TÜBİSAD tarafından yayımlanan Türkiye’nin Dijital Dönüşüm 2025 Endeksi, ülkede dijital teknolojilerin yaygın biçimde kullanıldığını; kalıcı katma değer, teknoloji üretimi ve ihracat açısından ise ekosistem odaklı daha güçlü politikalara ihtiyaç bulunduğunu ortaya koydu. Çalışma, dijital dönüşümün hızını belirleyen temel unsurun artık teknolojiye erişimden çok, yatırım ortamı, insan kaynağı ve kurumsal eşgüdüm başlıklarında şekillendiğine işaret ediyor.
Bu yıl endeks 5 üzerinden 3,13 olarak hesaplandı. Önceki yıla kıyasla sınırlı bir artış gerçekleşirken, tablo sürdürülebilir bir ivme için daha bütüncül bir politika setine ihtiyaç bulunduğunu gösteriyor. Son beş yıllık seyre bakıldığında endeks değerleri sırasıyla 2,90 – 2,99 – 3,19 – 3,09 – 3,09 – 3,13 olarak ölçüldü. 2019–2021 dönemindeki yükselişin ardından yaşanan duraklama, 2025 verileriyle birlikte yeniden yukarı yönlü bir eğilime dönüştü.
Kullanım güçlü, ekosistem belirleyici
Endeks; Ekosistem, Yeterlilik, Kullanım ve Dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen altında toplam 61 gösterge üzerinden oluşturuldu. Alt göstergelerin 30’unda iyileşme, 23’ünde gerileme, 8’inde ise yatay seyir gözlemlendi.
Kullanım bileşeni 3,34 puanla en güçlü alan olarak öne çıkarken, Ekosistem bileşeni 2,68 ile en zayıf başlık oldu. Bu tablo, dijital araçların bireysel, ticari ve kamusal alanlarda etkin biçimde kullanıldığını; söz konusu kullanımın teknoloji üretimi, ihracat ve yüksek katma değere dönüşme kapasitesinin ise sınırlı kaldığını gösteriyor.
Ekosistem ivmenin anahtarı
Çalışmaya göre Türkiye’nin dijital dönüşüm performansını sınırlayan ana alan, uzun süredir ekosistem bileşeni olarak öne çıkıyor. Yenilik ve yatırım ortamı, üniversite-sanayi iş birlikleri, nitelikli insan kaynağı, hukuki öngörülebilirlik ve finansmana erişim başlıkları, dönüşümün sürdürülebilirliği açısından kritik rol üstleniyor.
Pandemi döneminde kısa süreli bir toparlanma yaşayan ekosistem göstergeleri, son üç yılda yeniden gerileyerek genel endeksin hızını aşağı çeken temel faktör haline geldi.
Dijital dönüşüm ortak bir süreç
Endeks, dijital dönüşümün yalnızca teknoloji sektörüne ait bir alan olmadığını; sanayi, finans, eğitim ve kamu hizmetleri gibi tüm alanları yatay biçimde etkileyen bir dönüşüm süreci olduğunu vurguluyor. Kalıcı ilerleme için kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum arasında eşgüdüm ihtiyacı öne çıkıyor.
TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, dijital dönüşümün rekabet gücüne dönüşmesi için ekosistemin bütüncül ele alınması gerektiğini vurgularken; TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Urçar ise çalışmaya bu yıl yapay zeka başlığının da dâhil edildiğini ve ilerleyen dönemde bu alana özel bir endeks altyapısı oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.
Endeksin ortaya koyduğu tablo, Türkiye’nin dijitalleşmede artık “kullanıcı ülke” evresini büyük ölçüde geride bıraktığını, asıl rekabet alanının teknoloji üretimi ve küresel pazarlara açılma aşamasında yoğunlaştığını gösteriyor. Finansal teknolojiler özelinde bakıldığında, ödeme sistemleri, açık finans altyapıları ve veri ekonomisi alanındaki büyüme potansiyeli güçlü bir zemin sunuyor. Söz konusu potansiyelin kalıcı değere dönüşmesi için regülasyonların öngörülebilirliği, sermayeye erişim kanallarının derinleşmesi ve insan kaynağı politikalarının daha uzun vadeli tasarlanması belirleyici olacak.


