Visit Sponsor

Yazı: 11:07 Yatırım

Sunar Yatırım Mısırda Sürdürülebilir Tarım Alanını Yüzde 43 Büyüttü

Sunar Yatırım, mısırda sürdürülebilir tarım alanını bir yılda yüzde 43 artırdı. Ayçiçeğinde dekar başına verim 103 kilogramdan 202 kilograma çıktı.

Sunar Yatırım, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırma çalışmaları kapsamında mısır üretim alanlarını bir yılda yüzde 43 artırdı. Şirketin ayçiçeği üretiminde sekiz yılda sağladığı verim artışı ise yüzde 96’ya ulaştı.

Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan Sunar Yatırım; toprak analizi, sözleşmeli üretim, izlenebilir tedarik zinciri, anız yönetimi ve hassas tarım uygulamalarıyla kaynak kullanımını optimize ediyor. Çiftçilerle birlikte geliştirilen model, tarımsal verimliliği artırırken toprağın korunmasını ve ham madde tedarikinin sürdürülebilirliğini destekliyor.

Şirketin paylaştığı verilere göre ayçiçeğinde dekar başına verim, sürdürülebilir tarım programının uygulandığı dönemde 103 kilogramdan 202 kilograma yükseldi. Mısırda sürdürülebilir tarım uygulamalarının kullanıldığı üretim alanı ise son bir yılda yüzde 43 büyüdü.

Döngüsel üretim modeli farklı sektörlere değer sağlıyor

Sunar Yatırım, tarımsal üretimden elde edilen ham maddeleri entegre üretim tesislerinde işleyerek gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor.

Üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, kaynak verimliliğinin artırılmasına katkı sağlıyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla yürütülen bu model kapsamında tarımsal ham maddelerin ve üretim yan ürünlerinin ekonomiye yeniden kazandırılması amaçlanıyor.

Şirket, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarla ile sınırlamadan tarımsal değer zincirinin tamamına yayıyor. Üretim planlamasından ham madde tedarikine, fabrikalardaki işleme süreçlerinden yan ürünlerin değerlendirilmesine kadar bütünleşik bir sistem uygulanıyor.

Toprak analizi ve anız yönetimi verimliliği destekliyor

Sunar Yatırım’ın sürdürülebilir tarım programında toprak analizi merkezi bir rol üstleniyor. Analiz sonuçlarına göre hazırlanan üretim planları sayesinde gübre ve diğer tarımsal girdilerin daha doğru miktarda kullanılması hedefleniyor.

Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 azalma sağlanıyor. Toprağa geri kazandırılan bitkisel atıklar, organik madde miktarını desteklerken doğal gübre etkisi oluşturuyor.

Sözleşmeli üretim modeli kapsamında çiftçilere alım garantisi sunulması, üretim güvenliğinin artırılmasına katkı sağlıyor. Ayçiçeği ve mısırda sürdürülebilir tarım programıyla elde edilen üretim hacmi, şirketin uzun vadeli ve izlenebilir ham madde tedarikini güçlendiriyor.

Ar-Ge çalışmaları iklim dirençli üretime odaklanıyor

İklim değişikliği, su stresi ve küresel gıda talebindeki artış, tarım sektöründe daha verimli üretim modellerine duyulan ihtiyacı büyütüyor. Sunar Yatırım, bu dönüşüm kapsamında Ar-Ge ve veri temelli tarımsal planlama çalışmalarına ağırlık veriyor.

Hassas tarım teknolojilerinin üretim süreçlerine dahil edilmesiyle su, gübre ve enerji kullanımının optimize edilmesi hedefleniyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı uygulamaları da şirketin iklim dirençli tarım modelinin temel bileşenleri arasında yer alıyor.

Teknolojiyi doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandıran şirket, çiftçilerden elde edilen saha verilerini üretim planlamasında kullanıyor. Bu yaklaşım, ürün kalitesinin ve verimliliğin artırılmasına katkı sağlarken gıda güvenliğini de destekliyor.

Mustafa Nuri Çomu sürdürülebilir tarımın önemini vurguladı

Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, sürdürülebilir tarımın şirketin kuruluşundan bu yana üretim felsefesinin merkezinde yer aldığını söyledi.

Çomu, şirketin üretimi döngüsel ekonomi anlayışıyla değer yaratan entegre bir ekosistem olarak ele aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle birlikte geliştirdiğimiz, kaynağı israftan yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyor hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz.”

Çomu, toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri uygulamalarının çiftçilerle birlikte geliştirildiğini belirtti. Üretim tesislerinde oluşan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesinin, ham maddelerin farklı sektörlere katkı sağlayan yeni kaynaklara dönüşmesine imkan sunduğunu ifade etti.

Sunar Yatırım’ın açıkladığı veriler, sürdürülebilir tarımın çevresel hedeflerin yanında üretim verimliliği, tedarik güvenliği ve finansal dayanıklılık açısından da stratejik bir alan haline geldiğini gösteriyor. Mısır üretim alanındaki yüzde 43’lük büyüme ve ayçiçeğinde sağlanan verim artışı, doğru veriye dayanan tarımsal planlamanın sonuç üretme potansiyelini ortaya çıkarıyor.

Bu modelin teknoloji ve finans boyutu önümüzdeki dönemde daha belirleyici hale gelecek. Toprak analizleri, uydu görüntüleri, meteorolojik veriler ve üretim kayıtları; çiftçilerin finansmana erişiminde kullanılabilecek güçlü bir veri tabanı oluşturabilir. Bankalar ve tarım fintekleri, üreticinin yalnızca geçmiş gelirine bakmak yerine tarladaki güncel verileri değerlendiren kredi ve sigorta modelleri geliştirebilir.

Sözleşmeli üretim ve alım garantisi de çiftçi gelirlerinin öngörülebilirliğini artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu yapı, üreticilerin krediye erişimini kolaylaştırabilir ve finans kuruluşlarının tarımsal riskleri daha sağlıklı ölçmesine katkı sunabilir.

Sunar Yatırım’ın yaklaşımında öne çıkan asıl konu, sürdürülebilirliğin üretim sürecinin ayrı bir başlığı olarak ele alınmaması. Tarla, tedarik zinciri, üretim tesisi ve yan ürün yönetimi aynı sistem içinde buluşuyor. Modelin ölçeklenmesi ve ölçülebilir sonuçlarla desteklenmesi, tarım teknolojileri ile sürdürülebilir finans arasındaki iş birliğine yeni fırsatlar sağlayabilir.

Kapat