CRIF ve Dun & Bradstreet iş birliğiyle hazırlanan, Türkiye’nin de dahil olduğu 39 ülkeyi kapsayan ‘Global Payment Study 2026’ raporu yayımlandı. Dünya genelinde şirketlerin zamanında ödeme performans ortalamasının, 2025 yılında bir önceki yıla göre 1,5 puanlık artışla yüzde 54 seviyesine yükseldiği açıklandı. Jeopolitik risklere ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizliklere rağmen, küresel ölçekte şirketlerin ödeme disiplininde sınırlı da olsa bir toparlanma gözlemleniyor.
Danimarka Zirvede, Bulgaristan Risk Altında
Analiz edilen ülkeler arasında ödeme disiplini bakımından en yüksek performansı yüzde 94,9’luk oranla Danimarka gösterirken, en düşük performans yüzde 19,2 ile Bulgaristan’da kaydedildi. Türkiye’deki şirketlerin zamanında ödeme oranı ise yüzde 46,4 seviyesine ulaşarak iyileşme eğilimini destekledi. Rapor sonuçlarına göre, önceki yıllarda olduğu gibi en yüksek ödeme performansına mikro ve küçük ölçekli şirketlerin sahip olduğu bir kez daha teyit edildi.
Kuzey Amerika ve Okyanusya’da Ayrışan Performanslar
Bölgesel bazda incelendiğinde, Amerika Birleşik Devletleri yüzde 60,3 zamanında ödeme oranıyla dünya ortalamasının üzerinde performans sergileyen tek Kuzey Amerika ülkesi oldu. Kanada yüzde 42,3 ve Meksika yüzde 32,1’lik oranlarla ortalamanın altında kalırken, özellikle Meksika’da son üç yıllık dönemde ödemeler konusunda yapısal bir bozulma dikkat çekiyor. Okyanusya bölgesinde ise Yeni Zelanda yüzde 83,1 ve Avustralya yüzde 68,9 oranlarıyla küresel ortalamanın oldukça üzerinde bir disiplin sergiliyor.
Ticari Alacak Yönetiminde Veri Odaklı Karar Alma Zorunluluğu
Küresel tedarik zincirindeki kırılganlıkların ve finansal maliyetlerin arttığı günümüz konjonktüründe, şirketlerin ticari alacaklarını yönetirken kullandığı “Kredi Yaşam Döngüsü” stratejileri hayati bir öneme sahip. Özellikle mikro ve küçük ölçekli işletmelerin (MSME) ödeme performansındaki görece üstünlüğü, bu ölçekteki yapıların nakit akışı disiplinine daha hassas yaklaşmak zorunda olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin yüzde 46,4’lük zamanında ödeme performansı, finansal ekosistemin direnç kazandığını ancak ticari risk yönetimi tarafında veri odaklı karar alma mekanizmalarına (kredi raporlama ve izleme) olan ihtiyacın sürdüğünü ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde, işletmeler arası (B2B) ödemelerin dijitalleşmesi ve alacak sigortası gibi risk transferi mekanizmalarının kullanımı, şirketlerin ödeme disiplinini makroekonomik baskılara karşı koruyan en önemli kalkan haline gelecektir.


