Yazı: 12:12 Insurtech

Sigortada Temkinli Toparlanma Dönemi Başladı

Howden Türkiye CEO’su Atınç Yılmaz, Moody’s’in “Global Katastrofik Riskler” panelinde Türkiye sigorta pazarının temkinli toparlanma sürecine girdiğini söyledi. 2026’ya kadar sürdürülebilir bir dönemin başlayacağı öngörülüyor.

Howden Türkiye CEO’su Atınç Yılmaz: “Artık kontrollü bir yumuşama dönemindeyiz.”

Howden Türkiye Bölge CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Ratings tarafından düzenlenen “Global Katastrofik Riskler” başlıklı webinarda Türkiye’yi temsilen konuştu. Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik yapısı, deprem riski, reasürans piyasalarındaki gelişmeler ve sigorta sektörünün geleceğine ilişkin öngörülerini paylaştı.

Yılmaz, sigorta sektörünün 2024 itibarıyla küresel ve yerel ölçekte temkinli bir toparlanma sürecine girdiğini, fiyatlarda ise kontrollü bir yumuşama dönemine geçildiğini vurguladı. “2026 yılına kadar büyük bir felaket yaşanmadığı takdirde, sigorta pazarında daha sürdürülebilir bir döneme geçiş bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Sigorta Pazarında Yükselen Rolü

Webinarda Orta Doğu’daki doğal afet riskleri ve sigortacılığın bölgesel etkileri ele alındı. Türkiye’yi temsilen konuşan Atınç Yılmaz’ın yanı sıra Moody’s Ratings Başkan Yardımcıları Brandan Holmes ve Mohammed Ali Londe ile Yardımcı Direktör Maren Scheidhauer da panelde yer aldı.

Yılmaz, Türkiye’nin dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olduğunu vurgulayarak, “Körfez ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye, üretim kapasitesi ve çeşitliliğiyle bölgesinin en dinamik ekonomilerinden biri. Petrol veya doğal kaynaklara dayalı olmayan bu yapı, imalat, turizm, enerji ve tarım gibi birçok alanda kendi üretim gücünü ortaya koyuyor.” dedi.

Son 15 yılda Orta Doğu pazarlarında elde ettiği deneyimden yola çıkarak, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte bölgenin üç büyük sigorta pazarından biri olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin en hızlı büyüyen ve değişime en hızlı adapte olan pazar olduğunun altını çizdi.

İki Kat Büyüyen Bir Pazar

Yılmaz, Türkiye sigorta pazarının 2021’de 13 milyar dolar seviyesinden 2024 itibarıyla 25 milyar dolara ulaştığını ve yıl sonuna kadar 30 milyar doları geçmesinin beklendiğini paylaştı. “Son üç yılda kendini ikiye katlayan başka bir pazar bulunmuyor.” değerlendirmesini yaptı.

Depremlerin sektöre etkisini de ele alan Yılmaz, 2023 yılında yaşanan Hatay merkezli depremlerin piyasa üzerindeki yükünü hatırlatarak, “Küresel reasürans kapasitesi zaten sıkışmıştı. Türkiye gibi yüksek riskli pazarlara yaklaşım daha temkinli hale geldi. Şirketler teminat koşullarını sertleştirirken fiyatlar ciddi oranda yükseldi. 2024 bu nedenle sigorta sektörü için oldukça zorlu geçti.” dedi.

Depremler sonucu oluşan 105 milyar dolarlık ekonomik kaybın yalnızca 5 milyar dolarının sigorta kapsamında karşılanabildiğine dikkat çeken Yılmaz, “Bu oran, Türkiye’de sigorta penetrasyonunun hâlâ yeterli seviyeye ulaşmadığını gösteriyor.” ifadesini kullandı.

Reasürans Kaynaklarında Yeni Dönem

2023 sonrasında reasürans piyasasında dengelerin değiştiğini belirten Yılmaz, “Avrupalı ve Londra merkezli reasürörler risk iştahını azaltırken, Orta Doğu ve Asya merkezli reasürans şirketleri Türkiye pazarında daha aktif hale geldi. Yani kaynaklarda bir çeşitlenme yaşandı.” dedi.

2026’ya doğru daha dengeli bir dönem beklediklerini dile getiren Yılmaz, “Küresel faiz oranlarının düşmesi ve reasürörlerin finansal sonuçlarının iyileşmesiyle birlikte kapasite yeniden artıyor. Fiyatlar hâlâ yüksek ancak 2023’e kıyasla daha makul seviyelere indi. Şirketler doğru risk yönetimiyle bu dönemin avantajlarını hissedebilir.” değerlendirmesini yaptı.

“Sigorta, Ekonomik Dayanıklılığın En Güçlü Aracı”

Yılmaz konuşmasının sonunda Türkiye için sigortacılığın stratejik önemine değinerek şu mesajı verdi:
“Deprem riskiyle yaşayan bir ülke olarak sigorta, yalnızca finansal bir koruma değil, ekonomik sürdürülebilirlik için zorunlu bir araç. Sektör olarak riskleri doğru analiz edip, ülkemizin dayanıklılığını artıracak modelleri geliştirmek durumundayız.”

Atınç Yılmaz’ın değerlendirmeleri, Türkiye sigorta sektörünün dönüşüm sürecini anlamak açısından önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Özellikle 2023 sonrası küresel reasürans piyasasında yaşanan değişimler, Türk sigortacılığının yeniden yapılanmasını tetikliyor. Artık yalnızca prim artışları değil, doğru risk yönetimi, veri analitiği ve sürdürülebilir sigorta modelleri de gündemin merkezinde yer alıyor. Kontrollü yumuşama dönemi, sigortacılığın yeniden güven inşa ettiği bir sürecin başlangıcı olabilir.

Kapat