Erken aşama teknoloji girişimlerine yatırım yapan ScaleX Ventures, marka kimliğini yeniledi. “Built for what’s next” mesajını merkeze alan yeni kimlik, ScaleX’in yatırım yaklaşımını, büyüyen portföyünü, global bağlantılarını ve girişimcilere sunduğu destek modelini tek bir çerçevede bir araya getiriyor.
Yılda yaklaşık 2 bin 500 girişimle temas eden ScaleX Ventures, girişimcilere erken erişimden yetenek ve müşteri desteğine, sonraki yatırım turundan kurucu ve operatör ağına kadar uzanan modelini yeni marka kimliğine taşıdı.
ScaleX, bugüne kadar 30’dan fazla teknoloji şirketine yatırım yaptı. Kurum, teknik derinliği bulunan ve global ölçekte yeni kategoriler yaratma potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerine henüz geniş kabul görmeden yatırım yapma yaklaşımını sürdürüyor.
Yeni Kimliğin Merkezinde Built for What’s Next Var
ScaleX’in açıklamasına göre yatırım yaklaşımının temelinde bir değişiklik bulunmuyor. Yenilenen marka kimliği, portföyün, global ağın ve kurucular arasındaki bağlantıların zaman içinde büyümesiyle oluşan yapıyı daha açık biçimde anlatmayı amaçlıyor.
“Built for what’s next” mesajı, ScaleX’in bugünün görünür teknoloji trendlerini takip etmek yerine önümüzdeki yıllarda yeni ürünler, iş modelleri ve teknoloji kategorileri oluşturabilecek girişimlere erken aşamada odaklanmasını ifade ediyor.
Kurumun “before consensus” yaklaşımı ise bu şirketlerin henüz küçük ekipler ve erken fikir aşamalarındayken ortaya çıkabileceği düşüncesine dayanıyor.
Portföyde Yeni Gelişmeler Yaşandı
ScaleX portföyünde son dönemde çeşitli gelişmeler yaşandı.
KuzuDB, Apple tarafından satın alınırken Hilbert 28 milyon dolarlık Series A yatırım turunu tamamladı. Opnova ise Black Hat USA 2026’da 120 girişimi geride bırakarak hem USA Startup Spotlight’ı hem de ilk kez düzenlenen Global Startup Spotlight’ı kazandı.
ScaleX, bu gelişmeleri portföy yapısının ve yatırım yaklaşımının geldiği noktayı gösteren örnekler arasında sıralıyor.
X Üç Başlık Üzerinden Tanımlanıyor
Yeni marka kimliğinin merkezinde yer alan “X”, ScaleX’in çarpan yaklaşımını temsil ediyor.
Bu yaklaşım Source, Support ve Share olmak üzere üç yapı üzerinden şekilleniyor.
ScaleX, yılda yaklaşık 2 bin 500 girişimle temas ederek teknik kurucularla ve henüz geniş kabul görmemiş teknoloji alanlarıyla erken aşamada ilişki kuruyor. Girişimcilere sunulan destek ise global danışman ağıyla güçlendiriliyor.
Bu ağda Salesforce’un ilk yatırımcısı ve kurucu yönetim kurulu üyesi Magdalena Yeşil, Tribe Capital Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Arjun Sethi, Notion Capital General Partner’ı Itxaso del Palacio ile Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve eski TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes gibi isimler bulunuyor.
Carry’nin Bir Bölümü Kurucularla Paylaşılıyor
ScaleX’in modelindeki dikkat çekici unsurlardan biri de elde edilen carry’nin bir bölümünün yatırım yapılan kurucularla paylaşılması.
Kurum, bu yapıyla girişimcilerin yalnız kendi şirketlerinin başarısında değil, daha geniş portföyün başarısında da pay sahibi olmasını amaçlıyor.
ScaleX Ventures Kurucu ve Yönetici Ortağı Dilek Dayınlarlı, yeni kimliğin girişimciyi merkeze alan yaklaşımı daha açık biçimde yansıttığını belirtti.
Dayınlarlı, şunları söyledi: “Geleceğin teknoloji kategorilerini girişimciler yaratıyor. Kurucuları olağanüstü kılmaya çalışmıyoruz; onlar zaten öyle. Bizim işimiz, onlarda var olan potansiyeli doğru zamanda doğru kaynaklarla bir araya getirmeye çalışmak.”
Dayınlarlı, sermayeyi yatırım yolculuğunun başlangıç noktası olarak gördüklerini, asıl değerin ise doğru yeteneğe, müşteriye, yatırım turuna veya daha önce benzer yolu yürümüş bir kurucuya erişimin doğru zamanda sağlanmasıyla ortaya çıktığını ifade etti.
ScaleX Ventures’ın marka yenilemesinde öne çıkan nokta, görsel kimlik değişikliğinin yatırım modelindeki mevcut yapıyla birlikte anlatılması. Yılda yaklaşık 2 bin 500 girişimle temas edilmesi, 30’dan fazla teknoloji şirketinden oluşan portföy, global danışman ağı ve carry paylaşımı gibi unsurlar yeni kimliğin temelini oluşturuyor. Source, Support ve Share başlıkları da ScaleX’in erken aşamada girişim bulma, yatırım sonrasında kurucuları destekleme ve portföy başarısını paylaşma yaklaşımını daha görünür hale getiriyor.


