ScaleX Ventures, “Before the Bridge” buluşmasında Türkiye’den ve dünyadan girişimcileri, yatırımcıları ve iş dünyası liderlerini İstanbul Modern’de bir araya getirdi. Istanbul Slush’D haftasının açılışında 12 Ekim’de düzenlenen etkinlikte yapay zekanın bilimsel keşiflerdeki rolünden küresel sermayenin yönüne, yatırım kararlarından Türkiye’den dünya çapında teknoloji şirketi çıkarma deneyimine kadar farklı başlıklar ele alındı.
Etkinliğin konuşmacıları arasında Periodic Labs Kurucu Ortağı ve Eş CEO’su Ekin Doğuş Çubuk, Insider Kurucu Ortağı ve CEO’su Hande Çilingir ile uluslararası yatırım dünyasından isimler yer aldı. ScaleX Ventures’ın portföyündeki girişimlerin kurucu ve yöneticileri de yatırımcılarla ve iş dünyası temsilcileriyle buluştu.
Yapay Zeka Bilimsel Keşifleri Dönüştürüyor
Etkinlik, ScaleX Ventures Kurucusu ve Yönetici Ortağı Dilek Dayınlarlı’nın teknolojinin geçmişi, bugünü ve geleceğine odaklanan açılış konuşmasıyla başladı.
ScaleX Ventures’ın yatırım yaptığı şirketlerden Periodic Labs Kurucu Ortağı ve Eş CEO’su Ekin Doğuş Çubuk, Dayınlarlı ile gerçekleştirdiği sohbette yapay zekanın bilimsel keşif süreçlerinde üstlenebileceği rolü değerlendirdi.
Çubuk, mevcut modellerin bilimsel keşif veya daha önce yapılmamış çalışmalar konusunda hâlâ önemli sınırları bulunduğuna dikkat çekti:
“Bugün bu modeller birçok konuda insanlar kadar iyi değil. Özellikle bilimsel keşifte ya da daha önce hiç yapılmamış şeyleri yapmakta başarılı değiller. Bilimsel keşif, tanım gereği daha önce eğitilmediğiniz şeylerdir.”
Periodic Labs’in odağını da kimya ve malzeme bilimi üzerinden anlatan Çubuk, laboratuvarın temel hedefinin istenen malzemelerin daha bilinçli biçimde üretilebilmesini sağlayacak yöntemler geliştirmek olduğunu belirtti.
Yatırımcılar Sermayenin Yeni Yönünü Tartıştı
“Where Does the Next Dollar Go?” başlıklı oturumda Aspire11 Kurucusu Pavel Mucha, IFC Orta Doğu ve Pakistan VC Yatırımları ve Fonları Bölgesel Lideri Anissa Kanoun ile Cusp Capital Genel Ortağı Jan Sessenhausen bir araya geldi. Oturumun moderatörlüğünü ScaleX Ventures’tan Şafak Tüfekçi üstlendi.
Görüşmede küresel sermayenin yönü, uzun vadeli yatırım kararları ve yatırımcıların yeni teknoloji şirketlerini değerlendirirken hangi göstergelere odaklandığı tartışıldı.
Aspire11 Kurucusu Pavel Mucha, büyüme aşamasındaki girişim sermayesi yatırımlarında fonun yatırım yaptığı dönemin önemine işaret ederek hangi dönemin en güçlü sonucu vereceğinin önceden bilinmesinin zor olduğunu ve yatırımcıların farklı dönemlerde piyasada bulunmasının önem taşıdığını söyledi.
IFC Orta Doğu ve Pakistan VC Yatırımları ve Fonları Bölgesel Lideri Anissa Kanoun ise yapay zekanın şirket kurma maliyetini aşağı çekmesinin yatırım kriterlerini değiştirdiğine dikkat çekti:
“Yapay zeka, yaratmayı ucuzlattı. Artık soru, şirketinizin yapay zeka kullanıp kullanmadığı değil; müşterilerinize, iş akışınıza ve verinize sahip olup olmadığınız.”
Sermaye Miktarı Başarıyı Tek Başına Belirlemiyor
Cusp Capital Genel Ortağı Jan Sessenhausen de girişimlerin topladığı yatırım miktarı ile uzun vadeli başarı arasında doğrudan bir ilişki kurulamayacağına dikkat çekti.
