hem özel sektöre hem de kamuya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Banka, sermaye piyasalarının gelişimini destekleyen danışmanlık hizmetleriyle alternatif finansman kaynaklarına erişimi güçlendirmeyi hedefliyor.
Birleşme ve satın alma danışmanlığı tarafında Türkiye Varlık Fonu ve Özelleştirme İdaresi ile yürütülen projeler öne çıkıyor. Enerji ve liman özelleştirmelerine yönelik çalışmalar da bankanın yatırım bankacılığı faaliyetlerinin önemli alanları arasında yer alıyor.
Bu başlık, TKYB’nin rolünü geleneksel kredi sağlayıcılığının ötesine taşıyor. Banka, proje finansmanı, danışmanlık, sermaye piyasaları ve fon yönetimi kanallarını birlikte kullanarak kalkınma odaklı finansman modelini daha geniş bir zemine yayıyor.
Türkiye Kalkınma Fonu girişimcilik ekosistemine kaynak sağlıyor
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası çatısı altında kurulan Türkiye Kalkınma Fonu, 2026’nın ilk çeyreğinde girişimcilik ekosistemini desteklemeyi sürdürdü. TKYB Üst Fonu üzerinden yapılan yatırımlar, uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sağladı.
T.C. Ticaret Bakanlığı ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği iş birliğiyle kurulan OİB GSYF, girişim sermayesi ekosistemine yeni bir fon olarak kazandırıldı. Türkiye Kalkınma Fonu’nun yönettiği kaynak büyüklüğü 11 fon üzerinden 6,7 milyar TL’ye ulaştı.
Fon aracılığıyla sağlanan toplam kaynak büyüklüğü ise 93,5 milyon ABD dolarını aştı. Bu yapı, özellikle teknoloji, inovasyon, otomotiv, sanayi dönüşümü ve yüksek katma değerli girişimler için önemli bir finansman kanalı oluşturuyor.
Sürdürülebilirlik portföyün merkezinde yer alıyor
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın sürdürülebilirlik temalı kredi portföyü, toplam kredi portföyünün yüzde 96’sını oluşturdu. İklim odaklı finansman payı ise yüzde 56 seviyesine ulaştı.
Bu oranlar, bankanın sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını ayrı bir faaliyet alanı olarak konumlandırmadığını; kredi portföyünün merkezine yerleştirdiğini gösteriyor. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, çevresel ve sosyal etki yaratan projeler, kalkınma bankacılığında uzun vadeli finansmanın stratejik yönünü belirliyor.
İklim finansmanı ve sürdürülebilirlik temalı kredilerin yüksek payı, Türkiye’de finans sektörünün yeşil dönüşümde üstlendiği rol açısından da önemli. Bankaların yalnızca kârlılık göstergeleriyle değil, finanse ettikleri ekonomik dönüşüm alanlarıyla değerlendirilmesi gereken bir dönemden geçiliyor.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın ilk çeyrek sonuçları, kalkınma bankacılığında büyümenin klasik mevduat-kredi döngüsünden farklı bir yerden okunması gerektiğini gösteriyor. Aktif büyüklük, kredi hacmi ve net kârdaki artış önemli; ancak asıl belirleyici unsur, kaynağın hangi alanlara aktarıldığı. TKYB’nin sürdürülebilirlik temalı kredi portföyünün toplam portföy içindeki yüksek payı, yeşil dönüşüm ve uzun vadeli yatırım finansmanının artık bankanın ana iş modeline yerleştiğini gösteriyor. Öte yandan girişim sermayesi fonları ve yatırım bankacılığı faaliyetleri, kalkınma bankacılığının yalnızca proje kredisi sağlayan bir yapıdan sermaye piyasaları, fon yönetimi ve stratejik danışmanlık kanallarını birlikte kullanan daha karma bir modele ilerlediğini ortaya koyuyor. Burada izlenmesi gereken konu, sağlanan finansmanın reel ekonomide ne kadar kalıcı üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, bölgesel gelişim ve istihdam etkisi yarattığı olacak. Çünkü kalkınma bankacılığında gerçek başarı, bilanço büyüklüğünden çok finanse edilen dönüşümün kalitesiyle ölçülür.

