Visit Sponsor

Yazı: 11:33 Insurtech

Reasüransta Kapasite Alıcıya Fırsat Sunuyor

Howden Türkiye’ye göre artan reasürans kapasitesi ve rekabet, 2026’da şirketlere daha avantajlı fiyat ve geniş teminat fırsatları sunuyor.

Küresel reasürans piyasalarında artan kapasite ve rekabet, 2026’nın ilk yarısında sigorta alıcıları açısından daha avantajlı koşullar oluşturdu. Büyük ölçekli katastrofik bir hasarın henüz yaşanmaması ve yatırımcıların sektöre kapasite sağlamayı sürdürmesi birçok branşta fiyatlar üzerindeki baskıyı artırırken, jeopolitik gelişmeler politik şiddet ve harp sigortalarında farklı bir görünüm yaratıyor.

Howden Türkiye’nin 2026’nın ilk yarısına ilişkin değerlendirmesine göre reasürans piyasalarındaki kapasite fazlası devam ediyor.

Yıl genelinde piyasadaki dengeleri değiştirecek büyüklükte katastrofik bir hasarın gerçekleşmemesi mevcut yapının korunmasına katkı sağladı.

ABD’de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil bir seyir izlemesi de sigorta şirketlerinin kapasite iştahını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Yatırımcıların sigorta sektörüne kapasite sağlamayı sürdürmesiyle birçok branşta rekabet güçlenirken, daha avantajlı fiyat seviyeleri şirketlerin mevcut sigorta programlarını yeniden değerlendirebileceği bir ortam oluşturuyor.

Katastrofik Hasarlar Piyasanın Yönünü Belirleyecek

Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO’su Atınç Yılmaz, mevcut piyasa koşullarının sigorta alıcıları açısından önemli fırsatlar barındırdığını belirtti.

Yılmaz, 2026 yılında reasürans piyasalarındaki kapasite fazlasının sürdüğünü, yıl içinde şimdiye kadar piyasa dengelerini değiştirecek büyüklükte katastrofik bir hasar yaşanmadığını söyledi.

ABD’de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil seyretmesinin sigortacıların kapasite iştahını desteklediğini belirten Yılmaz, yatırımcıların sektöre kapasite sağlamayı sürdürmesinin de rekabeti güçlü tuttuğunu ifade etti.

Büyük ölçekli katastrofik olayların yaşanmadığı bir senaryoda 2026’nın, fiyatların optimize olduğu ve mevcut sigorta programlarının daha avantajlı koşullarla yapılandırılabildiği önemli bir fırsat dönemi olabileceğini vurguladı.

Artan rekabetin sigortalıların mevcut bütçeleri içerisinde daha geniş teminat seçeneklerini değerlendirmelerine imkan sağladığını belirten Yılmaz, daha yüksek teminat limitleri, ek teminatlar ve farklı ihtiyaçlara yönelik alternatiflerin erişilebilir hale geldiğini söyledi.

Bu ortamda şirketler poliçelerini fiyatın yanında kapsam, limit, muafiyet ve istisnalar açısından da yeniden ele alabiliyor.

Jeopolitik Risklerde Ayrışma Yaşanıyor

Kapasite fazlası birçok branşta sürerken jeopolitik gelişmeler sigorta piyasasının belirli alanlarında farklı bir seyir oluşturuyor.

Orta Doğu’da devam eden savaşın etkileri özellikle politik şiddet sigortasında piyasa baskısını artırıyor.

Nakliyat branşındaki harp sigortaları da mevcut savaş koşullarından doğrudan etkilenen alanlar arasında bulunuyor.

Atınç Yılmaz, küresel piyasada genel olarak güçlü bir kapasite ortamı bulunduğunu ancak jeopolitik gelişmelerden doğrudan etkilenen branşlarda görünümün farklılaştığını belirtti.

Orta Doğu’daki savaş nedeniyle politik şiddet sigortasında piyasa baskısının daha belirgin hale geldiğini ifade eden Yılmaz, harp sigortasının da savaş koşullarından doğrudan etkilendiğini söyledi.