Sessenhausen, “Yıllar içinde öğrendiğim bir şey var: Para toplamakla girişimcilik başarısı arasında doğrudan bir bağ yok. Çok para toplayıp batan şirketler de gördük, az para toplayıp çok başarılı olanlar da” ifadelerini kullandı.
Oturumda ortaya çıkan yaklaşım, sermaye miktarının yanında şirketlerin müşteri ilişkileri, verileri, iş akışları ve uzun vadeli rekabet avantajlarının yatırım kararlarında daha fazla ağırlık kazandığını gösterdi.
Hande Çilingir Küresel Büyüme Deneyimini Paylaştı
Etkinliğin kapanışındaki “300 Fresh Starts” sohbetinde Insider Kurucu Ortağı ve CEO’su Hande Çilingir, küresel bir teknoloji şirketi kurma ve farklı pazarlarda büyüme deneyimini paylaştı.
Endeavor Türkiye Genel Müdürü Aslı Kurul Türkmen moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda farklı ülkelere açılmak, yeni pazarlarda yeniden başlangıç yapmak ve liderliğin bu süreçteki rolü ele alındı.
Çilingir, Insider’ın hedefini şu sözlerle anlattı:
“Misyonumuz, Türkiye’den efsanevi bir şey inşa etmek ve çığır açan ürün şirketlerinin Silikon Vadisi’nin dışından da çıkabileceğini tüm dünyaya göstermek.”
Yapay zeka çağında şirket kurmanın daha hızlı ve daha düşük maliyetli hale geldiğine dikkat çeken Çilingir, uzun vadede farklılaşmayı sağlayacak unsurları ise “zevk, muhakeme ve misyon” olarak tanımladı.
ScaleX Portföyü İstanbul’da Buluştu
Before the Bridge’e ScaleX Ventures’ın yatırım yaptığı Meditopia, IronBee, Finch, Icosa Computing, Herm, Buluttan, Folio AI ve Figopara şirketlerinin kurucu ve yöneticileri de katıldı.
Farklı teknoloji alanlarında çalışan portföy şirketleri, uluslararası yatırımcılar ve iş dünyası temsilcileriyle deneyimlerini paylaşırken potansiyel iş birliklerini değerlendirme fırsatı buldu.
Etkinlik, ScaleX Ventures’ın desteklediği girişimcileri sermaye ve iş dünyasıyla aynı ortamda buluşturarak şirketlerin uluslararası bağlantılarını güçlendirmeyi amaçlayan bir buluşma olarak konumlandı.
Girişimcilikte Yeni Ayrım Sermayenin Ötesinde
Before the Bridge’deki konuşmaların ortak noktası, teknoloji girişimciliğinde rekabet avantajının giderek yalnız sermaye toplamak veya yapay zeka kullanmak üzerinden tanımlanmasının zorlaşması.
Anissa Kanoun’un müşteri, veri ve iş akışı vurgusu ile Hande Çilingir’in zevk, muhakeme ve misyon yaklaşımı aynı değişimin iki farklı tarafını gösteriyor. Yapay zeka ürün geliştirmenin maliyetini ve süresini azaltırken şirketlerin uzun vadeli fark yaratacağı alanlar daha çok sahip oldukları veri, dağıtım kanalları, müşteri ilişkileri ve karar kalitesi etrafında şekilleniyor.
Ekin Doğuş Çubuk’un bilimsel keşif vurgusu da yapay zekanın bir sonraki aşamasına işaret ediyor. Teknolojinin mevcut süreçleri hızlandırmasının ötesinde yeni bilgi üretebilme kapasitesi, özellikle bilim ve malzeme teknolojileri tarafında önümüzdeki dönemin önemli araştırma alanlarından biri olacak.
ScaleX Ventures’ın İstanbul’da kurduğu buluşma ise Türkiye’den çıkan şirketlerle uluslararası sermaye arasındaki temasın yalnız yatırım turu dönemlerinde kurulması yerine daha sürekli bir ilişkiye dönüşmesi açısından anlam taşıyor.


