Türkiye Finans Katılım Bankası, 2025 yılı mali sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na açıkladı. Banka, 226 milyar TL nakdi ve 62 milyar TL gayri nakdi olmak üzere toplam 288 milyar TL finansmanla ülke ekonomisine katkı sundu. Toplam aktifler yıllık bazda yüzde 35 artarak 390,4 milyar TL’ye ulaştı.
Aktif Büyüklük ve Fon Kaynağında Güçlü Artış
Banka, topladığı fonları yüzde 25 artırarak 235,3 milyar TL seviyesine taşıdı. Artan fon kaynağı, finansman hacminin genişletilmesinde kullanıldı. Yasal özkaynaklar 40,5 milyar TL’ye yükselirken, sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 17,23 olarak gerçekleşti.
Katılım bankacılığı modeli çerçevesinde üretim, ticaret ve KOBİ finansmanına odaklanan yapı, bilanço büyümesini destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı.
Reel Ekonomiye 288 Milyar TL Katkı
Türkiye Finans, 2025 yılında sağladığı toplam 288 milyar TL’lik finansmanla reel sektöre güçlü bir kaynak sundu. Nakdi finansman hacmi 226 milyar TL olurken, gayri nakdi destek 62 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Bu büyüklük, bankanın katılım finans sistemini reel ekonomiyle daha entegre bir zeminde konumlandırdığını ortaya koyuyor.
Yönetimden Değerlendirme
Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Vekili Müge Öner, 2025 yılında katılım finans modelinin etik ve paylaşımcı yapısını reel ekonomiyle daha da bütünleştirdiklerini ifade etti. Öner, toplanan fonların önemli bölümünün üretim, ticaret ve KOBİ finansmanında değerlendirildiğini belirtti.
Öner ayrıca insan odaklı bankacılık yaklaşımının yalnızca müşteri deneyimiyle sınırlı kalmadığını, çalışan memnuniyeti tarafında da somut karşılık bulduğunu vurguladı. Bankanın “Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri” listesinde yer alması, kurumsal kültürün finansal performansla birlikte değerlendirildiğini gösteren önemli bir veri olarak öne çıktı.
Türkiye Finans’ın 2025 bilançosu, katılım bankacılığı modelinin ölçeklenebilirliğine dair güçlü sinyaller veriyor. Yüzde 35’lik aktif büyüme ve yüzde 17’nin üzerindeki sermaye yeterlilik oranı, risk yönetimi ile büyüme arasında dengeli bir yapı kurulduğunu gösteriyor. Katılım finansın reel sektör odaklı yaklaşımı, özellikle KOBİ finansmanı ve üretim yatırımlarında sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. Fon toplama kapasitesindeki artış, bankanın likidite tarafında konfor alanını genişletirken finansman tarafında daha esnek bir yapı oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde katılım bankacılığı segmentinde rekabetin daha da yoğunlaşması beklenebilir.