Diğer sigorta branşlarının büyük bölümünde ise kapasite fazlası devam ediyor.

Yılmaz, bu görünümün şirketlerin sigorta programlarını değerlendirirken branş ve risk bazlı hareket etmesinin önemini artırdığını vurguladı.

Küresel kapasitenin sunduğu avantajlardan yararlanabilmek için faaliyet gösterilen sektörün risklerinin doğru analiz edilmesi ve uygun kapasitenin doğru teminat yapısıyla buluşturulması öne çıkıyor.

Türkiye Pazarında Rekabet Güçlü

Türkiye sigorta pazarında da yoğun rekabet sürüyor.

Sektör, 2026’nın ilk altı ayında toplam prim üretiminde yüzde 29 büyüdü.

Hayat dışı branşta nominal büyüme yüzde 26,2 seviyesinde gerçekleşirken, reel olarak yaklaşık yüzde 5 daralma yaşandı.

Atınç Yılmaz, Türkiye sigorta pazarının oldukça rekabetçi bir yapıya sahip olduğunu belirterek 2026’nın ilk altı ayında sektörün reel olarak yaklaşık yüzde 5 küçüldüğünü söyledi.

Bu görünümün temel belirleyicisinin yoğun rekabet olduğunu ifade eden Yılmaz, kapasitenin güçlü olduğu bir ortamda şirketlerin fiyatlama konusunda daha rekabetçi hareket etmesinin sigorta alıcılarına mevcut programlarını yeniden değerlendirebilecekleri önemli bir alan açtığını belirtti.

Poliçelerde Kapsam Yeniden Değerlendirilebilir

Howden’a göre mevcut piyasa koşulları şirketlerin sigorta programlarını yeniden gözden geçirmeleri açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.

Geçmiş dönemlerde hazırlanan poliçelerin kapsamı, limitleri ve ek teminatları, değişen faaliyet alanları ve yeni riskler doğrultusunda yeniden değerlendirilebiliyor.

Artan kapasite alternatif çözümlere erişimi de kolaylaştırıyor.

Atınç Yılmaz, rekabetçi piyasa ortamında önceliğin yalnızca en düşük primi aramak yerine ortaya çıkan fiyat avantajını şirketin ihtiyaçlarına uygun bir teminat yapısına dönüştürmek olması gerektiğini vurguladı.

Teminat kapsamı, limitler, muafiyetler, istisnalar ve sigorta şirketinin hasar ödeme performansının birlikte değerlendirilmesiyle mevcut bütçe içerisinde daha güçlü bir güvence yapısı oluşturulabileceğini belirtti.

Yılmaz, bu nedenle içinde bulunulan dönemi şirketlerin sigorta programlarını yeniden ele almaları açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

 

2026’nın ilk yarısındaki tablo, sigorta alıcılarının pazarlık gücünün arttığı bir döneme işaret ediyor. Reasürans kapasitesinin yüksek, rekabetin güçlü olması şirketlere yalnızca prim maliyetini aşağı çekme fırsatı sunmuyor; aynı bütçeyle daha yüksek limit, ek teminat veya daha uygun muafiyet yapılarını değerlendirmek için de alan açıyor. Türkiye’de hayat dışı branşın nominal olarak yüzde 26,2 büyürken reel olarak yaklaşık yüzde 5 daralması ise fiyatlama rekabetinin pazardaki etkisini gösteren önemli bir veri. Bununla birlikte politik şiddet ve harp sigortalarındaki jeopolitik baskı, avantajlı piyasa koşullarının tüm risk gruplarına aynı biçimde yansımadığını gösteriyor. Şirketler açısından bu dönemin en önemli fırsatı, düşen fiyatları kısa vadeli maliyet avantajı olarak görmek yerine sigorta programının kapsamını ve dayanıklılığını güçlendirmek olabilir.

Kapat