Yazı: 11:08 BankTech

Garanti BBVA’dan VDMK Hamlesi

Garanti BBVA, Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ihracını tamamlayarak nitelikli yatırımcılara yeni bir yatırım alternatifi sundu ve aktif pasif yönetiminde esnekliğini artırdı.

Garanti BBVA, sermaye piyasalarında ürün çeşitliliğini genişleten yeni bir adımla Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (VDMK) ihracını tamamladı. Söz konusu yapı sayesinde banka, bilançosundaki kredi portföyünü menkul kıymetleştirerek nitelikli yatırımcılara teminatlı ve yapılandırılmış yeni bir yatırım alternatifi sundu. İşlem aynı zamanda bankanın aktif pasif yönetiminde esneklik kazanmasını sağladı ve likidite kaynaklarını çeşitlendiren bir araç olarak konumlandı.

İhraç kapsamında Garanti BBVA’nın bilançosunda yer alan krediler, Türkiye Menkul Kıymetleştirme Şirketi bünyesinde kurulan TMKŞ Garanti BBVA Birinci Varlık Finansmanı Fonu’na devredildi. Ardından söz konusu varlıklar menkul kıymetleştirilerek yatırımcılara arz edildi. Bu yapı, kredi riskinin sermaye piyasaları üzerinden dağıtılmasını mümkün kılan modern bir finansman ve risk yönetimi yaklaşımı olarak öne çıkıyor.

Yatırımcıdan güçlü talep

VDMK ihracı yatırımcı cephesinde beklenenin üzerinde ilgi gördü. İşlem, Garanti BBVA’ya yeni bir fonlama alanı açarken, sermaye yeterliliği oranlarının da desteklenmesine katkı sağladı. Yapı, bankanın bilanço yönetiminde daha esnek bir çerçeve oluştururken, yatırımcılar açısından da teminatlı ve öngörülebilir nakit akışı sunan bir enstrüman olarak konumlandı.

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, söz konusu adımı şu sözlerle değerlendirdi: “Müşterilerimize farklı yatırım kanalları ve finansman seçenekleri sunmayı ve sermaye piyasalarını geliştiren yenilikçi ürünler üretmeyi önemsiyoruz. Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ihracı, aktif pasif yönetimimizi güçlendiren ve yatırımcılarımıza yapılandırılmış, teminatlı bir ürün sunmamıza imkân tanıyan önemli bir aşama oldu. Gördüğümüz yoğun talep, söz konusu yapının gerçek bir ihtiyaca karşılık verdiğini ortaya koyuyor.”

Türkiye Menkul Kıymetleştirme Şirketi Genel Müdürü Haldun Nigiz ise sürece ilişkin değerlendirmesinde, bankaların alternatif finansman kaynaklarına erişiminde menkul kıymetleştirmenin giderek daha merkezi bir rol oynadığına dikkat çekti ve bu tür yapıların sermaye piyasalarındaki ürün çeşitliliğini artıran stratejik araçlar arasında yer aldığını vurguladı.

VDMK gibi yapıların artışı, bankacılığın fonlama ve risk yönetimi tarafında daha pazar odaklı bir mimariye yöneldiğini gösteriyor. Bankalar bilanço içi riskleri sermaye piyasalarına açarak hem regülasyon baskısını daha dengeli yönetebiliyor hem de yatırımcı tabanını genişletiyor. Orta vadede söz konusu eğilim, kredi piyasası ile sermaye piyasası arasındaki sınırların daha geçirgen hale gelmesine, yapılandırılmış finans ürünlerinin kurumsal yatırımcı portföylerinde daha görünür bir yer edinmesine ve Türkiye’de ikincil piyasa derinliğinin artmasına zemin hazırlıyor.

Kapat