Müslüman seyahatseverlerin spor turizmi harcamaları, destinasyonların kapsayıcı hizmetleri görünür hale getirmesiyle 2030 yılında 21 milyar dolara ulaşabilir. Mastercard ve CrescentRating tarafından hazırlanan “Proof Wins” raporu, spor etkinliklerine yönelik yüksek ilginin rezervasyona dönüşmesinde güvenilir bilginin kritik rol oynadığını gösteriyor.
Rapora göre Müslüman spor etkinliği seyahat pazarının 2025 yılındaki yaklaşık 11 milyar dolarlık büyüklüğünün 2030’da 17 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Helal yiyecek seçenekleri, ibadet alanları, ulaşım bilgileri ve güvenli ödeme yöntemleri seyahat öncesinde açık biçimde sunulduğunda pazarın 21 milyar dolara kadar genişleyebileceği öngörülüyor.
Araştırma, spor turizmi alanındaki büyümenin yalnızca büyük etkinliklere duyulan ilgiyle açıklanamayacağını ortaya koyuyor. Seyahatseverler, karar vermeden önce destinasyonun ihtiyaçlarına ne ölçüde hazır olduğunu görmek istiyor.
Spor turizminde ilgi yüksek kalırken katılım sınırlı kalıyor
Küresel Müslüman seyahat pazarı büyümesini sürdürüyor. Raporda yer alan tahminlere göre 2025 yılında 186 milyon olan uluslararası Müslüman seyahatsever sayısının 2030’da 245 milyona ulaşması bekleniyor.
Bu büyümeyi genç, dijital kanalları aktif kullanan ve deneyim odaklı seyahatlere ilgi duyan nüfus destekliyor. Küresel Müslüman nüfusun yüzde 70’inin 40 yaşın altında olduğu belirtilirken medyan yaş 25 olarak hesaplanıyor.
Araştırmaya katılan Müslüman seyahatseverlerin yüzde 75’i yurt içinde veya yurt dışında spor turizmi deneyimi yaşadığını belirtiyor. Buna karşılık uluslararası seyahatlerin yalnızca yüzde 6’sında bir spor etkinliğine katılım bulunuyor.
İki oran arasındaki fark, destinasyonlar ve etkinlik organizatörleri açısından önemli bir büyüme alanına işaret ediyor. Spor karşılaşmalarına ilgi duyulsa da seyahat planını tamamlamak için güvenilir bilgi, erişilebilir hizmet ve uygun fiyat koşullarının birlikte sunulması gerekiyor.
Seyahat kararında fiyat ve güven öne çıkıyor
Müslüman seyahatseverlerin spor turizmi kararlarında uygun fiyat ve alınan hizmetin karşılığı yüzde 61 ile ilk sırada yer alıyor.
Destinasyondaki helal yiyecek ve ibadet olanaklarına erişim yüzde 48 oranında önem taşıyor. Güvenlik ve destinasyon yönetimine duyulan güven ise yüzde 45 ile üçüncü sırada bulunuyor.
Bu bilgilerin bilet arama ve seyahat planlama aşamasında görünür olması, rezervasyon ihtimalini artırıyor. Belirsiz veya eksik bilgi ise seyahatseverlerin satın alma kararını ertelemesine yol açabiliyor.
Konaklama tercihleri de benzer bir tablo sunuyor. Spor seyahatseverlerinin yüzde 82’si etkinlik alanına yakın konaklamayı önemli buluyor.
Konaklama seçiminde helal yiyecek olanaklarına yakınlık yüzde 53 ile öne çıkıyor. Etkinlik alanına yürüme mesafesi yüzde 47, ibadet alanlarına erişim yüzde 46 ve ulaşım seçenekleri yüzde 44 oranında önem taşıyor.
Spor etkinlikleri sosyal medyada keşfediliyor
Dijital kanallar spor turizmi yolculuğunun başlangıç noktalarından biri haline geliyor. Müslüman seyahatseverlerin yüzde 72’si spor etkinliklerini sosyal medya üzerinden keşfediyor.
Bu içerikler arkadaş ve aile grupları içinde paylaşılırken toplu seyahat planlarını da destekliyor. Ancak sosyal medyada oluşan ilginin satışa dönüşmesi için resmi ve doğrulanabilir bilgiye hızlı biçimde ulaşılması gerekiyor.
