Türkiye’de 170 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Siemens, teknolojideki uzmanlığını finansman alanındaki kapsamlı yapılanmasıyla daha da güçlendiriyor. 1997 yılından itibaren finansal kiralama hizmeti sunan Siemens Finansal Hizmetler’in deneyimi üzerine inşa edilen Siemens Finansman A.Ş., Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansıyla resmen faaliyetlerine başladı. Şirket, 500 milyon TL’lik güçlü sermaye yapısıyla müşterilerine çok daha geniş kapsamlı ve esnek finansman çözümleri sunacak.
Yazılım ve Dijital Çözümlerde Şimdi Al Sonra Öde Dönemi Başlıyor
Siemens’in hayata geçirdiği finansman yapısı, Türkiye’nin üretim gücüne, sanayi dönüşümüne ve dijitalleşme potansiyeline duyulan stratejik güveni ortaya koyuyor. Siemens Finansman A.Ş., yazılım, dijital çözümler, servisler ve entegre projeleri kapsayan çok yönlü ve bütünsel bir yapıda kurgulandı. Sağlanan altyapıyla teknoloji yatırımları çok daha esnek ve planlı finansman modelleriyle hayata geçirilme imkânına kavuşuyor.
İlgili hizmet kapsamında özellikle sanayide ve üretimin hemen her aşamasında dijitalleşme, verimlilik artışı ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarının devamlılığını sağlamak amacıyla finansman tarafında çok daha güçlü bir mimari oluşturuluyor. Yeni yapıdan hizmet alan müşteriler, tedarik ettikleri ürün ve hizmetlerin ödemelerini vadeli olarak gerçekleştirebilecek. Geliştirilen sistem, müşterilerin yatırımlarını devreye aldıktan sonra ödeme planlarını başlatabilmelerini ve nakit akışlarını etkin yönetebilmelerini sağlıyor. Leasing ile desteklenen makine ve ekipman yatırımlarına ek olarak kurulan model, leasing kapsamı dışında kalan dijital çözümleri, yazılım ve bütünleşmiş projeleri kapsıyor. Uygulamaya alınan modelle birlikte “Şimdi Al, Sonra Öde” (B2B BNPL) yaklaşımı, kurumun küresel vizyonunun Türkiye’deki yansıması olarak şekilleniyor.
Amacımız İş Ortaklarımızın Dönüşüm Süreçlerini Hızlandırmalarına Katkı Sağlamak
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Türkiye’nin üretim ekosisteminde sanayiden ileri teknoloji yatırımlarına kadar tüm paydaşlar için en temel gerekliliğin sürdürülebilir ve erişilebilir finansman olduğunu vurguladı. Ülkenin üretim kapasitesine, mühendislik gücüne ve dönüşüm potansiyeline duydukları inanç doğrultusunda müşterilerin yatırım kararlarını destekleyecek sağlam bir finansman altyapısını devreye aldıklarını belirten Gelis, kurulan mimarinin salt finansal bir yapı olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin sanayi ve dijital dönüşüm yolculuğuna duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu aktardı. Deneyimli yönetici, yatırım yapmak isteyen iş ortaklarının yanında durarak dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarına katkı sağlamayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.
Güçlü Sermaye Yapımızla Sürdürülebilir Bir Finansman Kapasitesi Oluşturuyoruz

Siemens Finansman A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Girginer ise yeni yapının işleyişine ilişkin kritik detaylar paylaştı. 500 milyon TL’lik güçlü sermaye yapısıyla sürdürülebilir bir finansman kapasitesi oluşturduklarını ifade eden Girginer, ürün, yazılım, servis ve bütünleşmiş projeleri kapsayan uçtan uca çözümler sunarak müşterilerin yatırım süreçlerini desteklemeyi hedeflediklerini dile getirdi. Mevcut leasing faaliyetlerinin Siemens Finansal Kiralama A.Ş. çatısı altında devam edeceğini hatırlatan Girginer, yeni kurumun esnek modellerle teknoloji çözümlerini tamamlayıcı bir rol üstleneceğini kaydetti. Bahsi geçen iki yapı birlikte hareket ederek müşterilerin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler sunan bütünleşmiş bir finansman yaklaşımı yaratıyor. Atılan stratejik adımlarla kurum, salt ürün ve hizmet sağlayıcısı konumunu aşarak dönüşümün finansal ortağı olma vizyonunu güçlendiriyor.
Siemens’in BDDK lisansıyla hayata geçirdiği devasa finansman şirketi, B2B ödemeler pazarında ezberleri bozan stratejik bir hamledir. Geleneksel bankacılık ekosisteminin sanayi projelerini kredilendirme süreçlerindeki standart yapısı, yerini teknolojiyi üretenin aynı zamanda finanse ettiği “Gömülü Finans” mimarisine bırakıyor. Özellikle yazılım ve dijital dönüşüm projelerinin kurumsal sektöre “Şimdi Al, Sonra Öde” modeliyle sunulması, işletmelerin yatırım harcamalarını (CAPEX) operasyonel giderlere (OPEX) dönüştürerek nakit akışında muazzam bir esneklik yaratıyor. Donanım leasinginin ötesine geçerek bulut altyapılarını, yapay zeka servislerini ve endüstriyel yazılımları kendi ekosistemi içinde fonlayan teknoloji devlerinin, önümüzdeki dönemde B2B tedarik zinciri finansmanını tamamen domine edeceğini öngörüyoruz. Endüstriyel nesnelerin interneti ile anlık veri akışının sağlandığı sistemlerde, risk skorlaması canlı yapılarak kredi tahsis süreçleri saniyelere inecektir.


