Decacorn Angels CEO’su Duygu Eren, Türkiye’nin stratejik teknoloji alanlarındaki potansiyelini değerlendirdi.
Türkiye girişimcilik ekosistemi, 2025’in ilk çeyreğini 59 yatırım işlemiyle kapatarak toplamda 70,2 milyon Amerikan doları yatırım hacmine ulaştı. Fintek ve oyun sektörleri yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında yer almaya devam ederken, yapay zekâ temelli girişimler stratejik önem kazanarak yatırım gündeminde üst sıralara yükseldi. Decacorn Angels CEO’su Duygu Eren’e göre, Türkiye 2025’in ikinci yarısında yapay zekâ, siber güvenlik, alternatif enerji ve savunma teknolojileri gibi stratejik teknoloji dikeylerinde bölgesel bir yatırım merkezi olma yolunda ilerliyor.
Erken Aşama Yatırımlarda Düşüş, Stratejik Odaklarda Yükseliş
2025’in ilk üç ayı, Türkiye girişim ekosistemi açısından çelişkili bir tablo ortaya koydu. Toplam 49 yatırım turunda 58 milyon dolarlık işlem gerçekleşirken, işlem sayısı ve yatırım hacmi açısından önceki dönemlerin gerisinde kalındı. Seed aşamasından ileri aşama turlara geçişte yaşanan zorluklar, erken dönem girişimlerin ölçeklenmesini sınırlamaya devam ediyor. Bu tabloya rağmen Fintek sektörü, 12 yatırım ile işlem adedi açısından ilk sırada yer aldı. Yatırım hacmi bakımındansa yalnızca 3 işlemle 24,5 milyon dolarlık yatırım alan oyun sektörü liderliği elde etti.
Decacorn Angels CEO’su Duygu Eren, bu gelişmeleri şöyle değerlendirdi:
“Yapay zeka, siber güvenlik, alternatif enerji ve savunma teknolojileri gibi stratejik dikeylerde yılın ikinci yarısında ciddi bir yatırım hareketliliği bekliyoruz. Türkiye, bu alanlarda gelişmiş teknoloji altyapısı ve yetkin insan kaynağıyla bölgesel bir yatırım merkezi olma potansiyelini sürdürüyor. Verilere göre 2025’in ilk üç ayında işlem adedi açısından FinTech sektörü 12 yatırımla ilk sırada yer aldı. Ancak yatırım hacmi bazında liderlik, sadece 3 işlemle 24,5 milyon ABD doları yatırım alan oyun sektörüne geçti. Yapay zeka odaklı girişimlerde hem işlem adedi hem de hacim açısından yükseliş görülüyor. Yılın ikinci yarısı itibarıyla yatırımcı ilgisinin yalnızca geleneksel alanlarda değil, aynı zamanda stratejik öneme sahip teknolojilere kayması bekleniyor. Bu yönelim, Türkiye’nin global girişimcilik sahnesinde daha rekabetçi ve yenilikçi bir konum edinmesine olanak tanıyabilir.”
Yeni Dönemde Yatırımın Anahtarı: Programlar ve İş Birlikleri
Decacorn Angels, bu dönüşüm sürecinde yatırımcılar ve girişimciler için özel programlar geliştirmeye odaklanıyor. Kurumsal girişim sermayesi fonları ve bankalarla kurulan iş birlikleri, stratejik odaklı destek mekanizmalarını genişletmeyi hedefliyor.
Eren bu yaklaşımı şu sözlerle özetliyor:
“Decacorn Angels olarak, girişimlerin büyüme yolculuklarını stratejik desteklerle güçlendiriyoruz. Yatırımcıların ilgisini canlı tutmak ve girişimcileri doğru kaynaklarla buluşturmak adına özel programlar geliştiriyoruz. Bu sayede ekosistemin sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sağlıyoruz. Öte yandan Türkiye’nin genç ve teknolojiye açık nüfusu, inovasyon potansiyeliyle birleştiğinde, yapay zeka, sağlık teknolojileri ve çevre odaklı girişimler gibi yükselen alanlarda ciddi bir büyüme potansiyelini beraberinde getiriyor. Ancak finansmana erişimdeki güçlükler, düzenleyici karmaşıklık ve nitelikli insan kaynağı eksikliği hâlâ girişimcilerin karşısındaki başlıca engeller. Ancak güçlü yönlerimizi pekiştirip bu zorlukların üstesinden geldikçe, Türkiye girişimcilik ekosistemi küresel ölçekte daha rekabetçi bir yapıya kavuşacaktır. Yılın geri kalanında Türkiye’de FinTech ve oyun sektörlerinin yatırım çekmeye devam etmesi beklenirken, yapay zeka ve diğer stratejik dikeylerdeki ivme, ülkenin girişimcilik haritasını yeniden şekillendirecek gibi görünüyor.”
2025’in ilk çeyreği, Türkiye’de erken aşama yatırımların sınırlı kaldığı ancak stratejik teknoloji dikeylerine yönelik yatırım iştahının yükseldiği bir dönem oldu. Yapay zekâ, savunma teknolojileri ve alternatif enerji girişimlerine yönelik ilginin artması, ekosistemin daha sürdürülebilir ve küresel odaklı bir yapıya doğru evrildiğini gösteriyor. Türkiye, teknolojik yetkinliklerini doğru stratejik sektörlerle buluşturduğu sürece, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte yatırımcılar için cazip bir merkez haline gelebilir.

