Yazı: 12:32 BankTech

TKYB Aktifleri 204 Milyar TL’ye Ulaştı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2025 yıl sonunda aktiflerini yüzde 32,6 artırarak 204 milyar TL’ye çıkardı. Kredi hacmi, kârlılık ve sürdürülebilirlik yatırımları öne çıktı.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), 2025 yıl sonu finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda paylaştı. Açıklanan verilere göre Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yıl sonuna kıyasla yüzde 32,6 artırarak 204 milyar TL seviyesine taşıdı. Katma değeri yüksek ve stratejik öncelik taşıyan projelere sağlanan finansman desteğiyle kredi hacmi yüzde 30,5 artış göstererek 124 milyar TL’ye ulaştı.

Aktif kalitesine ilişkin göstergeler de güçlü bir görünüm sundu. Brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 0,46 seviyesinde gerçekleşti. Bankanın ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 33 olurken, net kârı bir önceki yıla göre yüzde 46 artışla 9 milyar TL’ye yükseldi. Söz konusu performans, kalkınma odaklı bankacılık modeli ile mali disiplinin birlikte yürütüldüğüne işaret etti.

Uluslararası finansmanla kalkınma odağı güçlendi

2025 yılı boyunca uluslararası kalkınma ve finans kuruluşlarıyla kurulan iş birlikleri, TKYB’nin uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynaklara erişimini destekledi. Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Çin Kalkınma Bankası, Asya Kalkınma Bankası ve İtalyan Kalkınma Bankası ile hayata geçirilen anlaşmalar; istihdam, yeşil dönüşüm, dijital altyapı ve üretim kapasitesi gibi öncelikli alanlara yönlendirildi.

Genel Müdür İbrahim Öztop, Dünya Bankası ile imzalanan 500 milyon ABD doları tutarındaki anlaşmanın deprem bölgesinde istihdamın artırılmasına katkı sunduğunu, Asya Altyapı Yatırım Bankası ve Çin Kalkınma Bankası ile yapılan toplam 400 milyon ABD dolarlık finansman anlaşmalarının ise bölgesel kalkınmayı desteklediğini vurguladı. Yılın son çeyreğinde Asya Kalkınma Bankası ile yenilenebilir enerji ve imalat sanayi yatırımlarına, İtalyan Kalkınma Bankası ile güneş enerjisi projelerine yönelik yeni kredi anlaşmaları da portföye eklendi.

Yatırım bankacılığı ve sermaye piyasalarında etkin rol

TKYB, yatırım bankacılığı faaliyetleri kapsamında kamu ve özel sektör projelerine finansal danışmanlık hizmetleri sunmayı sürdürdü. Enerji santralleri ve liman projelerinde yürütülen danışmanlık çalışmalarının yanı sıra gıda, perakende, döngüsel ekonomi, teknoloji ve turizm gibi alanlarda özel sektör işlemleri desteklendi.

Sermaye piyasaları tarafında ise yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik halka arz ve kira sertifikası ihraçları öne çıktı. Kalyon PV’nin 3,3 milyar TL büyüklüğündeki halka arzı ile TARFİN ve Vakıf Leasing’in kira sertifikası ihraçları, Banka’nın danışmanlığı ve aracılığıyla tamamlandı.

Girişimcilik ekosistemine uzun vadeli destek

Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) aracılığıyla girişimcilik ekosistemine sağlanan destek 2025 yılında da genişledi. Yıl sonunda yönetilen kaynak büyüklüğü 6,3 milyar TL’ye ulaşan TKF, doğrudan yatırımlar ve fon yatırımlarıyla farklı aşamalardaki girişimlere katkı sundu. Fon Sepeti GSYF’nin kurulmasıyla fon sayısı 10’a yükselirken, yıl boyunca toplam 26 şirkete 20,7 milyon ABD doları tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirildi. Ayrıca TÜBİTAK BiGG Fonu kapsamında erken aşama girişimlere 4,1 milyon ABD doları kaynak aktarıldı.

Sürdürülebilirlik portföyün merkezinde

Bankanın sürdürülebilirlik temalı kredi portföyünün toplam portföy içindeki payı yüzde 96 seviyesine ulaştı. Yenilenebilir enerji projeleriyle 4,2 milyon ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlanırken, TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ve GRI standartlarına uygun Entegre Rapor kamuoyuyla paylaşıldı. ESG performansı, ulusal ve uluslararası platformlarda alınan ödüllerle desteklendi.

TKYB’nin 2025 performansı, kalkınma bankacılığının Türkiye’de giderek daha stratejik bir rol üstlendiğini gösteriyor. Uluslararası fon kaynaklarının istihdam, yeşil dönüşüm ve girişimcilik gibi alanlara yönlendirilmesi, finansman hacminin ötesinde yapısal etki yaratma potansiyeli taşıyor. Özellikle düşük takipteki kredi oranı ve yüksek özkaynak kârlılığı, kalkınma hedefleri ile finansal sürdürülebilirliğin aynı çerçevede ilerleyebildiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde söz konusu modelin reel sektör yatırımları üzerindeki çarpan etkisi daha görünür hale gelebilir.

Kapat