Bilet satın alma aşamasında en güvenilir kanal resmi etkinlik internet siteleri olarak öne çıkıyor. Resmi bilet bağlantıları, etkinlik alanına erişim bilgileri, ulaşım seçenekleri ve açık fiyatlandırma satın alma kararını kolaylaştırıyor.
Mastercard ve CrescentRating, seyahatseverlerin heyecan kadar güven duygusuna da önem verdiğini vurguluyor. Etkinlik öncesinde ihtiyaçların karşılanacağına dair somut kanıt sunulması, destinasyon tercihinde belirleyici hale geliyor.
Dijital ödemeler spor turizmi deneyimini destekliyor
Raporda ödeme tercihlerine ilişkin veriler de yer alıyor. Müslüman seyahatseverlerin yüzde 44’ü seyahat sırasında e-cüzdan kullanmayı tercih ediyor.
Kredi ve banka kartlarının tercih oranı yüzde 40 seviyesinde bulunuyor. Nakit kullanımı yüzde 33, QR kod ile ödeme yüzde 22 ve temassız ödeme yüzde 11 paya sahip.
Dijital ödeme araçlarına yönelik ilgi, seyahat deneyiminin rezervasyondan etkinlik alanındaki harcamalara kadar uzanan bölümünde kolaylık beklentisini gösteriyor.
Şeffaf fiyatlandırma, güçlü ödeme güvenliği ve sorunsuz işlem deneyimi rezervasyondan vazgeçme oranlarını azaltabiliyor. Yerel para birimi seçenekleri, açık kur bilgisi ve tanınan ödeme yöntemlerinin sunulması da güveni destekleyen unsurlar arasında bulunuyor.
Helal yiyecek seçeneklerinin etkinlik alanlarında açık biçimde etiketlenmesi ve erişilebilir olması, mekân içi harcamaların artmasına katkı sağlayabiliyor. Böylece kapsayıcı hizmetler sosyal faydanın yanında ticari büyüme alanı da yaratıyor.
Mastercard kapsayıcı deneyimlerin ekonomik potansiyeline dikkat çekiyor
Mastercard Güneydoğu Asya Müşteri Çözümleri Merkezi Kıdemli Başkan Yardımcısı Aisha Islam, spor turizminin deneyim, topluluk ve kültürel bağ üzerinden yeni bir büyüme dönemine girdiğini belirtti.
Islam, Mastercard’ın UEFA Şampiyonlar Ligi, McLaren Mastercard Formula 1 Takımı ve Australian Open gibi spor iş birliklerinin büyük etkinliklerin taraftarları, destinasyonları ve işletmeleri bir araya getirme gücünü gösterdiğini ifade etti.
Müslüman seyahatseverlerin küresel seyahat pazarının hızlı büyüyen kesimleri arasında yer aldığını belirten Islam, ödeme güvenliği, helal yiyecek ve ibadet erişimi konusunda sunulan netliğin katılım ile harcama potansiyelini güçlendirebileceğini söyledi.
Mastercard ve CrescentRating raporu, spor turizmindeki büyümenin yalnızca bilet satışları üzerinden okunamayacağını gösteriyor. Ödeme altyapısı, ulaşım, konaklama, yiyecek seçenekleri ve güvenilir bilginin aynı yolculuk içinde buluşması gerekiyor.
E-cüzdanların yüzde 44 ile en çok tercih edilen ödeme yöntemi olması, seyahat sektöründeki dijital dönüşüm açısından önemli bir veri. Destinasyonların yerel ödeme sistemleriyle uluslararası kart ve cüzdan ağlarını birlikte sunması, işlem kayıplarını azaltabilir.
21 milyar dolarlık potansiyelin açığa çıkması için kapsayıcılığın pazarlama söylemiyle sınırlı kalmaması gerekir. Etkinlik alanındaki ödeme deneyimi, helal yiyecek erişimi ve ibadet imkânları rezervasyon öncesinde doğrulanabilir biçimde paylaşılmalı. Güveni somut hizmetlerle destekleyen destinasyonlar, büyüyen spor turizmi gelirinden daha yüksek pay alabilir.


